Avrupa’da yaşayan müslümanların temsil sorunu

Nüfuslarının kayda değer bir yüzdesinin Müslümanlardan oluştuğu pek çok Batı Avrupa ülkesinde, Müslüman azınlıklar yasaklarla mücadele ediyor ve siyaset içinde ciddi bir temsil sorunu yaşıyor.

Avrupa’da yaşayan müslümanların temsil sorunu

Müslümanlar, Avrupalı toplumların büyük bir bölümünde Hristiyan olmayan en büyük azınlığı oluşturmaktadır. Buna rağmen İslami uygulamalara karşı bir takım kanuni yasakların uygulandığı ülkeler arasında Belçika, Danimarka, Almanya, Norveç ve İsveç gibi Kuzeybatı Avrupa ülkeleri bulunmaktadır. Söz konusu ülkeler haricinde tüm Batı Avrupa ülkelerinde, Müslüman azınlıkların genellikle siyasette yetersiz temsili söz konusudur.

Müslüman azınlıkların en yoğun olduğu Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde de önemli derecede yetersiz temsil problemi devam etmektedir. Bu yetersiz temsil sorunu, Müslümanların yoğunlukta yaşadığı ülkelerdeki durumu düşündüğümüzde çok daha fazla insanı etkilemektedir. Ulusal yasama organlarında Müslüman kökenli milletvekili bulunması, Müslüman azınlıkların etnik-dini ve özel çıkarlarının temsili açısından son derece önemlidir.

Birçok Avrupa ülkesi Müslüman toplumların dini uygulamalarını hedef alarak, bu uygulamaları yasaklayıcı kanunlar çıkartmış ya da teklife sunmuştur. Erkek çocukların sünnet edilmesi, kadınların türban takmasına yönelik yasaklar ve birkaç Batı Avrupa ülkesinde kabul edilmiş kurban kesme yasağı söz konusu duruma örnek teşkil edebilir. Böylesi etnik ve dini açıdan özel meseleler birçok Müslüman azınlık üyesi için son derece önem arz edebilir. Kadın Müslüman milletvekilleri durumunda bu dışlanmaya gözle görülür ek bir boyut ise ulusal bir parlamentoya seçilen tek bir Müslüman başörtülü kadın milletvekili bulunmamasıdır.

Farklı bir ifadeyle Avrupa’da bulunan siyasi partiler, İslam dinine mensup adayları partilerinden aday göstermeden önce çoğunlukla sol kökenli olmasına dikkat ederler. Ülkelerinde yaşayan muhafazakar Müslümanlar ile onların tercih ettiği solcu temsilciler arasında ciddi bir temsil açığı söz konusudur. Müslüman seçmen kitleleriyle temsilcileri arasındaki bu ideolojik kopukluk tüm Batı Avrupa ülkelerinde gözlemlenmektedir. Avrupa ülkesinde bazı devlet memurları, öğrenciler ve hatta sıradan vatandaşların kamusal alanda başörtüsü kullanmalarını yasaklayan çok sayıda hukuki ve yasal girişim, başörtüsünün sembolik önemini vurgulamaktadır.

Söz konusu yasal girişimler dindar muhafazakar Müslümanların Batı Avrupa siyasetinden dışlandığının en önemli belirtisidir. Örnek vermek gerekirse, Belçika ve Hollanda Müslüman azınlıkların pek çok seçim döneminde orantılı temsil edildiği yegane iki Batı Avrupa ülkesidir. Buna karşın Fransa, İtalya ve İspanya’da Müslüman azınlıklar siyasette ciddi anlamda yetersiz temsil edilmekte olup ulusal yasama organlarında ya hiç bulunmamakta ya da çok az Müslüman kökenli milletvekili bulunmaktadır.

İspanya ve İtalya örneği

Günümüz İspanya’sında bir milyondan fazla Müslüman yaşıyor fakat ülkenin Parlamentosunda hiç müslüman kökenli milletvekili bulunmuyor. Müslümanlar Avrupa ülkelerinde orantılı temsil edilmiş olsaydı, 350 üyesi bulunan İspanya Parlamentosu’nda 9 Müslüman kökenli milletvekili bulunacaktı. Benzer durum İtalya’da da söz konusu. İslam ile tarihsel bir bağı bulunan İtalya’da bugün 1,5 milyon müslüman yaşamasına rağmen Parlamento’da yalnızca bir tane müslüman kökenli milletvekili bulunmaktadır. Müslümanlar yeterli düzeyde temsil etilmiş olsaydı, bu rakam 630 üyeli İtalyan Parlamentosunda 16 Müslüman asıllı milletvekiline denk düşecekti.

