Avrupa ülkeleri Hafter’e desteği kesiyor, Dibeybe ile iletişime geçiyor

Libya’da yıllardır devam eden iç savaşta General Hafter’e destek veren Avrupa ülkeleri, Abdulhamid Dibeybe’nin Ulusal Mutabakat Hükümeti’nde Başbakan olmasının ardından taraf değiştiriyor. Peki, Dibeybe koltuğa oturduktan sonra Avrupa hangi adımları attı? Libya üzerinde planları neler?

Libya’yı 42 yıl "demir yumruk" ile yöneten Muammer Kaddafi’nin NATO müdahalesi sonrası devrilmesinden sonra ülkede yönetim krizi ortaya çıktı. NATO ve Avrupa ülkeleri, Libya’da Kaddafi'’nin ardından istikrar ve huzur ortamının sağlanacağını düşünüyordu. Kaddafi döneminde halk, birçok baskıcı politika ile karşı karşıya kalmıştı. NATO müdahalesi, Libya’da huzur, barış ve istikrar ortamının sağlanmasını amaçlıyordu.

Kaddafi’nin devrilmesinin ardından Avrupa’nın beklediği gibi huzur ve barış ortamı Libya’da sağlanamadı. Ülkede ciddi bir yönetim krizi ve iç savaş başladı. Ülke topraklarının büyük bir bölümü General Hafter tarafından yönetilirken, Başkent Trablus ve çevre bölgeleri Ulusal Mutabakat Hükümeti tarafından kontrol edilmeye başlandı. Ülkenin küçük bir bölümü ise bölge aşiretlerinin yönetimindeydi.

Kaddafi’nin devrilmesinin ardından Libya’da patlak veren iç savaş günümüze dek devam etti. Libya’da oluşan siyasi, askeri, jeopolitik durum başta Rusya ve ABD olmak üzere birçok ülkenin ilgisini çekti. Fransa, İtalya, Almanya, Rusya, ABD ve Yunanistan gibi ülkeler Libya’da meydana gelen iç savaşta farklı taraflara destek verdi.

Rusya, İtalya, Fransa, Mısır ve BAE gibi ülkeler General Hafter’e, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne karşı destek verdi. Özellikle Rusya ve Fransa gibi birbirine karşı cephelerde konumlanan iki ülkenin Libya’da aynı doğrultuda hareket etmesi dikkat çekti. Suudi Arabistan, Mısır ve BAE gibi ülkeler ise Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Müslüman Kardeşler’e bağlı olduğu gerekçesi ile General Hafter’e siyasi ve askeri destek verdi.

Bu süreç içerisinde ABD ve İsrail gibi ülkeler ise iki tarafa da yakınlık gösterdi. Herhangi bir tarafta bulunmayan ABD, iki taraf ile de siyasi ve diplomatik iletişimini sürdürdü. Almanya ve İngiltere gibi ülkeler de Libya’daki iç savaşta etkin herhangi bir tarafa etkin bir şekilde destek vermedi.

Türkiye ise General Hafter’i darbeci olarak niteleyerek Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümetine destek verdi. Siyasi, askeri, diplomatik ve ekonomik olarak Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) destek veren Türkiye, Birleşmiş Milletler’in (BM), Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni meşru olarak tanıdığını sık sık dile getirdi. Türkiye Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni meşru olarak tanırken, General Hafter yönetimini de sık sık eleştirdi. Bu süreç içerisinde Ulusal Mutabakat Hükümeti ile birçok resmi temasta bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile UMH Başbakanı Fayez el Sarrac arasında birçok görüşme gerçekleştirildi.

Bu süreç içerisinde Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair bir mutabakat imzalandı. Söz konusu anlaşma, başta Yunanistan ve GKRY olmak üzere birçok Avrupa ülkesi tarafından tanınmadı. Bu anlaşma ile Doğu Akdeniz’deki siyasi ve jeopolitik durum yeniden şekillendi.

Libya’daki iç savaşta en başından itibaren General Hafter’e destek veren Avrupa, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni İhvan ideolojisine destek vermek ile suçladı. Türkiye ile UMH arasındaki ilişkiler, Avrupa tarafından olumsuz karşılandı. Türkiye’nin Libya’da UMH yönetimine askeri, siyasi ve ekonomik olarak verdiği destek, Avrupa tarafından tepki ile karşılandı.

