"Afganistan Belgeleri"

ABD’nin 18 yıllık Afganistan işgalinde binlerce insan hayatını kaybetti, milyarlarca dolar çöpe gitti. Sonuç ise istikrarsızlaşan Afganistan, dünya üzerindeki bir kara deliğe dönüştü. 1971 yılında yayımlanan Pentagon Belgeleriyle Kongre köşeye sıkıştırılmıştı. Bu durumda Afganistan Belgeleriyle ne amaçlanıyor?

Amerika’nın önde gelen medya kuruluşlarından olan The Washington Post gazetesinde geçtiğimiz hafta Afganistan Belgeleri adıyla Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan işgalinin içine düştüğü derin çıkmazı içeren belgeler yayınlandı. 1971 yılında New York Times gazetesinde yayınlanan Pentagon Belgeleri'ni andırır tarzda olan belgeler ABD’nin yenilgisini ve yenilgisine rağmen halkına söylediği yalanları gözler önüne serdi.

1971 PENTAGON BELGELERİ

John F. Kennedy’nin bir suikast sonucu hayatını kaybetmesinin ardından görevi devralan Lyndon Johnson yönetiminde Savunma Bakanlığı görevini yürüten Robert McNamara, Vietnam Savaşı’nda başarı olasılığından şüphe duymaya başlayınca, 1967 yılında Savunma Bakanlığı içinde Vietnam Savaşı’nın gidişatına dair rapor hazırlanması talimatını vermişti.

Vietnam Savaşı’nın gidişatının raporlanması için kurulan komisyonda yer alan Savunma Bakanlığı çalışanı Daniel Ellsberg, bu süreçte eline geçen belgeleri RAND Corporation’daki meslektaşı Anthony Russo’nun yardımıyla kopyalamış ve önce 1969 yılında Senato Dış İlişkiler Komitesi'ne, ardından da 1971 yılında "Pentagon Belgeleri" olarak bilinen dosyaları New York Times ve diğer gazetelere sızdırmıştı.

“Pentagon Belgeleri” ortaya çıktığında ABD ve dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Başta ABD Savunma bakanlığı olmak üzere, üst düzey Amerikalı yetkililer Vietnam Savaşı'nın kazanılamayacağını uzun süredir bildikleri halde savaşı devam ettirmişler, savaşın gidişatına dair ABD halkını kandırmışlar, ABD askerlerinin boş yere ölmesine göz yummuşlardı. Diğer taraftan ABD’nin Güneydoğu Asya’da komünizmle mücadeleye girmesine imkân tanıyan “Tonkin Körfezi Olayı"nın uydurma olduğu da bu belgeler sayesinde ortaya çıkmıştı. Belgelerde ayrıca, hükümetin Kongre ve halka yalan söylediğini de gözler önüne sermişti.

Ellsberg’in sızdırdığı, ABD’li siyasileri ve Pentagon’u hedef alan belgeler o dönemde ABD Başkanı Richard Nixon ile yönetimin başına da bela olmuştu. Öyle ki Richard Nixon’un 26 Haziran 1971 yılında gerçekleştirdiği bir telefon görüşmesinde “Ana topa göz kulak olmalıyız, ana top Ellsberg. Bu nesebi gayri sahihi bulmak zorundayız.” diye kurduğu cümle Ellsberg’in paylaştığı belgelerle ilgili memnuniyetsizliği gösteriyordu.

AFGANİSTAN BELGELERİ

Geçtiğimiz haftalarda The Washington Post tarafından yayımlanan belgeler, 1971 yılında ABD’nin Vietnam Savaşı’nda içine düştüğü çıkmazı gözler önüne seren Pentagon Belgeleriyle aynı nitelikte. Afganistan Belgeleri, ABD’nin özellikle de Afganistan politikasında son derece güçlü konumda olan Pentagon’un Afganistan Savaşı’nda içine düştüğü çıkmazı ortaya koyuyor. Belgeler ABD’li pek çok siyasetçiyi ve Pentagon’u hedef alıyor.

Gazete tarafından yayınlanan belgeler, sivil ve askeri yetkililerin, Vietnam Savaşı’nda olduğu gibi, halkı yıllarca Afganistan Savaşı’nın gidişatına dair yanılttığını, savaşın kötü gittiğini gösteren her türlü somut göstergeyi çarpıtarak halkı kandırdığını gösteriyor.

Afganistan Belgeleri” adıyla yayınlanan belgeler, görevi Afganistan’ın yeniden inşası sürecini izlemek ve raporlamak olan, mevcut yönetime bağlı bir devlet kurumunun Afganistan’ın işgalinden bu yanan bir şekilde Afganistan politikasıyla ilgilenmiş diplomat, general, yardım görevlisi ve askerlerle yapılan mülakatlardan elde edilen bilgilere dayanıyor. George Bush ve Barrack Obama yönetiminin, Afganistan’da elde edilen başarısızlığı sakladığını ve Amerikan halkına sürekli yalan söylediğini içeren resmi dökümanlarda Afgan savaşında yer alan 400 yetkilinin itiraflarına yer veriliyor.

