Avrupalılar bile AB'ye inanmıyor

Avrupa Birliği’ne üye devletlerin vatandaşları kendi ülkelerinden çok AB kurumlarına güveniyorlar. Ancak bu düşünceye zıt bir şekilde üye devletlerin vatandaşlarının büyük çoğunluğu, birliğin 20 yılda dağılacağına inanıyor. Son yaşanan koronavirüs salgınıyla birlikte birbirlerinin maskelerine el koyan birlik devletleri, AB’nin geleceğine dair pek de iyi bir işaret vermiyor.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) 14 ülkede 40 bin kişiyle yaptığı anketin sonuçlarını açıkladı. Konsey Fransa, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Hollanda, Avusturya, İspanya, İsveç, Slovakya, Romanya, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da kamuoyu yoklaması gerçekleştirdi.

Çalışmaya göre, Avrupa Birliği vatandaşları, ülke çıkarları için, kendi hükümetlerinden çok AB kurumlarına itimat ettiği ortaya çıktı. Birlikte genişlemeye de karşı olan vatandaşlar, birliğin 20 yıl içinde dağılacağını ifade ettiler. Çalışmaya katılan vatandaşlar “AB'nin uluslararası alanda daha güçlü ve bağımsız bir şekilde kendi yolunu çizebilmesi” gerektiğini ifade etti.

Euronews’in aktardığı bilgilere göre, ankete katılanların büyük kısmı, AB'nin yüksek rekabet gücüne sahip çok kutuplu bir dünyada diğer oyuncular arasında kendi yolunu belirlemesi, gereksiz çatışmalardan kaçınması ve çıkarlarına zarar verebilecek krizler ile mücadele etmesi gerektiği savunuyor.

GENİŞLEMEYE SICAK BAKILMIYOR

Batı Balkan ülkelerine genişleme Avrupa Birliği'nin gündeminde olan bir konu. Ankete katılanların çoğu Avrupa Birliği'nin Balkan ülkeleriyle genişlemesine sıcak bakmıyor. Avrupa Birliği bütçesine Fransa, Almanya ve Hollanda gibi önemli ölçüde katkıda bulunan ülkelerde yaşayan Avrupalıların yaklaşık yüzde 40'ı birlik içinde ülke sayısının artırılmasını istemiyor. Almanya yüzde 46, Avusturya yüzde 44, Fransa yüzde 42, Danimarka ise yüzde 37 oranında genişlemeye karşı çıkıyor.

Polonya, Romanya ve İspanya ve Yunanistan Avrupalıların genişlemeye en sıcak bakan ülkelerin başını çekiyor. Polonya'da genişlemeye evet diyen kesimin oranı yüzde 31, Romanya'da bu oran yüzde 39, İspanya'da yüzde 32, Yunanistan'da ise yüzde 46 oranında çıktı.

MÜLTECİLER VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Avrupa Birliği Suriye savaşını sonlandırmak için yeterince çaba gösterip göstermediği sorusuna ise anketin gerçekleştiği ülkelerin çoğu hayır cevabını veriyor.

Avrupa Birliği'nin Suriye konusunda yeterince çaba göstermediğini düşünen ülkelerin başında yüzde 710 ile Yunanistan geliyor, daha sonra yüzde 62 ile İspanya, Yüzde 54 ile Romanya var. Hollanda'da bu oran yüzde 30 düzeyinde.

Ankete katılanların yarısından fazlası İklim krizi konusunun diğer sorunları geride bırakarak bir öncelik olarak ele alınması gerektiğini savundu.

Büyük çoğunluk Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının daha iyi korunması ve gelişmekte olan ülkelere para yardımı yapılmasının önemine vurgu yaptı.

BİRLİĞİN GELECEĞİ

İtalya’yı içinde bulunduğu zor durumda yalnız bırakan Avrupa Birliği ülkeleri yalnız bırakmakla kalmayıp tıbbî ürün desteği konusunda yardım eli uzatmazken Almanya, tıbbî malzemelerin satışını dahi yasakladı.

Halihazırda zor bir dönem geçiren Avrupa Birliği, dayanışma ruhunun yeniden diriltilmesi noktasındaki bir fırsatı tepmiş oldu. Birlik, insanî değerler maskesiyle kapatılmış bir çıkarlar topluluğuydu. Bugün bu durum daha net görülebiliyor.

Birleşik Krallık, AB’den çıkarken kendi içinde bölünme riski ile karşı karşıya. Almanya’da aşırıcılık artık iktidarı belirler bir konuma yükseldi. Fransa’da aylardır protestolar dinmiyor. Koronavirüs ile birlikte birçok Avrupa ülkesinden yağma görüntüleri gelmeye başladı bile.

Krizler, AB’de istenmeyen sonuçları kaçınılmaz kılacağa benziyor. Yayılan virüs ve mülteci akını, birliğin merkezî otoritesini oldukça sarsmış durumda. Son İtalya meselesi ise Avrupa Birliği’nin bir birlik ve dayanışma projesi olduğunun zihnen çöküşünün bir ispatı adeta. COVİD-19 koronavirüs salgınının etkisiyle de zaten Avrupalılar tarafından da yıkılacağına kesin gözüyle bakılan Avrupa Birliği’nin geleceğinin üstüne kara bulutlar toplanmaya başladı.