Türkiye'nin Doğu Akdeniz haritalarının anlamı

Yunanistan’ın üst düzey yetkilileri Türkiye’nin bölgedeki aktif politikasına yönelik tehdit düzeyinde açıklamalar yapıyorlar. Ancak ülkenin askeri gücü iddia edilen askeri kapasite ve kabiliyetlerin uzağında.

Son dönemde Doğu Akdeniz’de meydana gelen önemli gelişmeler Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yeni bir gerginlik döneminin yaşanmasına sebep oldu. İki ülke arasında başta Kıbrıs ve Ege Denizi’ndeki anlaşmazlıklar olmak üzere var olan birçok sorun Türk-Yunan ilişkilerinin işbirliğinden ziyade çatışma eğilimli olmasını beraberinde getiriyor. Bu eğilim son dönemde Atina’nın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru haklarını savunmasına verdiği tepkilerde de kendisini gösteriyor. Yunanistan’ın üst düzey askeri ve sivil yetkilileri Türkiye’nin bölgedeki aktif politikasına yönelik tehdit düzeyinde açıklamalar yapıyorlar. Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos ve Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floros’un açıklamaları bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi'nden kaynaklanan sorunların başında, Türk ana karasına çok yakın olan Yunan adalarının karasularının ve kıta sahanlığının genişliği geliyor. Yunanistan mevcut durumda 6 mil olarak uygulanan kara sularını Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca 12 mile çıkarma hakkına sahip olduğunu belirtiyor.

Askeri güç, devletlerin dış politikalarını uygularken kullandıkları en etkili araçlardan biridir ve Yunanistan’ın, ilişkilerinde çok sayıda sorun yaşadığı bir ülkeye yönelik politikalarını desteklemek amacıyla askeri güç kullanma tehdidinde bulunması şaşılacak bir şey değil. Ne var ki, ülkelerin uyguladıkları politikaların başarıya ulaşması için bir araç olarak kullandıkları askeri kapasitelerini çok iyi hesap etmeleri gerekiyor. Bu noktada ise şu sorular öne çıkıyor: Yunanistan’ın askeri gücü üst düzey yetkililerinin iddia ettikleri kapasite ve kabiliyetlere gerçekten sahip mi? Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’e yönelik dış politikası ve söylemleri askeri gücü ile uyumlu mu?

YUNANİSTAN'IN ASKERİ GÜCÜ YETERSİZ

Türk-Yunan ilişkilerinde yaşanan sorunların köklerini Yunanistan’ın Birinci Dünya Savaşı’nın akabindeki Anadolu işgaline, 1820’lerdeki Yunan isyanına ya da daha gerilere götürmek mümkün. Uzun bir geçmişi bulunan bu sorunlar iki ülke arasındaki ilişkilerin temel özelliğinin karşılıklı güvensizlik olmasını beraberinde getirdi. Yunanistan’ın Türkiye’den yoğun bir şekilde tehdit algılaması ise bu ülkeyi askeri gücünü sürekli bir şekilde artırmaya itti. İki ülke arasındaki sorunların önemli bir kısmının Kıbrıs ve Ege konusunda yaşanması ise deniz gücünün önemini artırdı.

İki ülkenin deniz güçleri karşılaştırıldığında, büyük su üstü muharip platformlarda (fırkateyn ve korvet) Yunanistan’ın, Türkiye’nin yaklaşık üçte ikisi kadar kuvveti bulunuyor. Denizaltı konusunda ise Yunanistan’ın neredeyse Türkiye’ye denk bir kuvvetinin bulunduğu söylenebilir. Yunanistan’ın büyüklüğü ve kapasitesi düşünüldüğünde önemli bir deniz gücüne sahip olduğu düşünülebilir. Durum kâğıt üzerinde böyle olmakla birlikte ayrıntılı bir analiz iki ülke deniz güçleri arasındaki kapasite farkının çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor.

TÜRKİYE HARİTALARLA CEVAP VERİYOR

Yunanistan'ın Oruç Reis gemisinin bulunduğu bölgenin kendi kıta sahanlığı alanı olduğu iddialarına Türkiye Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes, sosyal medya hesabından paylaştığı haritalarla yanıt verdi.

 

Çağatay Erciyes'in İngilizce olarak paylaştığı haritalardaki ifadelerin Türkçe karşılıkları şöyle:

 

Yunanistan'ın Türk ana karasına sadece 2 kilometre uzakta olan 10 kilometrekare yüzölçümündeki Meis Adası'nın kıta sahanlığını iddia ederek Akdeniz'de 40 bin kilometrekarelik bir alana sahip çıkmaya çalıştığını kaydeden Erciyes, haritada bu adanın Yunan ana karasına uzaklığının 580 kilometre olduğu bilgisini de paylaştı.

Erciyes, Twitter mesajında, "Bu maksimalist iddia uluslararası hukuka uygun değildir. Eşitlik ilkesine de aykırıdır," ifadelerini de kullandı. Türk diplomat, Yunanistan'ın 10 kilometrekarelik bir ada sayesinde 40 bin kilometrekarelik bir deniz yetki alanı elde etme çabasının hukuk felsefesine aykırı olduğunu da kayda geçirdi.

Erciyes'in yayımladığı bir başka harita ise Oruç Reis gemisinin sismik çalışmalarını yürütmesi için yayınlanan NAVTEX'in sınırlarını gösteriyor. Alanın güney sınırının Türkiye ile Mısır arasındaki ortay hata dayandırıldığı, böylece Ankara-Kahire arasında bir sorunun çıkmamasına özen gösterildiği bu haritadan anlaşılıyor.

Haritada, Yunanistan-Mısır deniz sınırını belirleyen anlaşma "sözde anlaşma" olarak tanımlanırken, Ankara'nın Türkiye Petrolleri'ne Girit ve Rodos adalarının hemen doğusunda kalan bölgede verdiği lisans alanları da ayrıntılı şekilde çizildi.