İsrail-BAE anlaşması Filistin’in geleceğini nasıl etkileyecek?

Beyrut limanında yaşanan patlamanın ardından Ortadoğu’da ikinci bir bomba patladı. BAE ve İsrail arasında anlaşmaya varılması uluslararası kamuoyunda bomba etkisi yarattı. Kısa sürede iki ülke arasında imzalanan anlaşmaya yönelik olumlu-olumsuz eleştiriler sıralanırken, Filistin’in durumu sorgulanmaya başlandı. Peki İsrail-BAE anlaşması Filistin’in geleceğini nasıl etkileyecek? BAE neden İsrail ile anlaşma yaptı?

Geçtiğimiz günlerde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İsrail arasında güvenlikten, teknolojiye ve bilime kadar pek çok alanı içeren bir anlaşma imzalandı. Ortadoğu istikrarsızlığının asıl nedeni ve Filistin sorunun asıl müsebbibi olan İsrail ile BAE arasında kapalı kapılar ardında ilişkilerin yürütüldüğü biliniyordu. Anlaşma ile iki ülkenin ilişkileri Filistin sorunu gölgesinde resmiyete kavuştu. İki ülke ilişkileri resmi düzeye çekilerek alenileşirken, BAE ve İsrail’in Filistin toprakları üzerinde bir anlaşmaya imza atıp atmadıkları sorusu ortaya çıktı.

İsrail’in uzun süredir Basra körfezindeki Arap ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik diplomatik çalışmalar yaptığı biliniyordu. Son yıllarda ise İran tehdidinin artması yakınlaşmayı arttırdı. BAE ve bazı Körfez ülkeleri İsrail’le barış yapma amaçlarını gizlemiyorlardı. Kapalı kapılar ardındaki gidip gelmeler anlaşma ile alenileşmiş oldu.

İsrail’in ABD’ye Kudüs’ü kendi başkenti olarak kabul ettirmesini BAE’nin de içselleştirdiği malumdu. İsrail’le barış yapılması, Batı Şeria topraklarının ilhak kararı sırasında, imza tarihinin ertelenmesine neden olarak gösteriliyordu. Ancak Beyrut’taki patlama ile dikkatler başka yöne çevrildikten sonra, uygun bir zaman diye düşünülerek bu imzalar atıldı. Böylece BAE ile İsrail ilişkileri İran karşıtlığından öte bir noktaya taşındı.

İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’nın bazı kısımlarını ilhak etme planını askıya alması karşılığında, BAE İsrail’le resmi diplomatik ilişkiler kurmak için 13 Ağustos 2020 Perşembe günü harekete geçti. İsrail, ABD ve BAE’nin ortak bir açıklamasında söz konusu adım, Ortadoğu’ya barış getirecek “tarihi diplomatik atılım” olarak değerlendirilirken, ABD ise BAE ve İsrail’in “bölgedeki büyük potansiyeli açığa çıkaracak” yeni bir yol çizme “cesaretini” övdü.

BAE NEDEN İSRAİL İLE ANLAŞMA YAPTI?

İsrail ve BAE arasında yıllardır ilişkilerin yürütüldüğü biliniyordu. Fakat neden bu durum resmiyete büründürüldü? BAE’li üst düzey bürokratlar, anlaşmanın sağlanmasını İsrail’in ilhak girişimlerini durdurmaya bağlıyor. Ancak İsrail’in Batı Şeria’daki işgal edilen bölgeleri ilhak etmesini durdurmanın tek yolunun bu şekilde bir anlaşma olduğuna dair görüşler Filistin tarafında kabul görmedi. Çünkü Emirlikler şimdiye kadar ne barış yapma diplomasisinin ön saflarında yer aldılar ne de Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile iyi bir ilişkileri oldu.

BAE, İsrail ile anlaşma imzalayan ilk Körfez ülkesi oldu. Filistin sorunu hali hazırda çözülememişken, anlaşmanın yapılması Filistinli Arapları yalnız bırakmak anlamına geliyor. İşgal edilen topraklar üzerinde İsrail’in varlığı tanınmış olurken, ilhak kararı da resmen sineye çekilmiş oluyor. Sadece bu aşamada İsrail’in ilhak kararını ertelemesi bir kazanım olarak gösteriliyor.

BAE’nin diplomatik atılım olarak isimlendirdiği girişim, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun işgal altındaki Batı Şeria’nın bazı kısımlarını ilhak etme kararını askıya almayı kabul etmesinden sonra geldi. Bu anlaşma niyeti daha önce Arap devletlerinden ve Avrupa’dan eleştiri almıştı. İsrail’in yanında bir Filistin devletinin kurulması umutlarını kalıcı olarak yıkacağını belirten AB ve bazı Arap ülkeleri, Filistinlilerin topraklarının işgal statüsünün ilhaka dönüştüğünü dile getirerek, söz konusu anlaşma zemininin haksızlıkları tanımak anlamına geldiğini öne sürmekteydiler.

İsrail ve BAE arasında imzalanan anlaşma her ne kadar Abu Dabi tarafından Tel Aviv’in ilhak girişimlerini durdurmak amacıyla imzalandığı getirilse de Filistinliler bu tür bir açıklamayı kabul etmiyor. Sonuç itibariyle ‘win-win’ politikasıyla hareket eden BAE’nin girişimi İsrail’e de kazandırırken, Filistinlerinin haklarına ve onlarca yıllık davasına ihanet olmuştur. İsrail’i yavaş yavaş tanınan bir devlet statüsüne yükselirken, Filistin ise yok olmaya doğru itilmiştir. BAE’nin anlaşmayla Filistinlilerin haklarını mı korumaya çalıştığını yoksa kendi çıkarlarını mı düşündüğünü zaman gösterecektir.