O yetkililerden bazılarının ifadeleri şu şekilde. Bush ve Obama yönetimlerine Afgan savaşı danışmanı olarak görev yapan ABD generali olan Douglas Lute, “Afganistan'ın temel dinamiklerinden mahrumduk. Ne yaptığımızı bilmiyorduk. Burada ne yapmaya çalışıyoruz? Yaptıklarımız hakkında en ufak bir fikre sahip değildik.” 2015'te ki bir raporda konuşan General Lute, “Amerikan halkı bu başarısızlığın büyüklüğünü bir bilse... 2.400 askerimizin hayatını boşuna kaybettiğini kim söyleyebilir?

ABD ordusunda eski Özel Kuvvet Komutanı Jeffrey Eggers, "1 trilyon dolar harcadığımı bu çabaların sonunda ne kazandık? 1 trilyon dolara değen şey ne? Bin Ladin'i öldürdükten sonra, Ladin'in mezarından bize bakıp harcadığımız paraya güldüğünü düşünüyordum."

Kıdemli askeri danışman Albay Bob Crowley, "Afganistan savaşı hakkındaki tüm paylaşımlar mümkün olan en iyi hali gösteriyordu. Yaptığımız her şeyin doğru olduğumuz anlatılıyor, kendimizi yalayan bir dondurma külahına dönüşmüştük."

ABD'nin Afganistan Özel Temsilcisi James Dobbins, “Fakir ülkeleri zenginleştirmek için işgal etmiyoruz. Otoriter ülkeleri demokratik hale getirmek için işgal etmiyoruz. Şiddet olan ülkeleri barışçıl hale getirmek için işgal ediyoruz ve Afganistan’da açıkça başarısız olduk.

ABD Savunma Bakanı Donald H. Rumsfeld, "Sabırsız olabilirim. Hatta biraz sabırsızım ama Afganistan'dan ayrılmamızı gerektirecek bir istikrar sağlanmadığı sürece oradan ayrılamayacağız. Yardım edin!"

Bu şekilde uzayıp giden raporlarda, ABD'nin Afganistan'da nasıl bir bataklığa battığına vurgu yapılıyor. 18 yıllın bilançosu, gönderilen 750 bin asker, 2400-20 bin ölü ve yaralı, harcanan trilyonlarca dolar. Ayrıca bölgeye gönderilen ABD’lilerin yüzde 70’i, kayıtlara girmeyen paralı savaşçılardan oluşuyordu.

Pentagon Belgeleriyle karşılaştırıldığında bu belgelerin de öncekiler gibi ama daha küçük ölçekte bir mahkeme sürecinden sonra yayımlanmaya başladığı anlaşılıyor. Yayınlanan belgelerde belirtilen "Afganistan Savaşı'nın bir bataklığa dönüştüğü”, “ABD ekonomisine büyük yük getirdiğini” iddialar daha önceleri de dile getiriliyordu. Bu durumda yayınlanan Afganistan Belgeleri’yle ne amaçlanıyor?

ABD KONGRE’SİNİ GÖREVE ÇAĞIRMAK

1971 yılında sızdırılan “Pentagon Belgeleri”yle ABD Kongre’si köşeye sıkıştırılmaya çalışmıştı. Nihayetinde her yıl onayladığı bütçeyle Vietnam’daki savaşı fonlayan ABD Kongresi, belirsizliğe ve yenilgiye ortak olduğu için 1970’li yıllarda dış politikada oldukça aktif tutum takınmıştı.

Bu tarihten sonra dış politikada siyasal olarak etkin bir tavır sergileyen Kongre, Afganistan Belgeleri’yle Vietnam konusunda olduğu gibi Afganistan konusunda da bezer bir tavra itilmek isteniyor. En nihayetinde Kongre, her yıl onayladığı bütçeyle Afganistan’daki işgali de fonlayarak günaha genel manada dahil oldu.

Yayınlanan belgeler her ne kadar ABD’li siyasetçileri hedef alsa da özellikle Pentagon’u hedef tahtasına koyuyor. Bu durumun yaşanmasının nedeni ise Pentagon’un ABD’nin Afganistan politikasında sonra derece etkin olmasıdır. Öyle ki Pentagon, son on yıldır “güvenliği” önceleyerek, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “siyasi çözüm gerekli” önerisini göz ardı etmişti. Bunun ise en net yaşandığı dönem Obama dönemidir. 2009 yılında Obama Afganistan’daki asker sayısının azaltılmasını isterken, ordu 2009’da Afganistan’da durumun kötüleştiği, durumu düzeltmenin tek yolunun “asker sayısını artırmaktan” geçtiği yönünde açıklamalarla başkanı köşeye sıkıştırmış, bu önce Obama ile ordunun arasını açmış ama nihayetinde Obama asker sayısını artırmak durumunda kalmıştı.  

Şu anki durumda, “Afganistan Belgeleri” adıyla yayınlanan dökümanlarının etki edebileceği en önemli konu ABD-Taliban görüşmeleri olduğu görünüyor. Fakat bu belgeler ne Trump-Pentagon ilişkilerinde ne de Taliban’ın barış görüşmelerindeki tutumunda değişikliğe yol açacaktır.