Anneyi devlete düşman etmek istediler

Evlatları HDP eliyle terör örgütü PKK için dağa kaçırılan annelerin Diyarbakır’da HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemi 3’ncü ayını geride bıraktı. 5 yıl önce kaçırılan kızı Yasemin için evlat nöbetine katılan Yıldız Ballı, evladının geçen yıl bir karakol baskınında öldüğünün söylendiğini belirterek, bu tarihte sözü edilen yerde bir eylem gerçekleşmediğinin ortaya çıktığını belirtti.

Anneyi devlete düşman etmek istediler

HDP’nin Diyarbakır İl Başkanlığı'nın önünde 21 Ağustos 2019’da oturma eylemi başlatan 8 çocuklu Hacire anne, oğlu Mehmet Akar'a bu evlat nöbetiyle kavuştu. Hacire annenin devrim niteliğindeki bu eyleminin ardından HDP’nin Diyarbakır’daki binası önünde aileler tarafından 3 Eylül’de evlat nöbeti başlatıldı. Evlat nöbetinde 92 gün geride kalırken, Türkiye’nin birçok ilinden gelen ailelerinde katılımıyla oturma eylemini halen sürdüren aile sayısı da 57’ye yükseldi.

Ailelere yine yurdun değişik bölgelerinden destek ziyaretleri devam ederken, ailelerin çocuklarıyla ilgili yeni gelişmeler de yaşanıyor.

Evlat nöbetini sürdüren ve kızı 2014 tarihinde HDP eliyle dağa kaçırılan anne Yıldız Ballı, 16 yaşındaki kızının 5 yıl önce terör örgütünün dağ kadrosuna götürüldüğünü anlattı. Anne Yıldız Ballı, kızı Yasemin için "Kızın Şırnak Uludere'de karakol baskınında öldü" denildiğini hatırlattı. Terör örgütü PKK’nın bu yalanının istihbarat birimleri tarafından ortaya çıkarıldığına dikkati çeken anne Ballı, 2014'te kaçırılan Yasemin Ballı’nın ölmediğini, hatta terör örgütü PKK’nın 2018'de iddia ettikleri tarihte Şırnak'ta böyle bir saldırı gerçekleştirmediğinin ispatlandığını söyledi. Böylece terör örgütü PKK’nın, evlat nöbetindeki anneyle, kızını askerlerin öldürdüğünü iddia ederek devletle karşı karşıya getirme oyunu da bozulmuş oldu.

Terör örgütü PKK ile HDP’nin işbirliğine dikkati çeken Yıldız Ballı, kızı için Konya’da boş bir mezar hazırlattığını, evladı dönene kadar HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki evlat nöbetini sürdürmekte kararlı olduğunu vurguladı.

DÖNMEK YOK

Oğlu 4 yıl önce kaçırılan Salih Gökçe’de, Ağrı’dan geldiği Diyarbakır’da evladı Mehmet Gökçe’ye kavuşmak için eylemini sürdürüyor. Salih Gökçe, burada yaptığı açıklamada, "Gerekirse evlatlarımız için yıllarca burada bekleyeceğiz. Bir metre kar da yağsa gitmeyeceğiz. Gitmek yok, bu yola baş koyduk. Herkes gelse, elini taşın altına koysa bu terör belası biter" şeklinde konuştu.

Evlat nöbetindeki annelerden Mevlüde Üçdağ ise 5 yıl önce HDP tarafından kandırılarak PKK’ya teslim edilen oğlu Ramazan için eyleme katılıyor. Anne Mevlüde Üçdağ, toplumun bütün kesimlerinin desteğine ihtiyacı olduklarını ifade ederek, evladının kokusunu, konuşmasını ve O’na sarılmasını özlediğini söyledi. Anne Üçdağ, “Kararlıyım, evladımı almadan buradan gitmeyeceğim” diyerek evlat nöbetine katılan ailelerin ne kadar azimli olduklarını da ortaya koydu.

BİR ANNE DE ALMANYA’DA EYLEMDE 

Bu arada, terör örgütü PKK’nın çocukları zorla ya da kandırılarak dağa kaçırılan aile sadece Türkiye’de bulunmuyor. Türkiye’nin sınır ötesi harekatları sırasında, Suriye’de Irak’ta çocukları zorla silah altına alınan aileler olduğu gibi bazı Avrupa ülkelerinde de PKK tarafından mağdur edilen ailesi sayısı hiçte küçümsenecek sayıda değil.

Almanya’da yaşayan Maide T, kızı Nilüfer T’nin 12 Kasım’da birden ortadan kaybolması üzerine evladının arkadaşları üzerinden Nilüfer T’yi bulmak için harekete geçti. Kızının sosyal aktivite adı altında terör örgütü adına faaliyet gösteren bir derneğe gittiğini tespit eden Maide T, daha sonra PKK için çocukları örgütleyen kadını buldu.

Kadının kızıyla irtibatını inkar etmesi üzerine anne Maide, derneğe polis getirerek arama yaptırmak istedi. Alman polisinin yüzeysel aramasının ardından bir sonuç çıkmaması üzerine anne Maide T, derneğin önünde “Kızımı verin” diyerek aynı Diyarbakır’daki aileler gibi nöbet tutmaya başladı.

Anne Maide T’nin nöbetinin dernek üzerindeki olumlu havayı bozacağının ortaya çıkması üzerine gençleri örgütleyen ve daha önce Nilüfer T’yi tanımadığını iddia eden kadın yeniden ortaya çıktı.

PKK adına hareket ettiği anlaşılan kadın, Maide T’ye kızından geldiğini iddia ettikleri bir mektup verdi. Nilüfer T’nin mektubunda, Türkçe olarak eve dönmeyeceği yazılıydı. Anne Maide T, kızının çok düzgün Türkçe konuşup Türkçe yazamadığı için şaşırarak, böylece gelen mektuptan terör örgütü PKK adına kaçırıldığından ya da kandırıldığından emin oldu. Anne Maide T, Almanya’da kaçırılan kızının bulunması ve geri getirilmesi için Alman devletinin gerekeni yapmasını talep ediliyor.

1980’li yılların sonlarında etkinliğini artıran terör örgütü PKK, her Kürt aileden bir çocuğunu "zorunlu askerlik" kapsamında örgüte katmasını istedi. Bu uygulama, kırsalda örgütün ciddi bir insan gücü toplamasını sağladı. Köylerde yaşayan bazı Kürt çocuklarını zorla, bazılarını da gönüllü olarak saflarına katan örgüt, en çok çocuğu bu dönemde topladı. Terör örgütünün bu taktiği taktiği, yurt içinde gittikçe neredeyse sıfıra inerken, Avrupa ve Türkiye’ye güneyden sınırı olan ülkelerde halen devam ediyor.

Onlardan biri olan A.K, 14 yaşında bir kız çocuğuyken örgüte katıldı ve 7 yıl örgütte kaldıktan sonra kaçtı. Kaçtıktan sonra Avrupa’da yaşayan ve iki çocuk annesi olan A.K, PKK kamplarına getirilen küçük çocukların korkularına, aile özlemlerine tanıklık etti. A.K, terör örgütünün, henüz bir olgunluğa erişememiş çocukların duygularını istismar ettiğini düşünüyor.

Terör örgütü PKK’nın geçtiğimiz yıllarda Avrupa ülkelerinden çok sayıda çocuğu kaçırarak Suriye’de savaştırdığı ortaya çıkmıştı. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre, PKK’nın önceki yıl Avrupa’dan 55 çocuğu, geçen yılda Belçika’dan 61 çocuğu alarak savaşmaya götürdüğü belirlenmişti.