Annelerin direnişi PKK'nın sonunu getirebilecek mi?

Evlatları kandırılarak ya da kaçırılarak HDP eliyle terör örgütü PKK kamplarına götürülen ailelerin HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde 3 Eylül’de başlattığı oturma eylemine katılım her geçen gün artarken, evine dönen çocukların sayısı 6’ya ulaştı. Annelerin direnişi, HDP-PKK arasındaki kirli oyunun sonunu getirebilecek mi?

3 Eylül 2019’dan beri Diyarbakır’da devam eden oturma eyleminin benzeri aslında ilk defa 2014 yılında yaşandı. 14 çocuğun terör örgütü PKK için dağa kaçırılmasının ardından bu çocuklardan birinin annesi olan S.B, Diyarbakır Sur’da başlattığı eylemle çocuğunun kurtulmasını sağladı.

S.B’nin evladına kavuşması, çocukları kaçırılan ya da kandırılan diğer aileler için de umut olurken, o dönemdeki oturma eylemlerine 70’den fazla aile katılmıştı.

HACİRE AKAR’IN ZAFERİ UMUT OLDU

Terör örgütü PKK ile HDP arasındaki işbirliği, 21 Ağustos 2019’da partinin Diyarbakır İl Başkanlığı'nın önünde oturma eylemi başlatan 8 çocuklu Hacire annenin oğlu Mehmet Akar’a kavuşmasıyla gün yüzüne çıktı.

Hacire Akar'ın mücadelesini örnek alan Fevziye Çetinkaya, Remziye Akkoyun ve Ayşegül Biçer, HDP’nin Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde 3 Eylül'de oturma eylemine başladı. Ailelerin HDP binası önündeki eylemi 163. gününde (12 Şubat 2020) hala sürüyor.

Hacire Akar’dan sonra Hatice Ceylan 10 Aralık’ta 4 yıl önce dağa kaçırılan oğlu Cafer'e, Hüsniye Kaya 25 Aralık’ta terör örgütü PKK'nın Irak'taki kamplarından kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan kızı Mekiye Kaya'ya, babaanne Halime Kadran 10 Ocak’ta torunu İbrahim Halil Kadran'a, Necla ve Metin Açan çifti 4 yıl önce kaçırılan ve örgütten kaçarak kurtulan oğlu Hakan Açan’a 4 Şubat tarihlerinde kavuştu.

BİR HASRET DAHA SONA ERDİ

Dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan bir ailenin daha evlat hasreti son buldu.

Müjdeli haberi alarak İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne giden baba Nizamettin ve anne Aslıhan Eşrefoğlu, oğlu Hüseyin ile ifade işlemi için götürüldüğü Emniyet Müdürlüğü’nde görüştü. Duygusal anların yaşandığı buluşmada oğulları Hüseyin'e kavuşan Eşrefoğlu çifti, 5 yıllık hasretin ardından evladını bağrına bastı.

Eşrefoğlu çifti, terör örgütünden kaçıp güvenlik güçlerine teslim olan oğullarının geri dönüşünü evlat nöbetine diğer ailelerle paylaştı. Baba Nizamettin Eşrefoğlu, İstanbul’da 5 yıl önce oğlunun kandırılarak dağa götürüldüğünü söyledi.

Oğlunun güvenlik güçlerine teslim olduğunu anlatan Eşrefoğlu, “Allah devletimizden, Cumhurbaşkanımız’dan razı olsun. Devletimiz, dinimiz, kitabımız, bayrağımız birdir. Devletimize çok teşekkür ederim” şeklinde duygularını dile getirdi.

Böylelikle evlat nöbeti sayesinde ailesine kavuşan çocuk sayısı 6’ya yükseldi. Halen 85 aile de HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde evlatlarına kavuşma umuduyla eylemlerini sürdürüyor.

NÖBETE İZMİR’DE DEVAM EDİYOR

Bu arada, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığı kızı Gamze Laçin’e kavuşmak için diğer ailelerle birlikte Diyarbakır’da evlat nöbeti tutan baba Mehmet Laçin, sağlık sorunları dolayısıyla ameliyat olmak için İzmir’e gitti.

Baba Laçin, sağlık sorunlarına rağmen kızının fotoğrafı ve Türk bayrağıyla birlikte HDP İzmir İl Başkanlığı önünde evlat nöbetini sürdürdü. Mehmet Laçin burada yaptığı açıklamada, "Bu yolda ölmek var, dönmek yok. HDP'den alacağım var, beni yüreğimden vurdular" ifadeleriyle kararlılığını dile getirdi.