DİBEYBE’DEN SONRA DURUM DEĞİŞİYOR MU?

Geçtiğimiz aylarda Ulusal Mutabakat Hükümeti’nde Başbakanlık seçimleri yapıldı. Uzun süre Başbakanlık koltuğunda oturan Fayez el Sarrac, görevini Abdulhamid Dibeybe’ye bıraktı. Dibeybe’nin göreve gelmesi ile birlikte Avrupa ülkelerinden Libya’da farklı adımlar gelmeye başladı.

Son dönemde azalan askeri çatışmalar ve ülkenin geneline hakim olan barış ortamı, Dibeybe’nin göreve gelmesi ile birlikte daha da gelişme kaydetti. Türkiye ile ilişkiler hakkında açıklamalar yapan Dibeybe, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarının Libya için oldukça önemli olduğunu kaydetti. Türkiye’den de Dibeybe’nin Başbakan olması ile birlikte olumlu mesajlar verildi.

Dibeybe’nin Başbakanlık koltuğuna oturması ile birlikte Avrupa ülkelerinden de somut adımlar gelmeye başladı. Fransa Dışişleri Bakanı ile Dibeybe bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek ülke projeleri hakkında konuştu. Fransa’nın Libya’daki büyükelçiliği yedi yıl aranın ardından tekrar faaliyete geçti. Fransız ve Libyalı yetkililerden olumlu mesajlar verildi.

Bununla birlikte Yunanistan Başbakanı Miçotakis geçtiğimiz günlerde Dibeybe’yi arayarak kendisini kutladı. İki ülke arasında kopan ilişkilerin yeniden canlandırılmasını istediklerini vurguladı. Önümüzdeki hafta içerisinde Libya’ya ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu. Ayrıca Trablus’ta büyükelçilik ve Bingazi’de konsolosluk açılacağı Yunan kaynakları tarafından gündeme getirildi.

İtalya, Almanya, ABD gibi ülkeler de yapmış oldukları açıklamalarda, Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin Temsilciler Meclisi’nden güvenoyu almasını memnuniyet ile karşıladıklarını belirtti.

AVRUPA LİBYA’DA TARAF DEĞİŞTİRİYOR

Son dönemde yaşanan gelişmelere bakarak Avrupa’nın Libya’da General Hafter’e vermiş olduğu desteği azalttığını ve taraf değiştirdiğini söyleyebiliriz. Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerin yeniden Trablus’taki büyükelçiliklerini faaliyete geçirmeye başlamaları, İtalya ve Almanya gibi ülkelerin ise süreçten memnun olduklarını açıklamaları bu duruma gerekçe gösterilebilir.

Avrupa, Ulusal Birlik Hükümeti’ni yanına çekerek Doğu Akdeniz’de daha güçlü bir pozisyon elde etmeyi amaçlıyor. Yunanistan’ın Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile ilişkilerini normalleştirmesi, Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı atacağı adımlar için oldukça önemli bulunuyor. Ulusal Birlik Hükümeti’ni yanına çekerek Doğu Akdeniz’de faaliyetlerini ve alanını genişletmek isteyen Avrupa, Türkiye’ye karşı da önemli bir koz elde etmek istiyor.

Tüm bunlarla birlikte, Kaddafi’nin devrilmesinden sonra tam 10 senedir iç savaş devam ediyor. Bu süreç içerisinde yüz binlerce kişi hayatını kaybetti, yaşadıkları yerden göç etmek zorunda kaldı ve mülteci durumuna düştü. Savaş Libya’nın birçok şehrini harabe haline getirdi, arkasında ağır bir ekonomik fatura bıraktı. Süreç içerisinde savaşı kazanan olmadı ve hiçbir ülke tam olarak amaçlarına ulaşamadı.

Tüm dünya ülkeleri, Libya’da 10 yıldır devam eden iç savaşın artık sonlanmasını ve barış ve huzur ortamının sağlanmasını istiyor. Bu sebeple Libya’daki iki tarafa da olumlu mesajlar veriliyor ve barış çağrısında bulunuluyor.