Alarm zilleri çalıyor: Türkiye’yi kurak günler mi bekliyor?

Bir yıldan uzun süredir Covid-19 pandemisiyle mücadele eden insanlık, yeni bir tehlike ile karşı karşıya. Her ne kadar görmezden gelinse de iklim krizi artık evimizde. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı son haritaya göre, Türkiye’de iklim krizini yakından hissetmeye başlayan ülkelerden biri. Peki risk ne kadar büyük? İklim krizinin önüne geçebilmek için neler yapılabilir?

 
Bir yıldan uzun süredir Covid-19 pandemisiyle mücadele eden insanlık, yeni bir tehlike ile karşı karşıya. Her ne kadar görmezden gelinse de iklim krizi artık evimizde. Türkiye’de bu iklim krizini yakından hissetmeye başlayan ülkelerden biri. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre ülke genelinde eylül ve ekim ayları son 50 yılın en sıcak ayları oldu. Bu iki ayda ülke genelinde olağanüstü ve çok şiddetli kuraklık yaşandı, birçok kentte sıcaklık rekorları kırıldı. Ülkenin dört bir yanındaki göller kurudu, İstanbul’da barajların doluluk oranı yüzde 25’in altına düştü.

ZAMANIMIZ AZALDI

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Standart Yağış İndeksi (SPI - Standardized Precipitation Index) metoduna göre 2020 Eylül-Ekim-Kasım ayları meteorolojik kuraklık analizi ve Normalin Yüzdesi (PNI - Percent of Normal Index) metoduna göre, ülkenin kuraklık durumuna ilişkin haritalar yayımlandı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ortaya koyduğu haritada, Türkiye Aralık ayını “şiddetli kuraklık” riskiyle karşıladı.

Türkiye’nin batısı, ortası ve Doğu Anadolu Bölgesi’yle Mardin ili ve civarı “acil durum” gerektirecek şekilde, kış mevsimi olmasına rağmen şiddetli kuraklık yaşıyor. Harita özellikle tarım sektöründe endişeye yol açmış görünüyor.

KORKUTAN HARİTA

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı “şiddetli kuraklık” riskini vurgulayan haritayı değerlendiren TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır, acilen uzun vadeli çözümleri içeren önlemler alınması çağrısında bulunarak, “Bu kuraklık toplumun çok büyük bir kısmını etkileyen bir doğal afet” tespitini paylaştı. Türkiye’nin 2017 yılında kamuoyuna açıkladığı “kuraklık yönetimi planı” olmasına rağmen bunun uygulanmadığını söyledi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise, tarım üretiminde sıkıntı oluşacağını ve Koronavirüs salgını koşullarında Türkiye’nin gıda güvenliğinin riske gireceğini belirtti. Hükümete acilen önlem alınması çağrısı yapan Bayraktar düzenlediği basın toplantısında, buğday başta olmak üzere Türkiye’nin ayçiçeği, pirinç, arpa ve mercimek için kuraklık kaynaklı üretim sıkıntıları olabileceğini söyledi.

TÜRKİYE NE YAPMALI?

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır, “Şu anda Türkiye’de meteorolojik bir kuraklık yaşanıyor. Yani bir yağış azlığı var. Bunu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık analizleri haritasına baktığınızda çok net görüyorsunuz. Sorun şu ki, ilk insandan beri aynı suları kullanıyoruz. Aradaki tek fark bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde su kaynaklarını koruyamıyor oluşumuz. Kağıt üzerinde yeterli gibi görünse de çok hızlı kirletiyoruz ve koruma noktasında çok gerideyiz.

İkincisi, yağışa bağımlı bir yaşam sürdürmek doğru değil. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, deniz suyundan içme suyu yapabilme teknolojisi uygulanabilmeli. Yağışa bağlı bir sistemi sürdürmekten çok deniz suyundan içme suyu elde etme teknolojisini elde etmeliyiz” dedi.

KURAKLIĞIN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR Mİ?

Uzmanlara göre iklim krizinin önüne geçmek için sera gazı salımlarının acilen azaltması hatta sıfırlaması gerekiyor. Ancak sera gazı salımlarını küresel ölçekte hemen bugün sıfırlasak dahi iklim krizi etkileri yaşanmaya devam edecek, önemli olan ise bunu minimum seviyeye indirebilmek. 

İkim uzmanları durumun böyle giderse her yıl olmasa da zaman zaman şiddetli kuraklıkların, sıcak hava dalgalarının, yağış azalması ve düzensizleşmesinin daha da şiddetleneceğini söylüyor. İklim krizinin doğal afetleri tetiklediğini de belirten uzmanlar, 2020 yılı içinde yaşadığımız salgın, depremler, orman yangınları, seller, kuraklık gibi afetlerden dersler çıkarmamız gerektiğini kaydediyor.