Evlatlarının terör örgütünün kamplarına HDP eliyle götürüldüğünü belirten Laçin, "HDP'nin gözü var ama görmüyor, kulağı var ama duymuyor çünkü işlerine gelmiyor.  Bunların amacı siyaset yapmak değil. Bu çocukları HDP'nin götürdüğünü kendileri de biliyor. Çocuklarımıza kavuşmamızın en kolay yolu onlarda. Ancak, çocuklarımızı vermek işlerine gelmiyor. Kızımı alıp, dağa çıkarsınlar diye yetiştirmedim” diye konuştu.

OĞLUNUN TESLİM OLACAĞINA İNANIYOR

Evlat nöbetinin son üyesi 11 Şubat’ta Şırnak’ın Uludere ilçesinden Diyarbakır’a giderek oturma eylemine katılan baba Emin Yıldız oldu. 6 yıl önce 13 yaşında dağa kaçırılan oğlu Ercan Yıldız için oturma eylemine katılan Yıldız, oğlunun henüz ortaokul öğrencisiyken dağa götürüldüğünü belirtti.

“Yaptığım araştırma sonucu oğlum Ercan’a 20 lira verip, dağa götürdüklerini tespit ettim. HDP’den çocuğumu istiyorum. Çünkü oğlumu onlar götürdü” diyen Yıldız, “Çocuklarımızı kandırıp dağa götürdüler. Çocuğum gelmeden buradan gitmeyeceğim. HDP çocuklarımızı getirsin. İnşallah gelip teslim olacak, kavuşacağız” temennisiyle duygularını ifade etti.

UMUTLAR ARTIYOR

Bir yandan düzenlediği katliamlar ile bebek ve çocuklar da dahil masumları katleden PKK, diğer yandan zorla veya kaçırarak örgüte götürdüğü çocukları silahlandırarak onları suça itiyor. Öte yandan, ailelerinden koparılan fidanlar yüzünden anne ve babalar gözü yaşlı bırakılıyor.

Sözde “özgürlük” vaadiyle kandırılarak PKK’nın kamplarına götürülen ve burada terör örgütünün iç yüzünü gördükten sonra kaçarak teslim olan çocuklar, örgütün insan kaynağının HDP olduğunu itiraf ediyorlar.

HDP, elinde bulundurduğu belediyeler aracılığıyla halk evleri, kültür merkezleri, müzik kursları, piknik gibi sözde sosyal organizasyonlarla genç beyinleri zehirleyerek PKK için dağa gönderilmesini sağladı.

Bu kirli bağ, Diyarbakır’da eylem yapan ailelerin yanı sıra örgüt kamplarından bir şekilde kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan çocuklar tarafından da deşifre etti.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ üyelerinin devlet kadrosundan temizlenmelerinin ardından kararlılıkla yürütülen terörle mücadele, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde halka hizmet için değil PKK’ya hizmet için çalışan HDP’li belediyelere atanan kayyımlar, terör örgütünü neredeyse bitirme noktasına getirdi.

Örgüt tarafından kaçırılan ya da kandırılarak dağa götürülen gencecik çocuklar da örgütün iç yüzünü anladıktan sonra bir şekilde kurtuluşun yollarını arar oldu. Örgütten kaçabilen ve güvenlik güçlerine teslim olan örgüt mensubu sayısı son dönemde oldukça arttı.

Bu noktada İçişleri Bakanlığı’nın aileler ile irtibata geçerek çocuklarının kurtulması için yürüttüğü çalışmalar da etkin sonuçlar verdi.

Ailelerin direnişi ve güvenlik mensuplarının terörle mücadeledeki kararlılığı, PKK ile HDP’nin iş birliğine büyük darbe vururken, terör örgütüne katılımı da yok denecek seviyelere düşürdü.

Evlatlarına kavuşmak isteyen ailelerin direnişinin yanı sıra halka merkezi idare ve yerel yönetimlerin yapacağı hizmetler, terör örgütüne insan kaynağı devşirilmesini tamamen sona erdirecektir.

Aileler ve örgütten kaçanların verdiği mesajlar, HDP’nin terör örgütü ile olan ilişkisinin de sorgulanmasına yol açacaktır.

İnsan kaynağını Türkiye'de HDP üzerinden sağlayan terör örgütü PKK bu evlat nöbeti gibi eylemlerin yaygınlaşması, ailelerin bilinçlenmesi, devletin olumlu adımları ve yaptırımları sonunda yok olmaya doğru gidecektir. Bu da bölge insanı ve Türkiye’nin istikrarına 40 yıla yakın süredir büyük zarar veren örgütün bu hainliğinin önüne geçilmesini sağlayacaktır.