Arap Baharı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Libya

Libya’daki iç savaşta Mısır ile birlikte Halife Haftar’a destek olan Birleşik Arap Emirlikleri, mevcut durumun daha da kötüye gitmesine neden olmaktadır. Mısır ve BAE’nin arka çıkmasıyla Haftar, askeri çözüm noktasında ısrarcı gibi gözüküyor.

Arap Baharı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Libya

Libyada muhalif asker lider Haftar’ın Trablusu ele geçirmek için yaptığı hamle, ülkede devrimden sonra suların hemen durulmayacağını gösteriyor. 2014 yılında başlayan iç çatışmalar hala sürerken, özellikle Akdeniz havzasında emelleri olan güçler bu karışıklığı fırsata çevirme çabaları ise dikkat çekiyor. O güçlerden biri de GKRY, İsrail ve Mısır ile ittifak yapan Birleşik Arap Emirlikleri.

BAE’nin Libya politikası

BAE 2011 yılı Şubat ayında patlak veren Libya’daki isyanlarda devrimcilerin yanında yer almıştır. 2014’e kadar devam eden süreçte ise devrime destek olma çerçevesinde ittifaklar kurmuştur. BAE 2011 yılı Mart ayında Kaddafi rejimine karşı düzenlenen uluslararası operasyonu askeri olarak desteklerken 9 Haziran 2011’de Abu Dabi’de Libya’nın Dostları grubunun üçüncü toplantısına ev sahipliği yaparak devrime diplomatik açıdan katkı sağlamıştır. Yine aynı ay içerisinde Libya Geçici Ulusal Konseyi’ni tanımış ve Libya halkının tek meşru temsilcisi olduğunu açıklamıştır. 2012 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilen seçimlerle iş başına gelen Milli Genel Kongre (MGK) içinde çoğunluğa sahip Mahmut Cibril, BAE ile yakın ilişki içinde olmuştur. BAE, Cibril üzerinden Libya siyasetini etkilemeye çalışmakla suçlanmıştır. Mahmut Cibril’e ek olarak Libya’nın BAE Büyükelçisi Arif Ali Nayed, Zeydan hükümetinin Enformasyon Bakanı Mahmut Şemmam ve Trablus’ta etkili askeri gruplardan Kaka Tugayları lideri Abdülmecit Milikta BAE ile iyi ilişkileri olan ittifakın öne çıkan isimleridir. 2012 ve 2013 yıllarında BAE’nin MGK içindeki müttefiklerinin devrimci güçler karşısında istenilen başarıyı gösteremeyerek siyaset sahnesinden çekilmek zorunda kaldığı 2014 yılı başında Halife Haftar darbe girişiminde bulunmuştur.

2014’ten itibaren BAE, Mısır ile birlikte darbeci General Halife Haftar’ı desteklemeye başlamıştır. Şubat 2014’te BAE’nin MGK içindeki müttefikleri siyaseten mağlup olduğunda Halife Haftar MGK’yı feshettiğine dair bir basın açıklaması yaparak darbe girişimi gerçekleştirmiştir. Şubat ayında Libya içinde yeterli desteği bulamayan Haftar, Mayıs ayında tekrar bir açıklama yaparak darbe teşebbüsünü tekrarlamıştır. Daha önceki süreçte Cibril ve Milikta ile yakın ilişkisi olan Zintanlı birlikler MGK’ya karşı harekete geçmiştir. Misratalı birliklerin MGK’dan yana pozisyon almasıyla Zintanlı birlikler geri çekilmek zorunda kalmış, Mısır ile BAE 18 ve 22 Ağustos 2014 tarihlerinde başkent Trablus’a hava saldırısı düzenlemiştir. İki ülke operasyonu resmi olarak kabullenmese de ABD Savunma Bakanlığı, Mısır ve BAE’nin Libya’da “İslamcı”ların mevzilerine harekat düzenlediğini, Washington ile bu konuda fikir alışverişi yapılmadığını ve kendileri için bunun bir sürpriz olduğunu söylemiştir. Buna rağmen Libya’daki devrimci güçler direnmiş, BAE’nin batı bölgesindeki müttefikleri başarısız olmuş, Halife Haftar doğu bölgesinde sınırlı bir etki oluşturabilmiştir. Haftar liderliğindeki ittifak halihazırda askeri ve siyasi faaliyetlerini sürdürüyor olsa da kısa ve orta vadede Libya’da yönetimi ele geçirmeleri mümkün görünmemektedir.

BAE, Libya politikasında uluslararası desteği arkasına almak için dönemin Libya Özel Temsilcisi Bernardino Leon ile yakın ilişki geliştirmiştir. Leon daha sonra BAE Diplomasi Akademisi’nin başına geçmiştir. Ağustos 2014 ve Kasım 2015 arasında Libya Özel Temsilcisi olarak görev yapan Bernardino Leon Libya’da çatışan taraflar arasındaki müzakere sürecine öncülük etmiş ve Libya Siyasi Anlaşması’nın vücut bulmasında önemli rol oynamıştır. Guardian gazetesinin BAE Diplomasi Akademisi’ne başkanlığı için Abu Dabi yönetimi ile anlaştığını ortaya çıkarması Leon’un misyonuna ilişkin ciddi soru işaretleri oluşturduğu gibi Libya’da da ciddi eleştiri konusu haline gelmiştir. Bazı kaynaklar Bernardino Leon ve BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed arasındaki e-postaların ifşa olduğunu ve bu yazışmalarda Leon’un BM elçisi olarak görev yaptığı sırada Libya’daki iç savaşın bir tarafını destekleme konusunda BAE ile iş birliğine girdiğini iddia etmiştir. BAE ve Haftar arasındaki yakın ilişki Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve müttefiklerinin Katar’a ambargo uygulama kararını Temsilciler Meclisinin (TM) desteklemesiyle bir kez daha ortaya çıkmıştır.

BAE’nin Mısır ile birlikte Halife Haftar’a desteği Libya’da krizin derinleşmesine neden olmaktadır. Halife Haftar BAE ve Mısır’ın arka çıkmasıyla Libya’da askeri çözüm noktasında ısrarcı davranmaktadır. Bingazi içinde sürdürdüğü askeri operasyonlarını güneye ve Petrol Hilali’ne taşıyarak karşı kampla silahlı çatışmaları derinleştirmek istemektedir. Bunun yanında batı bölgesinde kendisine silahlı müttefikler bularak çatışmayı Trablus’un içine de yaymayı arzulamaktadır. Ayrıca sivil otoriteye tabi olmayarak Libya’daki güvenlik krizinin aşılmasını engellemektedir. Haftar’a siyasi meşruiyet sunan TM, uluslararası aktörlerin Libya’nın meşru otoritesi olarak kabul ettiği Başkanlık Konseyi’ni tanımayarak ülkedeki siyasi geçiş sürecinin önünü tıkamaktadır.