Almanya’da Başbakan adayı Armin Laschet Türkiye’ye yakın politikaları ile ön plana çıkıyor

Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak seçimler öncesi kimin Başbakan olacağı merakla bekleniyor. Özellikle Türkiye ve Türklere yakın duruşu ile bilinen Başbakan adayı Armin Laschet, yapılan anketlerde ön plana çıkıyor. Peki, Armin Laschet hangi söylemleri ve politikaları ile biliniyor? Laschet’in Türkiye-AB ilişkilerine bakış açısı ne?

Almanya’da Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) lideri Markus Söder, 26 Eylül tarihinde yapılacak seçimler öncesi Başbakan adaylığından geri çekildiğini duyurdu. Konu hakkında açıklama yapan Söder, Hristiyan Demokrat Parti’nin (CDU) lideri Armin Laschet’in adaylığını onayladığını açıkladı. Armin Laschet’in adaylığını duyurduğu CDU partisi, mevcut Başbakan Angela Merkel’in mensubu olduğu parti olarak biliniyor.

Söder’in Başbakanlık adaylığından geri çekildiğini duyurmasının ardından, Eylül ayında yapılacak genel seçimlerde CDU-CSU partilerinin ortak adayı Armin Laschet oldu. Ocak ayında parti içinde yapılan seçimlerde CDU lideri seçilen Laschet, Türkiye’ye yakın söylemleri ve politikaları ile ön plana çıkıyor.

Anketlerde Laschet’ten daha fazla puan toplayan Söder, CDU yönetiminin desteğini alamaması sebebiyle Başbakanlık adaylığından geri çekildi. Almanya’da muhafazakar partilere olan destek genel olarak azalırken, Yeşiller Partisi de dahil olmak üzere tüm partilerin ciddi bir yarış içine gireceği öne sürülüyor.

Armin Laschet, Başbakan Angela Merkel’e yakın olmasıyla bilinen bir siyasetçi. Kuzey-Ren-Vestfalya eyaleti Başbakanı olan Laschet, Ocak ayında CDU Partisi’nin başına geçerek başbakanlık adaylığını duyurdu.

Aşırı sağcılara karşıt bir politika izlemesiyle bilinen Laschet, Türkiye ile olan ilişkilere önem veriyor. Türkiye ile olan ilişkilerde diyalogdan yana bir politika izleyen Laschet, Türkiye’nin AB üyeliğine mesafeli yaklaşıyor.

İnternet üzerinden yapılan ve delegelerin dijital sandıklarda oy kullandığı kongrede Laschet, 992 delegeden 552’sinin oyunu alarak rakibi Friedrich Merz’in önünde seçimi kazandı. Merz, partiyi daha da muhafazakar bir çizgiye taşımayı amaçlarken, Laschet ise partinin merkez sağda ve ılımlı politikalar izlemesi gerektiğini savundu.

Eylül ayındaki seçimlerde Merkel’in Başbakanlığı ve siyaseti bırakacak olması, CDU’daki başkanlık yarışını oldukça önemli bir hale getiriyor. Almanya’nın en büyük eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’da başbakanlık görevinde bulunan Laschet, göçmenlere yönelik olumlu ve sıcak yaklaşımıyla biliniyor. Ayrıca Laschet, merkez sağda, ılımlı ve kapsayıcı bir siyaset izlemesi ile tanınıyor. Bugüne kadar Angela Merkel’in izlediği siyasi politikalarda, Laschet’in ciddi bir desteği bulunuyor.

Daha önce Federal Meclis’te milletvekilliği ve Avrupa Parlamentosu üyeliği yapmış olan 59 yaşındaki Laschet, çok deneyimli bir siyasetçi olarak tanınıyor. Hukuk ve siyaset mezunu olan Laschet, 2015 yılında yaşanan mülteci krizi esnasında Merkel’in izlediği “açık kapı politikasına” destek veren siyasetçiler arasında bulunuyor.

Geçmişte Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Uyum Bakanı olarak görev yapan Laschet, Türkiyeli göçmenler ile yakından iletişim kuruyor. Almanya’da çok kültürlülüğü savunan Laschet, ülkenin ekonomik olarak gelişmesinde en büyük payın göçmenlere ait olduğunu söylüyor.

CDU’nun 9’uncu başkanı seçilen Laschet, video konferans aracılığı ile duygusal bir konuşma gerçekleştirmişti. Babasının madenci olduğunu hatırlatan ve güvenin önemine vurgu yapan Laschet, “Bana her gün, yerin 1000 metre altında, sıcak ve karanlıkta, ağır koşullarda çalışırken, kimsenin nereden geldiğinin, hangi dine mensup olduğunun, hangi kökene sahip olduğunun, nasıl bir görüntüde olduğunun hiçbir önemi olmadığını ve asıl önemli olanın yanındakine güven duymak olduğunu öğretti” ifadelerini kullandı.

Bu güvenin kendilerini ayakta tuttuğunu söyleyen Laschet, CDU’nun seçimler öncesinde seçmene güven vermesinin oldukça önemli olduğunu kaydetti. Laschet, ABD’deki başkanlık seçimlerinde yaşanan kutuplaşmaya vurgu yaparak, benzer durumların Almanya’da yaşanmaması için dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.

ARMİN LASCHET TÜRKİYE’YE NASIL BAKIYOR?

Geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen ve onu tanıyan bir siyasetçi olan Laschet, bazı noktalarda eleştirilerde bulunsa da Türkiye’ye yakın duruşu ile biliniyor.

Laschet, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine mesafe ile yaklaşsa da müzakere sürecinin devam etmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye’nin NATO üyesi olması sebebiyle Avrupa Birliği ve Almanya için önemli bir ülke olduğunu söyleyen deneyimli siyasetçi, ikili ilişkilere önem veriyor.

Laschet, milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’ye yapılan mali yardımların devam etmesi, hatta artırılması gerektiğini dile getiriyor.

2005 ile 2010 yılları arasında Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Aile, Kadın ve Uyum Bakanlığı görevini yürüten Laschet'in, bölgede yaşayan Türkler ile yakın ilişkiler kurduğu ve Türk-Alman dostluğu için önemli çalışmalar yaptığı biliniyor.