Almanya ABD'nin müttefiki mi rakibi mi?

ABD Başkanı Trump’ın Almanya'dan asker çekme kararı, fevri kararlarından biri olarak görülse de ABD-Almanya ilişkilerinin menfaat çatışmaları sebebiyle onarılmaz şekilde bozulmakta olduğunu ifade edenler iki tarafta da azımsanmayacak sayıda.

ABD Başkanı Trump'ın Almanya'da konuşlu 34 bin 500 Amerikan askerinden 9 bin 500'ünün geri çekilmesi talimatını verdiği bildirildi. Trump, savunma bütçesini artırması için uzun süredir Almanya'ya baskı uyguluyordu.

İsmi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkili, çekilecek 9 bin 500 askerin bir kısmının Polonya ve diğer müttefik ülkelere konuşlandırılacağını, bazılarının ise ABD'ye geri döneceğini kaydetti.

Polonya Devlet Başkanı Andrzej Duda’nın 2019 Haziran ayında ABD Başkanı Donald Trump’ı ziyareti esnasında Trump Duda’ya, Polonya’daki asker sayısını 4 binden 6 bine çıkarma sözü vermişti. Bunun öncesinde, ABD’nin eski Berlin Büyükelçisi Richard Grenell, ABD’nin Almanya’da bulunan askerlerini ve üslerde çalışanları finanse etmesini kendileri açısından hakaretamiz bulduklarını ifade etmiş, ekonomisi iyi olan Almanya’nın bütçe fazlalıklarını, Almanya'yı savunan ABD’li askerleri beslemek yerine milli çıkarları için kullanmasını eleştirmişti.

"Wall Street Journal" (WSJ) gazetesi de daha öncesinde hükümet yetkililerine dayandırdığı haberinde Almanya'da konuşlu 9 bin 500 Amerikan askerinin geri çekileceğini, Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien'ın kısa süre önce bu yönde bir genelge imzaladığını bildirmişti.

KARAR ABD'NİN Mİ TRUMP'IN MI?

Kuzey Akım 2 ve Türk Akımı boru hatlarıyla ilgili yaptırım kararları geçtiğimiz yıl sonundan itibaren uygulamaya konulmuş, boru hattı inşasında çalışan uluslararası şirketler faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmışlardı. 2019 sonunda tamamlanması planlanan Kuzey Akım 2 boru hattının, Almanya ve Rusya tarafından muhakkak tamamlanacağına ilişkin açıklamalar yapılsa bile, 2 bin 360 km olarak planlanan boru hattı şu anda Doğu Denizi tabanında 160 km eksiğiyle işlevsiz halde. 2019 Aralık ayından beri yapılan girişimlerle Rusya’nın elindeki imkanları kullanarak boru hattını Almanya ile tamamlama isteklerine karşın ABD yeni yaptırımlar ilan ederek bu faaliyetlere her ne surette olursa olsun yardımcı ve destek olacak şirketleri de hedefine koydu.

Bir yandan Kuzey Akım 2’nin inşasını engelleyerek iktisadi açıdan hem Almanya’ya hem Rusya’ya ağır kayıplar verdiren ABD, siyasi açıdan ise sürekli yeni kararlarla bilhassa Almanya’yı hedefine koymuş durumda. Kuzey Akım 2 hattının tamamlanamaması üzerine Rusya, 2019 yılı sonu itibarıyla tüm transit gaz faaliyetlerini durdurarak cezalandırmak istediği Ukrayna ile yeniden masaya oturmak zorunda kaldı. Hem Ukrayna’ya 2,5 milyar dolara yakın borcunu tahkim zoruyla ödemek zorunda kaldı hem de Avrupa’daki müşterilerine yeniden Ukrayna üzerinden gaz taşıyacak 5 yıllık yeni bir sözleşmeye imza attı.

İlk olarak Polonya Devlet Başkanı Duda tarafından istenen ve Almanya’dan Polonya’ya nakledilecek 2 bin kişilik bir asker sayısından bahsedilirken, Temmuz başında Trump’ın aldığı kararla ABD’nin Almanya’dan çekeceği asker sayısının 12 bin olacağı kamuoyuna yansıdı. Bizatihi bu karardan ziyade, çekilecek asker sayısının beklenenden çok fazla olması şaşırtıcı oldu.

Bu noktada ABD tarafından alınan kararın ABD’nin devlet olarak aldığı bir karar mı olduğu, yoksa Trump’ın baştan beri yaptığı tehditlerin çılgınca ve düşüncesizce hayata geçirilmesi mi olduğu tartışılmaya başladı. Trump, kararını açıklarken iki gerekçe öne sürdü: Birincisi yukarıdan beri izah etmeye çalıştığımız Kuzey Akım 2 boru hattının inşasında Almanya’nın geri adım atmaması ve hattın tamamlanması için halen uğraşı içerisinde olması, ikincisi ise NATO’nun öngördüğü savunma harcamalarının artırılması konusunda Almanya’nın yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası.

ABD Başkanı Donald Trump savunma harcamalarını artırması için Almanya'ya uzun süredir baskı uyguluyordu. ABD'nin eski Berlin Büyükelçisi Richard Grenell geçen ağustos ayında Alman hükümetinin savunma bütçesini artırmaması durumunda ABD askerlerinin bir bölümünün geri çekileceği tehdidinde bulunmuştu.

