Hindistan'da İslamafobi 'Aşk cihadı' adıyla yayılıyor

Hindistan, İslam karşıtı yasa ve propaganda faaliyetleriyle bir kez daha gündemde. Vatandaşlık yasası adı altında ülkedeki Müslümanları göç etmeye zorlayan Hindistan şimdi de 'Aşk Cihadı' adı altında İslamafobi faaliyetleri yürütüyor. Peki, kavram olarak 2009 yılında ortaya atılan 'Aşk Cihadı' ne anlama geliyor?

Ülkenin en kalabalık eyaletinin başbakanı, Müslümanları evlilik yoluyla Hindu kadınların dinini değiştirmeye çalışmakla suçladığı halka açık bir uyarı yayımlarken "Aşk Cihadı" denilen İslamofobik komplo teorisi Hindistan'da giderek yaygınlaşıyor.

Son aylarda defalarca manşetlerde beliren terim, cumartesi günü Uttar Pradeş'in başbakanı Yogi Adityanath'ın sözde uygulamaya karşı özel bir yasa çıkaracağını belirtmesinin ardından yine haber oldu.

Adityanath'ın bu açıklaması, aşırı sağcı Hindular tarafından iddialarına destek olarak gösterilen dinler arası evlilikle ilgili önemli bir mahkeme kararının ardından geldi.

"AŞK CİHADI" NEDİR?

Sağcı uç grupların sürdürdüğü teori, Müslüman köktendincilerin, Hindu ve Hıristiyan kadınları hile, sahte aşk ifadeleri ve hatta zorunlu evlilik yoluyla İslam'a döndürmek amacıyla, aslen "Romeo Cihadı" denilen "Aşk Cihadı'nı" tasarladığını ileri sürüyor.

Muhafazakar Hindu gruplar, uygulamanın, ülkedeki Hindu nüfusu azaltıp Müslümanların sayısını artırma gayesiyle "savunmasız" Hindu kız çocuklarını İslam'a geçirmeyi amaçladığını iddia ediyor. Bu, dünya genelinde diğer toplulukların "yerinden edilmesi" ile ilgili komplo teorilerini anımsatan ve aslında hiçbir temeli olmayan bir fikir.

2009, 2010, 2012 ve tekrar 2014'te başlatılan resmi soruşturmalar faaliyete dair hiçbir kanıt bulamadığı halde bu iddialar, Hindistan'ın toplumsal olarak gergin halkı arasında cazibe kaynağı olmaya devam ediyor.

TERİM NEREDEN TÜREDİ?

Namita Singh 'in Independent Türkçe'de yer alan makalesine göre, "Aşk Cihadı" terimi ilk olarak 2009'da, Hindistan'ın güneyindeki Kerala eyaletinde Katolik Kilisesi cemiyetleriyle Karnataka'daki Hindu grupların binlerce kadının hile veya zorla İslam'a geçirildiğini iddia etmeye başlamasıyla kamusal söylemin parçası haline geldi.

2009'da Karnataka Yüksek Mahkemesi, Karnataka emniyetine bağlı Suç Teftiş Dairesi'nden (CID) 18 yaşında Bengalurulu Hindu bir kız çocuğuyla 24 yaşında, Keralalı Müslüman bir adamın evliliğinin "Aşk Cihadı" olduğu iddialarını araştırmasını istedi. Karnataka'nın o zamanki Emniyet Müdürü Ajay Kumar Singh, kızın babası tarafından mahkemeye taşınan iddiayı destekleyen hiçbir kanıt olmadığını söyledi.

Aynı yıl Kerala Yüksek Mahkemesi de polise iddiaları incelemesini emretti. 2012'de polis, "Aşk Cihadı'nın" yaşandığı iddialarının "hiçbir doğruluğu" olmadığını açıkladı.

