Analiz: ABD'nin çöküşü İngiltere'ninki gibi mi olacak?

Son dönemde sosyal medyada ve televizyon yayınlarında, 2021 itibariyle doların çökeceğine ve ABD'nin batacağına dair felaket senaryolarını sıklıkla duymaya başladık. Peki analistler bu söylentileri nasıl değerlendiriyor? ABD, kaçınılmaz kaderinden kaçabilecek mi?

Covid-19 pandemisinin de baş göstermesiyle birlikte sosyal medyada ve televizyon yayınlarında, 2021 itibariyle doların çökeceğine ve ABD'nin batacağına dair felaket senaryolarını sıklıkla duymaya başladık. Peki bu söylenditler ne kadar gerçeği yansıtıyor? Dünya'nın en güçlü devletleri arasında yer alan Amerika'nın çökmesi bu kadar kolay mı?

Çin'in başkenti Pekin'deki Tsinghua Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Dekanı Yan Xuetong, ABD'nin olası çöküşünü şöyle değerlendirdi. Der Spiegel dergisine konuşan Yan, ABD'nin çöküş sürecinin İngiltere imparatorluğunun dağılma senaryosuna göre geçeceğini dile getirerek "Birleşik Krallık uzun süre boyunca dünyanın en büyük gücüydü, çöküşü uzun sürdü, onlarca yıl sürdü" ifadelerini kullandı.

ABD'deki bu sürece şaşırmadığını kaydeden Çinli uzman, "Zamanla tüm imparatorluklar çöküyor, bu anlamda önümüzdeki binyıllarda da hiçbir şey değişmeyecek. Büyük güçler 3 aşamadan geçiyor: yükseliş, durgunluk ve çöküş" dedi.

 Ayrıca Yan, gelecekte Çin ile ABD arasındaki cepheleşmenin teknolojik üstünlük hevesi üzerine dayanacağını da sözlerine ekledi.

ÇÖKÜŞ VE DAĞILMA

Bununla birlikte ''İmparatorluktan Sonra Amerikan Sisteminin Çöküşü'' başlıklı kitabın yazarı Emmanuel Todd'da bu öngörülere özetle şu cevabı veriyor: “Amerikan İmparatorluğu olmayacak. Zira Amerika’nın yerinin pek de sağlam olmadığı anlaşılmaktadır”.

Benzer şekilde, ABD yönetimine yakın, hatta birçok kimse tarafından “derin Amerika’nın ağzı” olarak nitelendirilen ve ABD dış politikasına yön veren bir dergi olarak kabul edilen Foreign Affairs’in Mart 2010 sayısında yayımlanan makale de söyledikleri de epey dikkat çekiciydi. “Karışıklık ve Çöküş: Kaosun Eşiğindeki İmparatorluklar” başlıklı çalışmasında Niall Ferguson da ABD'nin sonunun yakın olduğuna ve hiç beklenmedik bir anda, hızlı bir şekilde çökebileceğine işaret ederek bunun nedenleri üzerinde duruyordu.

Todd ve Ferguson’ın çalışmalarının başlıkları bile aslında meseleyi büyük ölçüde özetliyor. Gerçekten de her iki çalışmanın başlığında ön plana çıkan “çöküş”, “karışıklık” ve “kaos” kelimeleri her geçen gün ABD ile özdeş hale geliyor ve “Her güçlü imparatorluk ne kadar güçlü olursa olsun bir gün mutlaka çöker” sözü, başta Beyaz Saray olmak üzere, ABD’nin güç merkezlerinin koridorlarında yüksek sesle yankılanıyor.

KAÇINILMAZ SON!

Analistlere göre Amerikan İmparatorluğu çöküyor; buradan bir kaçış yolu yok. Ne zaman çökeceğini söyleyebilmek zor, fakat uzatmaları oynadığı ortada. Burada sorulması gereken asıl soru ise bu çöküşün nasıl olacağı, tüm insanlık açısından ne tür maliyetlere yol açacağı ve elbette bundan Türkiye’nin nasıl etkileneceği. Zira gidişat, Türk-Amerikan ilişkilerinde bir “boşanmanın” hiç de kolay olmayacağını gösteriyor. ABD Türkiye’yi kaybettiği takdirde bu çöküş sürecinin daha da hızlanacağının farkında. Türkiye’nin üstündeki baskıları bir de bu açıdan okumak gerekiyor.