ABD, ALMANYA'DAN ASKERLERİNİ ÇEKİYOR

Trump’ın, Almanya’dan asker çekme kararının seçim kampanyası kapsamında alınan bir karar olmasının yanı sıra, Trump’ın gözünde Almanya’nın bir müttefikten çok bir rakip olduğunun artık pekiştiği düşüncesi de hâkim. Geçtiğimiz yıllarda Büyükelçi Grenell ile başlayan ABD-Almanya ilişkilerindeki gerginliğin, artık saklanamaz bir boyutta bu derece kötüleşmesini Trump’ın fevri kararlarına bağlayanların yanı sıra, ABD-Almanya ilişkilerinin menfaat çatışmaları sebebiyle onarılmaz şekilde bozulmaya doğru gittiğini ifade edenler de her iki tarafta da azımsanmayacak sayıda.

Ancak, John Bolton yerine ABD başkanının güvenlik danışmanı olarak atanan Robert C. O’Brien’ın geçtiğimiz Haziran’da Wall Street Journal’da “ABD, Askerlerini Neden Almanya’dan Çekiyor” başlıklı makalesinde kullandığı ifadelerden, alınan kararın alışık olduğumuz fevri bir Trump kararından öte, planlı bir karar olduğu izlenimi doğuyor. Hatta ABD tarafının asker çekme kararının uygulamaya geçirilmesi konusunda acele ettiği izlenimi de dikkatlerden kaçmıyor.

Yazısında, değişen yeni soğuk savaş şartlarında, ABD’ye rakip olan Rusya ve Çin’e karşı daha etkin bir karşılık koyma maksadıyla hareket edildiğini ifade eden O’Brien, ABD askerlerinin değişen şartların da dikkate alınarak, ileriye yönelik olarak sevk ve idaresinin daha kolay gerçekleştirilmesi için daha uygun bir şekilde konuşlandırılması gerektiğini ifade ediyor. Bu açıdan ABD’nin yeni ilgi alanının Japonya, Guam, Hawaii, Alaska ve Avusturalya gibi ülkelerdeki üsler ve harekât merkezleri olduğunu ifade ediyor. O’Brien yazısında, aynı Trump’ın yaptığı gibi, Almanya’yı NATO’daki yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor.

Milyarlarca Amerikan dolarına mal olacak, ABD’nin Almanya’dan asker çekme operasyonunda, çekilecek askerlerin nerelere gideceği henüz tam belirlenmese de konuşulan ülkelerin yine Avrupa Birliği (AB) içerisinde olması dikkat çekiyor. ABD dışında en fazla ABD askerinin olduğu Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaleti bu çekilmeden en çok etkilenecek bölge. Eğer senato Trump’ın kararına onay verirse, Eylül ayı sonuna kadar on bine yakın asker Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletindeki Spangdahlem, Baumholder Landstuhl ve küçük Amerika olarak bilinen Ramstein üslerini terk edecekler. [2] Buna ilave olarak Bavyera eyaletinde Vilseck, Grafenwöhr ve Wildflecken kışlalarındaki ABD askerleriyle Stuttgart’ta bulunan Afrika Kuvvetleri Komutanlığı (AFRICOM) ile Avrupa Kuvvetleri Komutanlığı’nın (EUCOM) Belçika’ya tahliyeleri konuşuluyor.

Toplamda 12 bin askerini çekecek olan ABD bu askerlerin yarıdan fazlasını ABD’ye geri gönderecek, geri kalan yaklaşık altı bin kişilik bir grup ise Avrupa ülkelerine yeniden dağıtılacaklar. Özellikle Ramstein ve Spangdahlem’den ayrılacak ABD hava kuvvetlerine ait birliklerin İtalya’ya nakli konuşuluyor. Askeri kaynakların açıklamalarına göre bu havacı birliklerin İtalya’ya naklinin temel gerekçesi Karadeniz’e yakın olmak ve Rusya’nın agresif politikalarına etkin bir caydırıcılık unsuru katmak. Ancak burada açıkça ifade edilmemekle birlikte, İtalya’da bulunan ABD üslerinin asıl ilgisinin sadece Karadeniz’e yakın olmak olmadığını, harekât ve ilgi sahasının hem Kuzey Afrika hem kaynayan kazan Akdeniz hem de Batı Balkanlar olduğunu ifade etmek gerekiyor.

Polonya’ya nakledilecek 2 bin ABD askerinin ise hayli stratejik bir önemi olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Üzerinde pek durulmasa da sessiz sedasız Romanya’ya iyice yerleşen ABD, burada da büyük bir lojistik merkez oluşturmuş durumda. Diğer taraftan ABD Polonya ve Baltık ülkelerine kurduğu üslerle, Rusya ile olan siyasi-askeri sınırını, eski Varşova paktı sınırlarından, şimdilerde Rusya’nın siyasi sınırlarına kadar dayamış durumda. Kuzey Akım 2 hattının faaliyete geçmemesi sebebiyle, Ukrayna ile anlaşmak zorunda kalan bir Rusya’nın benzer bir oldubittiyi son yaşanan gelişmeler ışığında Beyaz Rusya’da yaşaması ve Beyaz Rusya’nın Rus doğal gazı için transit ülke olarak yeniden Rusya ile masaya oturması söz konusu olacaktır.