Belçika’da artan müslüman karşıtlığı

Nüfuslarının kayda değer bir yüzdesinin Müslümanlardan oluştuğu pek çok Batı Avrupa ülkesinde, Müslüman azınlıklar yasaklarla mücadele ediyor. Bu yasakların en sık görüldüğü ülkelerden biri de Belçika. Çok sayıda müslümana ev sahipliği yapan ülkede son yıllarda yasakların ardı arkası kesilmiyor.

Belçika’da artan müslüman karşıtlığı

Avrupa ülkeleri yüksek yaşam standartları, gelişmiş eğitim ve sağlık imkanları sebebiyle dünyanın birçok noktasından göç almaktadır. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke vatandaşlarının yeni iş ve eğitim fırsatları için geldiği Avrupa’da, tahmini 26 milyon Müslüman yaşamaktadır. Müslümanlar, Avrupalı toplumların büyük bir bölümünde Hristiyan olmayan en büyük azınlığı oluşturmaktadır. Buna rağmen İslami uygulamalara karşı bir takım kanuni yasakların uygulandığı ülkeler arasında Belçika, Danimarka, Almanya, Norveç ve İsveç gibi Kuzeybatı Avrupa ülkeleri bulunmaktadır.

Tüm göçmen vatandaşlara karşı oldukça adil ve özgürlükçü yaklaştıklarını belirten birçok Batılı hükümetin Müslüman toplulukların sesine kulak vermesi ve haklarına en az diğer vatandaşlar kadar saygı duyması gerekiyor. Avrupa genelinde müslüman karşıtlığının, bir ittifaka dönüşüyor olması, özellikle burada yaşayan Müslümanlar için büyük tehlikeler arz ediyor. Aşırı sağ partilerin ve merkez siyasetin giderek sağa kaymasının Avrupa’nın geleceğiyle ilgili pek çok kritik sonucu olacağı öngörülüyor. Fakat şimdilik bu gelişmelerden en çok etkilenen kesimlerin başında Müslüman kökenli göçmenler geliyor. Zira İslamofobiyle birlikte, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde helal kesim yasağı, haşema yasağı gibi Müslümanların hayatını sınırlandıran kanunlar normalleşti.

Müslümanlara okul açma yasağı

Müslümanların hayatını zora sokmak için hayata geçirilen kanunların en sonuncusu Belçika’da yaşandı. Son dönemde müslümanlara getirdiği yasaklarla sık sık gündemde olan ülke, müslüman toplulukların okul açmasını engelleyecek yeni bir yasa tasarısı çıkarttı. Aşırı sağın güçlü olduğu ve henüz Müslümanlara ait hiçbir özel okulun bulunmadığı Flaman bölgesinde Milli Görüş’ün Belçika’daki temsilcisi olarak bilinen Belçika İslam Federasyonu Selam Koleji adıyla özel bir okul açma girişiminde bulundu ancak söz konusu girişim Eğitim Bakanlığı tarafından engellendi.

Kolejin ‘İnsan hakları, çocuk hakları ve Belçika anayasasına uygun olmamasını’ gerekçe gösteren bakanlık, kolejle ilgili olarak Federal Güvenlik Servisi’nden bir risk değerlendirmesinde bulunmasını talep etti. Söz konusu karar, Selam Koleji’nin devlet yardımı alamamasıyla birlikte, vereceği diploma ve sertifikaların hiçbir şekilde geçerli olmayacağı anlamını taşıyor. Bu kararın ardından, çocuklarını bahsi geçen okula kaydettirmiş olan 60’a yakın Müslüman aile mağdur edilerek, eğitim yılının başlayacağı hafta yeni okullar aramaya mecbur bırakılmış oldu. Aşırı sağcı görüşün hakimiyet sürdüğü Flaman bölgesinde bakanlık yetkililerinin bu tutumunun yalnızca Müslüman okulları hedef alması dikkat çekici ve açık bir çifte standarda işaret ediyor.

Bakanlığın Selam Koleji’nin açılışına izin vermeme kararına gerekçe olarak gösterdiği bir diğer konuda, Kolejin “entegrasyona engel olacağı” iddiası. Ülke genelinde bulunan diğer okullar bu tür endişeler uyandırmıyorken İslami okullara bu şekilde yaklaşılması, bunun açıkça İslamofobik bir uygulama olduğunu gösteriyor. Belçika’nın güney bölgesi Valonya’da halihazırda birçok İslami okul bulunuyor. Aynı anayasaya tabii olan bu bölgelerde Selam Koleji ile eşdeğer okulların kabul görüyor olması, kararın söylenildiği üzere güvenlik ve entegrasyon endişelerine değil, siyasi nedenlere dayandığını gösteriyor.

Helal kesim yasağı

Yasaklarla gümdemde olan ülke, çok kısa bir süre önce helal kesim yasağıylada adından söz ettirdi. Belçika'da İslami usullere uygun biçimde hayvan kesiminin yasaklanmasına yönelik tartışmalar geride bıraktığımız yıl içinde artış göstermişti. Ülkede ilk olarak Fransızca konuşanların ağırlıklı yaşadığı Valonya Parlamentosunun Çevre Komisyonu helal kesimin yasaklanmasını öngören tasarıyı kabul etmişti. İslam inancında helal, Yahudi inancında ise koşer olarak bilinen hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan  kesilmesine getirilen yasaklar ülkedeki Müslüman ve Yahudi toplumun yoğun tepkisine yol açmış ancak geri adım atılmamıştı.

Başörtüsü yasağı

Özgürlük konusunda geniş bir perspektife sahip olan Avrupa ülkelerinde en sık yaşanan problemlerden biride Müslüman kadınların başörtüsü takma durumu. Belçika başörtüsüne savaş açan en son ülke olarak, bu konuda da uzun süre gündemde kalmayı başarmıştı. Belçika'nın Hollandaca konuşulan Flaman bölgesinde olası hükümette yer alacak partiler, okullarda öğretmen ve öğrenciler için dini sembolleri içeren giysilerin yasaklanması konusunda anlaştı. Belçika'da Mayıs ayında yapılan genel seçimlerin ardından hükümet rakip partilerle uzlaştı ve okullarda başörtüsü, kipa ve türban gibi dini simgelerin kullanımı resmen yasaklanmış oldu. Avrupa genelinde aşırıcılıkla mücadelenin, aşırıcılıkla ittifaka dönüşüyor olması, özellikle burada yaşayan Müslümanlar için büyük tehlikeler arz ediyor.