ABD'nin ulusal borcu tarihte ilk kez 33 trilyon dolara ulaştı

ABD hükümeti artan faiz oranları, kamu borçları, savunma sanayi harcamaları sebebiyle ekonomik darboğaza girme tehlikesi yaşıyor. Merkez Bankası, (Federal Reserve) resesyona neden olmadan enflasyonu azaltmaya çalışıyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanı Janet Yellen, borcun 33,04 trilyon dolara ulaştığını, bunun da haziran başında borç tavanının kaldırılmasından bu yana 1,58 trilyon dolar artırdığını söyledi.

ABD ekonomisi giderek zayıflıyor. ABD'nin toplam borcu yalnızca bir günde 275 milyar dolar gibi yüksek bir artış gösterdi. Bu rakam 33,44 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaştı.

Yıllar süren aşırı harcamaların ardından ülke, geçen senenin ocak ayında 31,4 trilyon dolarlık borç tavanına ulaştı.

Mayıs ayında Başkan Joe Biden ve Temsilciler Meclisi Sözcüsü Kevin McCarthy, borç tavanının Ocak 2025'e kadar ertelenmesi konusunda anlaşma sağladılar.

Ülkede en zengin yüzde 20'lik kesimin elinde tuttuğu tasarruf varlıkları ekonomiyi ayakta tutuyor. Faiz oranları her gün artmaya devam ederse uzmanlar bunun yeterli olmayacağını öngörüyor.

2023 mali yılın başlangıcında uzun vadeli hazine tahvil getirilerinin yüzde 4,75'in üzerine çıkmasıyla ABD ekonomisi yüksek bir başlangıç ​​yaptı.

Bu artış 2022 yılı devlet hazine eğrisinin daha uzun vade sonunda 2023 yılında zirvelere ulaştığımız çeyrek sonu eğiliminin bir devamı olarak görüldü.

ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi, tüm faiz oranı yapısındaki kapsamlı değişimin bir parçası olarak yaklaşık yüzde 0,5 puan artarak yüzde 4,8 civarına yükseldi.

Bu artışın getirilerdeki değişimi 2022 haziran ayının sonundan bu yana göz kamaştıran yüzde 1 puana çıkardı.

Bu da şirketler için daha yüksek borçlanma oranlarına, hane halkı için daha külfetli taşıt kredilerine ve yatırımcılar değiştikçe bankacılık sisteminden daha belirgin ve düzensiz mevduat çıkışlarına yol açtı.

Enflasyon, artan kira maliyetleri ve yüksek faiz oranları sonucunda 2022 mali yılının başından bu yana hanelerin en alt tabanındaki yüzde 40'ının parasının azaldığı kaydedildi.

Uzmanlar, bu yıl aynı durumun orta kesimdeki yüzde 40 için de görüldüğünü ve en tepedeki yüzde 20 için tasarrufların aşağı yönlü bir seyir izlediğini bildirdi.

Yüksek gelirli haneler daha fazla tasarruf etme eğiliminde olduğundan devletin tüketici harcamalarına verdiği desteğin ortadan kalktığı anlaşılıyor.

ABD senatörü Cynthia Lummis, X adlı sosyal medya platformunda paylaşmış olduğu bir gönderide, "Geçen yıl ikiye katlanarak 2 trilyon dolara çıkan açık, Amerika'nın geleceğini önemseyen herkes için yanıp sönen kırmızı bir uyarı işareti olmalıdır. Ulusumuz gelecek nesilleri gömecek bir borç ölüm sarmalına hızla yaklaşıyor. Washington'un harcama bağımlılığına son vermemiz gerekiyor” dedi.

ABD'NİN ULUSAL BORCU TARİHİNDE İLK KEZ BU KADAR YÜKSEK GÖRÜLDÜ 

Hazine Bakanlığı, bu ayın başlarında ABD federal hükümetin işletme giderlerini karşılamak için borç aldığı para miktarının ilk kez 33 trilyon doları aştığını söyledi. 

Son yıllardaki koronavirüs krizi ve karantinalar harcamaları ve borçları artırdı.

ABD Merkez Bankası, (Federal Reserve) hızla artan enflasyonu kontrol altına almaya çalıştı. 

Banka, faiz oranlarını 2008 küresel mali krizinden bu yana görülmeyen seviyelere yükselterek beklenmedik şekilde faiz artırımına girişti.

Sonuç olarak federal hükümet, faiz maliyetlerinin geçen yıl 400 milyar doların biraz altında olduğunu aktardı. Yetkililer, 2032'de ise 1,2 trilyon dolara çıkacağını öngörüyor.

Analistlerin tahminlerine göre, ABD hükümet, ulusal borcun faizi için daha fazla para ödüyor, bu da yüksek faiz giderlerini karşılamak için yeniden daha yüksek borçlanmayı zorluyor.

Bitcoin danışmanı Max Keizer, X'e yaptığı açıklamada, "Faiz artırımı enflasyonu durduramayacak daha yüksek enflasyonu artıracak. Kısır döngü amansız bir döngü. Ölüm borcu sarmalına girdik” ifadelerini kullandı.

33 trilyon dolarlık federal borç, kamuya ait 26 trilyon dolarlık borçtan, ABD hükümeti emeklilik fonları ve Sosyal Güvenlik Güven Fonu gibi Hazine tahvillerindeki 7 trilyon dolarlık borçtan oluşuyor.

Forbes’in aktardığına göre, Federal Bütçe Komitesi Başkanı Maya MacGuineas bir basın açıklamasında, “ABD kimsenin gurur duymayacağı yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Gayri Safi Ulusal borcumuz 33 trilyon doları aştı. Bu arada kamunun borcu yakın zamanda 26 trilyon doları aştı. Bu devasa sayılara karşı hissizleşiyoruz ama bu onları daha az tehlikeli yapmıyor” şeklinde konuştu.

2001'den beri hükümet her yıl yaklaşık 1 trilyon dolar açık veriyor. Buna sosyal güvenlik ağı programları, borç faizleri ve askeri finansman harcamaları da dahil.

Özellikle ABD savunması bütçe açığına sebep olan önemli bir faktör olarak biliniyor.

ABD Kongre Bütçe Ofisi'nin son verileri, ulusal borcun önümüzdeki 30 yılda neredeyse iki katına çıkacağını söylüyor.

Mail Online’nın aktardığına göre, Peter G. Peterson Vakfı CEO'su Michael Peterson yaptığı açıklamada, “Yasa yapıcılar kısa vadeli bir mali krizden diğerine sürüklenirken ulusal borcumuz trilyonlarca birikmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Peterson, “Haziran ayındaki borç tavanı hesaplaşmasının ardından 32 trilyon dolarlık borç dönüm noktasını geçtik. Şimdi sadece üç ay sonra olası bir hükümet kapanmasına bakarken kırmızı kalemle 33 trilyon doları hızla geçtik” dedi.