Delhi Üniversitesi'nden Doçent Charu Gupta, yazdığı bir araştırma makalesinde "Hindu sağının bir 'Aşk Cihadı' örgütü olduğu şeklindeki yalan iddiasının", 1920'lerde Hindistan'ın kuzeyinde Hindularla Müslümanlar arasındaki bölünmeyi keskinleştirmek amacıyla Arya Samaj ve diğer Hindu uyanış toplulukları tarafından yürütüldüğü iddia edilen "adam kaçırmalara" ve din değiştirme kampanyalarına karşı yürütülen bir kampanyaya benzediğini belirtti.

NEDEN ŞİMDİ "AŞK CİHADI"NDAN SÖZ EDİLİYOR? 

Son "Aşk Cihadı" tartışması, geçen ay ülke çapında ilgi gören iki ayrı olayın ardından gündeme geldi.

Bunlardan biri, Delhi yakınlarındaki Faridabad'da 21 yaşındaki bir Hindu kadının, ailesinin onu takip ettiğini ve birden fazla defa kaçırmaya çalıştığını söylediği bir adam tarafından öldürüldüğü iddiasıydı. Olayla ilgili olarak, aralarında suçlamayla karşı karşıya olan Müslüman silahlı saldırganın da bulunduğu üç kişi tutuklandı.

Olay Faridabad'da, kurbanın ailesinin ve üniversiteden öğrenci arkadaşlarının öncülüğündeki protestoları ateşlemenin yanı sıra sosyal medyada da infial yarattı.

İkinci vakaysa popüler Hint mücevher markası Tanishq'in farklı dinlere mensup bir çifte yer verdiği reklamıyla ilgiliydi. Reklamda, Müslüman bir kayınvalideyle kayınpederin Hindu gelinleri için düzenlediği doğum öncesi parti gösteriliyordu.

Bu, reklamı "Aşk Cihadı'nı" teşvik etmekle suçlayan muhafazakar Hinduların sert tepkisiyle karşılaştı. Hindistan'ın en büyük şirketlerinden Tata'nın lüks mücevher kolu olan şirket, en sonunda reklamı geri çekti.

Uttar Pradeş Başbakanı Adityanath cumartesi günkü yorumlarında, kimliklerini gizleyerek ve gizli kapaklı faaliyetlerde bulunarak “kızlarının ve kız kardeşlerinin namusuyla oynayanlara" karşı "uyarıda" bulundu. Adityanath, davranışlarına dikkat etmezlerse "Ram Naam Satya yatra'yla" (cenaze alayı) karşılaşacaklarını söyledi.

Başbakan, Allahabad Yüksek Mahkemesi'nin evlilik uğruna din değiştirmenin kabul edilemez olduğu yönündeki yakın tarihli bir hükmüne de atıfta bulundu. Eylülde kabul edilen fakat kamuoyuna geçen hafta duyurulan hüküm, başkalarının evlilik hayatlarına karışmaması için destek isteyen evli bir çiftin dilekçesini reddetmişti. Mahkeme, kararında, ilgili tarafın dini inancının bir faktör olmadığı durumlarda "sadece evlilik amacıyla" din değiştirmenin kabul edilemez olduğunu gözetti.

Pazar günü, Hindistan'ın kuzeyinde başka bir eyalet olan Haryana'nın başbakanı Manohar Lal Khattar, kendilerinin de Hindu kadınların Müslüman erkeklerle ilişkiye girip din değiştirmeye zorlandığı yönündeki sözde trendle savaşmak için yasa çıkarmayı düşündüğünü söyledi. Hem Haryana hem de Uttar Pradeş, Narendra Modi'nin Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisi (BJP) tarafından yönetiliyor.

Feminist akademisyenler, "Aşk Cihadı" kavramını defalarca İslamofobik olmanın yanı sıra cinsiyetçi olmakla da eleştirdi. Gupta, 2009 tarihli "Hindu Kadınlar, Müslüman Erkekler: Aşk Cihadı ve Din Değiştirme" adlı makalesinde, Hindu kadınların din değiştirmesine ve "iffetine" yönelik öne sürülen korkuların, Hindu erkeklerin zor kullanarak kamusal-politik alana kendi otoritelerini dayatmasının bir yolu olduğunu söylüyor.