Almanya - Fransa anlaşmazlığı AB'nin geleceğini tehdit ediyor

Almanya, Fransa ve İspanya üçlüsünün gerçekleştirmeyi planlanladığı ortak savaş uçağı projesi, ülkelerin aralarındaki bazı anlaşmazlıklar nedeniyle ilerleyemiyor. Özellikle Berlin ile Paris arasındaki çatlak giderek derinleşiyor. Avrupa Birliği’nin geleceğini tehdit eden bu anlaşmazlığın sonu nereye varacak? Dağılma tehdidi altındaki AB nasıl toparlanacak?

Fethiye Mutaf Narin / INTELL4

Uzun yıllardır Avrupa entegrasyonunun itici gücü olan Almanya - Fransa ikilisi artık dünyaya farklı gözlüklerle bakıyor. Özellikle dış politikada iki ülkenin de aralarında uçuruma neden olacak şekilde farklı tercihlerde bulunması, kapalı kapılar ardındaki siyasi krizi derinleştiriyor.

Geçtiğimiz günlerde Beştepe’de ki koltuk krizi, Avrupa Birliği'ndeki (AB) bu çatlağı ele verdi. 

Yabancı basında, ‘’Fransa ve Almanya'nın birbirlerini sevmediği herkese duyuruldu. Almanya ile Fransa arasında yaşanan gizli kapışmanın merkezi bu kez Ankara oldu’’ ifadelerinin yer aldığı haberlerle birlikte kriz dünya kamuoyuna duyuruldu.

ALMANYA VE FRANSA NEDEN ANLAŞAMIYOR?

Hatta yaşanan son gelişmeler, iki ülke arasındaki çekişmenin göründüğünden çok daha derin olduğunu gösterdi.

Avrupa Birliği’nin geleceğini yakından ilgilendiren 100 milyar euroluk dev savunma projesi, Future Combat Air System (FCAS), Berlin-Paris anlaşmazlığı nedeniyle yerinde sayıyor. Konuyla ilgili Almanya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamada, fikri mülkiyet hakları konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle ortak savaş projesinin duraksadığı açıklandı.

Reuters’ın haberine göre, anlaşmanın duraksamasının en önemli nedeni, Berlin ve Paris arasındaki ''güvensizlik''

Reuters, üst düzey bir yetkilinin ifadelerine dayandırdığı haberinde ‘’İki ülke arasındaki güvensizlik, farklı vizyonların olmasının yanı sıra iş payları, güvenlik ve endüstri kaynaklarına ilişkin kurumsal anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor’’ ifadelerine yer verdi. Ayrıca anlaşmazlığın bir kısmının fikri mülkiyet hakları konusunda olduğu belirtildi.

Avrupa savunma işbirliğinin kalbi olarak görülen ve 2040 yılında operasyonel olması beklenen yeni nesil savaş uçaklarının tahmini maliyetinin 100 milyar euronun üzerinde olduğu biliniyor. Dassault Aviation, Airbus ve Indra, 2040'tan itibaren Fransız Rafale ve Alman ve İspanyol Eurofighters'larının yerini almaya başlama planında yer alıyor.

İKİ ÜLKE DE DARBE TEHDİDİ ALTINDA

Öte yandan Almanya-Fransa arasındaki anlaşmazlığın iyiden iyiye gün yüzüne çıkmaya başladığı son günlerde, iki ülkede darbe söylentileriyle gündemde.

Fransa, aralarında emekli generallerin de bulunduğu binlerce askerin imzaladığı ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a ülkede iç savaş uyarısının yapıldığı e-bildiriyi tartışırken, Almanya'dan da benzer bir haber gündeme geldi. Almanya’da da binlerce emekli askerin 'Telegram' adlı mobil mesajlaşma uygulaması üzerinden biraraya gelerek, Berlin’de ayaklanma ve darbe planladıkları ortaya çıktı.

Protestoların başkenti haline gelen Fransa ve sağ skandallarıyla gündemden düşmeyen Almanya’da, bu konu çok ciddi şekilde tartışılıyor. Avrupa Birliği’nin iki önemli gücü arasındaki soğuk rüzgarların devam etmesi veya darbe söylentilerinin gündemden düşmemesi, birliğin geleceğini tehlikeye atıyor.

YAKIN ZAMANDA YAŞANAN ALMANYA-FRANSA ANLAŞMAZLIKLARI

Macron döneminde Fransa’nın bölgesel ve küresel hedeflerinin belirginleşmesi, ikili ilişkilerin olumsuz şekilde seyretmesine neden oldu. Paris’in son yıllarda daha da agresifleşen dış politika yaklaşımı ise Almanya’nın ılımlı yapısıyla fazlasıyla çelişti.

Fransa ve Almanya arasında dış politika tercihlerinde son yıllarda öne çıkan en büyük ayrışmalar şöyle:

● Fransa ile Rusya'nın yakın temaslarda bulunması

● Macron’un “NATO’nun beyin ölümü”ne ilişkin ifadeleri

● AB’nin Balkan açılımını Fransa’nın veto etmesi

● Doğu Akdeniz krizinde Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’a askeri desteğini sürdürmesi

● Libya iç savaşında Fransa ve Almanya’nın kısmen ayrışan pozisyonları

BİR DEVRİN SONU

Küresel alanda Fransa’nın AB’den bağımsız hareket etmesi Paris’in birlik içindeki pozisyonunu da tehlikeye atıyor. Dış politikada ciddi ayrılıklar yaşamaya başlayan iki ülke arasında kalan birliğin, Almanya’nın yanında pozisyon alması oldukça muhtemel. 

Bu bağlamda kendisine uluslararası sahnede hareket alanı açmaya çalışan Fransa’nın Almanya ve AB ile karşı karşıya gelmesi, birlik içinde ‘’taraf seçme’’ yarışının başlamasına neden olabilir. Euro bölgesinde, ülkelerin kendini böyle bir yarışın içinde bulması, bir devrin sonunu getirebilir.