Fransa, Müslümanların sayısı ve genel nüfusa oranı bakımından en fazla Müslüman azınlığı bulunduran Avrupa ülkesidir. Müslümanlar Fransa’da toplam nüfusun yüzde 8,5’ini oluşturmaktadır. İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkelerin aksine Almanya’da yüzlerce yıl Müslüman azınlıklar bulunmamıştır. Almanya’nın Müslüman azınlığı 1960’larda savaş sonrası işçi göçünün sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Almanya bu bakımdan Avusturya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi ülkelerden ayrılır. Müslümanların Fransadaki nüfus oranları dikkate alındığında 577 kişilik Parlamento’da en az 49 milletvekili ile temsil edilmeleri gerekmektedir. Almanya’da ise, bu rakam 30 civarındadır fakat 8 Müslüman kökenli vekilin bulunduğu ülkenin Parlamentosu diğer ülkelerde kıyaslığında bu çok önemli bir gelişmedir. Birçok avrupa ülkesinde de benzer durum söz konusudur.

AP seçimlerinde Türk kökenli siyasetçiler

Avrupa Parlamentosu (AP) üyeliği için yarışan ve bir çoğunun Sol Parti’lere mensup olduğu Türk kökenli siyasetçiler de yakında Brükselde olacak. Bu bağlamda Avrupa’da yaşayan Müslüman’ların haklarını savunacak müslüman parlamenter arasında Türk’lerde bulunacak. 23 ile 26 Mayıs tarihleri arasında yapılmış olan Avrupa Parlamentosu’nun ilk sonuçlarına göre, yeniden Türk siyasetçiler Avrupa Parlamentosu'nda görev alacak. Avrupa Parlamentosu'nda parlamenter olarak görev yapmak hakkını kazanan Türk kökenli siyasetçilerin isimleri şöyle:

Özlem Alev Demirel

Almanya’nın ‘’Die Linke’’ adındaki Sol Parti’nin liste başındaki adayı olan Özlem Alev Demirel seçimleri kazanarak Parlamenter olarak görev yapacak isimlerin arasında yer alıyor. Malatya doğumlu olan ve 1989’da ailesi ile birlikte Almanya'ya göç etmek zorunda kalan Demirel, Almanya’nın Bonn şehrinde Siyasal Bilgiler okudu. Çocukluğundan bu yana ailesinden dolayı siyasetle iç içe olduğunu ve siyasete gazetecilik yaparak adım attığını belirten Demirel, insan hakları ihlalleri ve ırkçılığa karşı çeşitli mücadeleler yürütüyor. Türkiye'deki Kürtlerin yaşadığı sıkıntılara barışçıl çözüm üretilmesi için de çalışmalar yürüten kadın siyasetçi, Sol Parti’yi Avrupa Parlamentosu'nda 5 milletvekili ile temsil edilecek.

Niyazi Kızılyürek

Kıbrıs Türk'ü olan Niyazi Kızılyürek, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde komünist bir siyasi parti olan ‘’Emekçi Halkın İlerici Partisi’’ (AKEL) tarafından aday gösterildi. Akademisyen ve yazar olan 59 yaşındaki Kızılyürek, siyasal Bilimler ve Sosyoloji öğrenimini tamamladığı Bremen Üniversitesi’nde doktora yaptı. Çeşitli dillerde 30’a yakın kitap yayınlayan Kızılyürek, Barış ve Türk-Yunan dostluğuna yönelik çalışmalarından dolayı da bir çok ödül aldı.

İsmail Ertuğ

2009’dan bu yana Avrupa Parlamenteri olan İsmail Ertuğ, Almanya’nın ‘’Sosyal Demokrat Partisi’’ (SPD) tarafından aday gösterildi ve yeniden seçimi kazandı. İzmir’den Almanya’ya göç eden bir aileye mensubu olan Ertuğ, 1999 yılından bu yana Almanya Sosyal Demokrat Partisi üyesi ve 2009 yılında Avrupa Parlamentosu seçimlerini kazanmış, 2014 yılında da yeniden seçilmişti.

Engin Eroğlu

Almanya’nın ‘’Free Voters’’ Serbest Seçmenler partisi tarafından aday gösterilen Engin Eroğlu’da, Avrupa Parlamentosu'nda görev alacak Türk kökenli siyasetçiler arasında yer alıyor. Göçmen bir aileden gelen ve 1997 yılından itibaren siyasetin içinde aktif rol alan Engin Eroğlu, bankacılık sektöründe çalışıyor ve aynı zamanda iş insanı olarak da görev yapıyor.

Seçim yarışını kazanamayan siyasetçiler arasında ise Ayhan Tonca ve Murat Yılmaz var. 2015 yılında Hollanda'da Türkler tarafından kurulan ve Adalet Kalkınma Partisi (AKP)’ye yakınlığı ile bilinen DENK Partisi’nin Avrupa Parlamentosu seçimleri için aday gösterdiği Ayhan Tonca seçilemedi. Almanya’da Sol Parti'nin (Die Linke) 10’uncu sıra adayı konumunda bulunan Murat Yılmaz da başarılı olamadı.