Çocuk ve Aile danışmanı Merve Aşçı: ''Şiddete maruz kalan çocukların beyin işlevleri zarar görür''

Şiddetin pek çok şekli ve derecesi var. Çocukları, fiziksel olmasada psikolojik şiddete maruz bırakmak ve her fırsatta davranışlarını cezalandırma eğitiminde olmak, çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Çocuk ve Aile danışmanı Merve Aşçı, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan çocukların davranış bozukluklarına dair merak edilen tüm detayları Intell4’a değerlendirdi…

Times gazetesinde yayımlanan bir çalışmada, fiziksel cezaya maruz bırakılan çocukların artan davranış sorunları sergilediği ve bu artışa dayağın neden olduğu kaydedildi. Bununla birlikte 20 yılı aşkın süredir bu alanda yapılan araştırmaların incelendiği çalışmada, çocuklara tokat veya şaplak atmanın davranışlarını iyileştirmediği sonucuna varıldı. 

Peki, aile içi şiddete maruz kalmak, çocukların sosyal yaşamlarını ve davranışlarını nasıl etkiliyor?

Çocuk ve Aile danışmanı Merve Aşçı, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan çocukların davranış bozukluklarına dair merak edilen tüm detayları Intell4’a değerlendirdi…

FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK ŞİDDET

Şiddetin, yıkıcılığın ve zararların konuşa konuşa, bağıra bağıra yok edileceğine inancı olmadığını kaydeden Çocuk ve Aile danışmanı Merve Aşçı’nın bu konudaki değerlendirmeleri şöyle: 

''Aile içi şiddet; kimine göre çocuğun bakım verenleri tarafından çocuğun beden bütünlüğüne zarar verecek davranışlarda bulunulması, kimine göre çocuğa söylenen kaba ve aşağılayıcı sözler, kimine göre ise çocuğu, duruma uygun olmayan bir davranışından ötürü cezalandırmaktır. Bana göre hepsi yetersiz tanımlar. Tüm bu sıralanan maddeler bir bir kategorilere ayrılmış denmiş ki sözel şiddet şunlar; psikolojik şiddet şunlar... 

Bunları biraz daha derin düşündüğümüzde şiddet, kişinin bütünlük içindeki gelişimine dış uyaranlarca farklı biçimlerde ket vurulması, bireyin gelişiminin yavaşlatılması ve engellenmesi şeklinde yorumlanabilir. Bana kalırsa - rahatsızlık verecek bir örnek olacak - ödevler de sınav sistemi de bireyin gelişimini engelleyenler, yavaşlatanlar olarak şiddet sayılır. Aile içi şiddet dediğimizde de bireyin gelişimini aksatan bütün bu unsurların ailede bulunması. 

Çocuk ve Aile Danışmanı Merve Aşçı

 

‘’ŞİDDETE MARUZ KALAN ÇOCUKLARIN BEYİN İŞLEVLERİ ZARAR GÖRÜR’’

Sosyal yaşamlarını ve davranışlarını nasıl etkilediği ise açık; birey kendini engelleyen bu unsurlarla mücadele etmeye başlıyor. Bunun çokça bilinen bir adı var, o da savunma mekanizması. Bazı yerlerde karşıt irade de dendiğini duyarsınız. Bazı çocuklar saldırgan tavırlar takınır, bazıları içe kapanır, sessizleşir, bazı çocukların tüm gelişimleri normalken şiddete maruz kalmaları sonucu beyninde ciddi işlevsel bozukluklar meydana gelir, her türlü ve her boyutta şiddet beyin işlevine zarar verir zaten. Ancak bu kısa zamanda fark edilmeyebilir. 

Farkında olmasak da neredeyse hepimiz beyin işlevlerinde bozulmaya neden olacak durumların içinde büyüdük. Ancak dayak yiyen bir çocuğun babasının kutsallığına zarar gelmesini istemediği için dayak yemeyi normalleştirmesi ciddi bir durumdur. Nitekim hepimiz içinde büyüdüğümüz ve hala içinde bulunduğumuz bazı durumları normal kabul ediyoruz. Diğer türlüsü ya kaosa neden olur ya da ağır bir karamsarlığa ki bu da uç noktada intiharlara sebebiyet verir.''

EBEVEYNLER ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞMALI?

Ebeveynlerin çocuklarına yaklaşırken, mutlaka yapıcı olması gerektiğini kaydeden Aşçı, ‘’Siz çocuğunuzun nasıl bir yetişkin olmasını istiyorsanız öyle yaklaşın’’ dedi.

Ayrıca Aşçı, çocukların cezalandırılmasını ‘’zayıflık’’ olarak nitelendirdi. 

Öte yandan çocuklar pandemiyle birlikte ciddi bir travma yapadı. Şimdi de bu travmadan az hasarla çıkmak için çaba sarf ediliyor. Özellikle salgın döneminde çocukların derslerini online olarak evlerinden görmüş olması, okul ile aralarına mesafe koydu.

Peki, çocuklar bu süreçte ders çalışmaya nasıl teşvik edilmeli?

ÇOCUĞUNUZ DERS ÇALIŞMAK İSTEMİYOR MU?

İşte Çocuk ve Aile danışmanı Merve Aşçı’nın ailelere önerileri: 

''Bence ailelerin bu dönemde, çocuklarının dersler, okul, ödevler gibi "öğrenci sorumluluğu" diye dillendirilen şeyin sahicilikten uzak olduğunu anlamış olmaları gerekir. Öğrenci öğrenendir. Zorla yaptırılan ödev boşa zaman kaybıdır bırakın o çocuk o ödevi yapmasın gitsin keyif aldığı bir oyunu oynasın daha çok şey öğrenir. Zorla güzellik olmaz bari benlik algısına zarar vermeyelim. Derse teşvik diyemem ama çocuğun ilgili olduğu yöne teşvik diyebilirim.

Örneğin su sporlarına fazlaca ilgisi varsa bu alanda bilgi edinmesini ve deneyimlemesini sağlayacak koşullar sağlanabilir.

NORMALLEŞME DÖNEMİ ÇOCUKLARA NASIL ANALTILMALI?

Aile ne denli kaygılı ise çocuk da o denli kaygılı olur. Kelime seçimlerinin önemi zannettigimizden az - çocuğun icinde bulunduğu gelişim dönemine uygun kelimeler ile anlatılması ilk tercihimiz. 

En en en önemlisi çocuk önce gördüğünü bilir. Karşısında kaygılı bir anlatım görüyorsa der ki "durum biraz karışık, galiba korkmakta haklıyım" ya da rahat bir tavırla anlatıldığında bizim kontrol edemediğimiz vücut sistemleri mesajı otomatik alır. Çocuk güvende hisseder.''

DİKKAT GELİŞTİRİCİ EGZERSİZ ÖNERİLERİ

Aşçı’dan çocukların evlerde uygulayabileceği odaklanma egzersizleri, dikkat geliştirici oyunlara dair önerileri şöyle: 

''Youtube, spotify gibi sanal platformlarda çocuklar için müthiş meditasyon egzersizleri var. Odaklanma süresini artırmak için bunlar kullanılabilir. Çocuklar çoğunlukla seviyorlar ve hayal güçleri de gelişiyor. Çocuğun kendiliğinden başlattığı her oyunu dikkatini artırır zaten. 

Az ya da çok malzeme verin ve kenara çekilip izleyin. Özgürlük tanındığında çocuklar kendilerini kendi hızlarında kendilerine uygun yönde geliştirirler. Bizler çocuklara müdahale etmesek çok iyi ebeveynler olacağız ama şeytan dürtüyor bizi…''