Aşı pasaportu virüsün yayılmasını önlemede işe yarar mı?

AB üyesi ülkeler, aşı pasaportuyla AB blogu kapsamında serbestçe seyahat etme hazırlığında. Ancak söz konusu pasaport uygulamasının mahremiyet ve güvenliği tehdit edeceğine dair endişeler var. Aşı pasaportuyla ilgili tereddütler neler? Virüsün yayılmasını önlemede işe yarar mı? Dijital yeşil sertifika ne kadar güvenli? Aşı pasaportu hangi tarihte geçerli?

Küresel kamuoyunda aşı krizi devam ederken, AB’den aşı pasaportu açıklaması geldi. “Dijital yeşil sertifika” olarak adlandırılacak pasaportla AB vatandaşları, AB bloğu kapsamında seyahat edebilecek. Böylece seyahat eden bireylerin Covid-19 sicili kontrol edilecek.

Aşı pasaportlarında kişinin Covid-19 aşısı olup olmadığı ile birlikte virüsü atlattığına veya virüs taşıdığına dair bilgiler yer alacak. Turizm sektöründe zor günler geçiren AB ülkelerinin, aşı pasaportu uygulamasıyla rahatlaması planlanıyor.

Ancak aşı pasaportu uygulamasının ne zaman faliyete geçeceği henüz bilinmiyor. Önce parlamentonun onayından geçmesi gereken uygulamanın, onay tarihi olarak haziran ayı gösteriliyor. İspanya, Yunanistan ve Portekiz gibi turizm sektörünün önemli ülkeleri, aşı pasaportu uygulamasına olumlu bakıyor. Türkiye ise, Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) henüz onaylamadığı Çin aşısını kullandığı için aşı pasaportu uygulamasının dışında kalıyor. Peki, aşı pasaportu ne kadar güvenli? 

AŞI PASAPORTU UYGULAMASI YENİ DEĞİL

Her açıdan zorlu bir yıl olan 2020’de uluslarası seyahatler durma noktasına gelmiş, turizm sektörü adeta batmıştı. Aşının bulunması ülke ekonomileri için yeniden umut aşığı oldu ve hükümetler, turizm sektörlerini canlandırma düşüncesiyle ‘aşı pasaportu’ fikrine sıcak bakmaya başladı.

Söz konusu pasaportun gerçekten işe yarayıp yaramayacağıyla ilgili endişeler var. Ancak aslında bu uygulama yeni değil. Sarı hummanın görüldüğü ülkelere ziyaret eden turistler aşılarını ‘sarı kart’ ile kanıtlamak zorunda. Aynı şekilde Amerika’ya giden göçmenlerin, kalıcı oturma izni sahibi olabilmesi için önce Sağlık Bakanlığı tarafından listelenen 15 hastalık için aşılanmış olması gerekli. 

AŞI PASAPORTU İYİ BİR FİKİR Mİ?

Ancak konu Covid-19 olunca herkes o kadar istekli değil. The Ekonomist’in konuyla ilgili yayımladığı bir makalede, politika uzmanlarının bu uygulamanın yalnızca kısa süreli faydalı olabileceğine dair öngörüleri var. Sivil toplum kuruluşları ve güvenlik araştırmacıları da verilerin kötüye kullanılmasından enşide duyuyor.

Bilim insanları ise bu fikrin tıbbi açıdan doğru olup olmadığını anlamak için henüz çok erken olduğunu söylüyor. Aşılar, virüse karşı güçlü bir koruma sağlıyor. Ancak bulaşmayı hangi ölçüde engelleyip engellemediği henüz bilinmiyor.

GÜVENLİK VE MAHREMİYET KAYGILARI

Özellikle hükümetlerin elde edilen verileri farklı şekilde kullanabileceği ihtimali kamuoyunu endişelendiriyor. Örneğin, geçtiğimiz yıl Singapur, temas izleme uygulamasından gelen verilerin başka hiçbir amaçla kullanılmayacağını söylemişti.  Ancak bu yılın başında suçla mücadele için polise erişim izni verildiğini açıkladı.

Çin’de de zorunlu sağlık uygulamaları, akıllı telefonlardan alınan konum verilerini kullanarak, bir kişinin iç mekânlara girmekte ve kısıtlama olmaksızın seyahat etmekte özgür olup olmadığını belirleyen QR kodları üretiyor. Ancak izleme verilerinin polisle paylaşıldığı görülüyor. Bu gibi örnekler aşı pasaportu fikrine zarar veriyor.

ADİL BİR SİSTEM Mİ?

Aşı pasaportunu değerlendiren uzmanlar, bu sayede eşitsizliğin artacağına ve psikolojik etkilerin gözle görünür şekilde çoğalabileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle tatil bölgelerinde, evlerinden çıkarılan aşılanmamış konaklama sektörü çalışanlarının, hastalığı ziyaretçilerden olmasa da birbirlerinden kapması oldukça muhtemel.

AŞI PASAPORTU NE KADAR GÜVENLİ?

Geçtiğimiz ay Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan bir açıklamada, aşılanan kişilerin kapanma ve karantina kurallarından muaf tutulmaması gerektiği savunuldu. Bununla birlikte sınır geçişleri için aşı pasaportu uygulamasının ‘erken’ olabileceği belirtildi. Aşı pasaportu konusuyla yakından ilgilenen Ada Lovelace Enstitüsü isimli düşünce kuruluşuda, kısa süre önce bu fikrin şu anda makul olmadığı sonucuna vardı.

  Bunun en önemli nedeni     mevcut aşıların hastalığı   önlemede çok etkili   görünmesine rağmen,   virüsün  bulaşmasını   tamamen   engellemedikleri veya   başkalarına   bulaştırma   yeteneğini   ortadan   kaldırıp   kaldırmadıklarının  net   olmaması.

Diğer bir neden ise, mutasyonların, şu anda ulaşılan sonuçları gelecekte değiştirebilecek olması ihtimali. Bilim insanları, mevcut aşıların şu ana kadar ortaya çıkan virüs varyantlarıyla baş edebilmesi gerektiğini umuyor. Ancak daha az etkili oldukları yeni bir varyant her an ortaya çıkabilir. Yeni aşılar kesinlikle hızla geliştirilecektir. Ancak dağıtılıncaya kadar pasaport sistemleri işe yaramayacaktır.

Son bir nokta da aşı pasaportu sisteminin kullanışlılığının, bir ülkenin vatandaşlarını ne kadar hızlı aşılayabileceğiyle ters orantılı olması. Bir aşılama programının erken safhalarında, çok az insan bu sistemden yararlanabilir. Sonlara doğru pasaportların pek yardımı olmayacaktır.