Avrupa’da “Balkanlar” korkusu

İsviçreli gazeteci Volker Pabst, Avrupa Birliği’nin Balkan ülkelerine güvenilir bir ilişki ağı ve gelecek vadedemediğini belirtti. Bundan muzdarip olan Balkan devletlerinin yönünü komşuları Rusya ve Türkiye’ye, ekonomik yönden de güçlü Çin’e doğru dönebileceğini ifade eden Pabst buna karşın Balkan ülkelerinin “Batılı” bir hayat tarzı istediğini savundu.

Avrupa’da “Balkanlar” korkusu

Neue Zürcher Zeitung gazetesinde yayımlanan makalesinde bu konuya değinen Volker Pabst, Balkanlarda Batı’ya olan güvenin azaldığını belirterek, “Yugoslavya Savaşı bittiğinden beri Brüksel ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkiler, ekonomik ve hukuki reformların, bütünleşme alanındaki ilerlemeyle ödüllendirileceği vaadine dayanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Batılı devletlerin aksine Türkiye, Rusya ve Çin’in bölgedeki nüfuzunu ve varlığını artırdığını belirten Pabst, bu üç ülke liderlerinin Balkan liderleri tarafından sempatiyle karşılandığını çünkü Türkiye, Rusya ve Çin’in işbirliği karşılığında bu ülkelerden herhangi bir beklenti içinde olmadığını bu nedenle de demokrasi ve hukuk devleti vaazları dinlemek zorunda kalmadıklarını ifade etti.

Bölge halkının Erdoğan, Putin ve Şi’ye büyük saygı duyduğunu yazısında belirten yazar, bu durumun özellikle Putin’in Sırbistan ziyaretinde gözle görülür bir şekilde anlaşılabildiğini belirtti.

Rusya’nın Ortodoks Slav ülkelerinde gayet popüler olduğunu söyleyen Volker Pabst, Rusya’nın bu bölgede, yozlaşan Batı değerlerine karşı muhafazakar değerlerin ve Ortodoksluğun modeli olduğuna değindi.

Yazısında Türkiye’den de bahseden yazar, Türkiye’nin daha çok bölgedeki Müslümanlara eğilim gösterdiğini ama daha da önemlisi, THY’nin diğer ülkelerden daha fazla Balkanlara uçması ve tarihi Türk dizileri gibi yumuşak güçlerin, Türkiye’nin popülerliğini oldukça artırdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Belgrad ziyaretinede değinen yazar, Sırbistan Cumhurbaşkanının Erdoğan’a ‘dostum’ diye hitap ettiğine de değindi.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić - Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

 

Çin’e de değinen İsviçreli gazeteci, bölge ülkelerinin Çin’i bölgesel komşuluk, din ve kültür ilişkilerinden ziyade ekonomik bir alternatif olarak gördüklerini belirtti. Bölgede büyük yatırımcı olarak Çin’in nüfuzunu genişlettiğine de değinen yazar, Çin’in ’17+1’ adı verilen Merkez ve Doğu Avrupa ülkeleriyle işbirliği programına katıldığını kaydetti.

Neredeyse tüm Balkan ülkelerinin altyapılarını yenilemek için dış yatırımlara ihtiyaç duyduğunu, AB fonlarından para gelmeyince bölge ülkelerinin Türkiye ve Çin’den gelen yatırımları büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye ve Rusya'nın Balkan ülkeleri için yeni çekim merkezi olacağı konusuna kuşkuyla yaklaşan yazar, bu kuşkusunu Balkan ülke halklarının Batılı bir hayat tarzı istemesine bağladı. Ancak yazar, Türkiye ve Rusya’daki hayat tarzınında seküler bir hayat tarzı olduğuna değinmiyor.