ABD'nin 'Yüzyılın Planı’ tehlikede mi?

İsrail’de aşırı milliyetçiler Batı Şeria’da egemenlik ilan edilmesi için parlamentoda oylama yapılması için hükümete baskı yaparken ABD, tek taraflı atılacak adımların Yüzyılın Planı’nı tehlikeye atacağı uyarısında bulundu. Katar eski Başbakanı Şeyh Hamed ise bazı Arap ülkelerinin ABD ile yakınlaşmak adına sözde plana destek olmak istediklerine dikkati çekerek, ancak Arap Birliği’nin çoğunluğunun karşı çıkması halinde planın atıl duruma düşebileceğine işaret etti. 

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun koalisyonundaki aşırı sağcıların çağrılarına karşı, İsrail’i Batı Şeria topraklarında Washington’un rızası olmadan egemenlik ilan etmemesi konusunda uyardı.

Başkan Donald Trump’ın 28 Ocak’ta açıkladığı sözde barış planı, İsrail’in Filistinlilerin devlet kurmak istediği toprakları elinde tutmaya devam etmesini öngörüyor. Ancak Washington zamanlamanın önemli olduğuna vurgu yapıyor.

Netanyahu bu bölgelerde ve Ürdün Vadisi’nde kurulan Yahudi yerleşimlerinin hızla İsrail’e tabi olduğunun ilan edilmesini istiyor. Bu hamleyle Netanyahu, 2 Mart’ta İsrail’de yapılacak seçimler öncesinde aşırı sağcı, muhafazakar tabanının desteğini almak istiyor. Ancak Beyaz Saray, önce İsrail ve ABD tarafından yapılan harita çalışmasının tamamlanmasını istiyor.

ABD’nin açıkladığı ve İsrail’in desteklediği plan, bu iki ülke dışındaki hemen hemen her ülke tarafından reddediliyor.

Başta İsrail Savunma Bakanı Naftali Bennett olmak üzere İsrail’in aşırı milliyetçileri, Batı Şeria’da egemenlik ilan edilmesi için parlamentoda oylama yapılmasını isterken ABD’nin İsrail Büyükelçisi Friedman’dan konuyla ilgili açıklama geldi.

FRİEDMAN GERİ ADIM ATTI

Büyükelçi David Friedman, ‘‘İsrail, İsrail-Amerika ortak komisyonu tarafından yürütülen haritalandırma çalışmasının tamamlanmasına tabidir. Komisyon sürecini tamamlamadan yapılacak tek taraflı eylemler planı ABD’nin bunu tanımasını tehlikeye atar’’ ifadelerini kullandı.

Friedman daha sonra Kudüs Halkla İlişkiler Merkezi’nde yaptığı bir konuşmada, sosyal medyadan yaptığı açıklamanın, ‘‘Bu sürece girmek için ve bunu doğru yapmak için biraz sabır gerektiği’’ anlamına geldiğini söyledi. Friedman, ‘‘Çok fazla bir şey istediğimizi sanmıyorum’’ ifadelerini kullandı.

Netanyahu da bu mesajın ardından kabine toplantısında yaptığı konuşmada ‘‘ABD’nin tanıması en önemli şey ve bunu tehlikeye atmak istemeyiz’’ diyerek, süreci bekleyeceklerine işaret etti.

Friedman, haritalandırma sürecinin seçim tarihi olan 2 Mart’tan önce sona ermesinin beklenmediğini söyledi ancak seçimlerden bir galip çıkmaması; yani geçici hükümet kurulması halinde de uygulamaya geçileceğini kaydetti. Geçen yıl İsrail’de yapılan iki seçim ülkedeki siyasi belirsizliği sona erdirememişti.

ABD Başkanı Trump'ın 28 Ocak’taki ilk açıklamasından kısa süre sonra Friedman, "İsrail'in yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini ilhak etmek için beklemesine gerek yok" ifadelerini kullanmıştı.

Başbakan Netanyahu da 2 Şubat'taki İsrail kabine toplantısında Ürdün Vadisi ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin "ilhakını" oylamaya sunacağını açıklamıştı.

Birçok ülke 1967’de İsrail tarafından işgal edilen topraklarda kurulan İsrail yerleşimlerinin uluslararası kanunları ihlal ettiği görüşünde. Trump ise ABD’nin dış politikasında değişikliğe giderek İsrail’in bu topraklarda egemenlik ilan etmesine yeşil ışık yaktı.

Filistin lideri Mahmud Abbas’ın sözcülerinden Nebil Ebu Rdainah ise seçimlerden önce ya da sonra atılacak tek taraflı adımların reddedileceğini söyledi. Ebu Rdainah, Filistinliler’in kabul edebileceği tek haritanın işgal öncesindeki 1967 sınırlarını gösteren harita olduğunu söyledi.

 KAHİRE ZİRVESİ Mİ BEKLENİYOR? 

İsrail’de aşırı sağcıların Batı Şeria’da egemenlik ilan edilmesi yönündeki hükümete baskısı sonrası ABD’nin bu konuda acele edilmemesi tavsiyesi, bu sonucun bugün ilan edilmesi halinde Arap ülkelerinin tavrının ne olacağının kestirilememiş olmasından kaynaklanıyor. 

Katar Başbakanı Şeyh Hamed bin Casim Al Sani, bu konuda önemli bir değerlendirmeyi sosyal medya üzerinden duyurdu. Şeyh Hamed, sözde Ortadoğu barış planının ilanı sonrasında gelecek adımın, İsrail ile Körfez ülkeleri, Mısır, Ürdün ve Fas’ın da içinde bulunabileceği Arap ülkeleri arasında bir saldırmazlık anlaşması olacağını belirtti. 

Bazı Arap ülkelerinin, Washington'a sözde barış anlaşmasına yönelik olumlu tavır takınacakları konusunda söz verdiklerine dikkati çeken Şeyh Hamed, ancak Arap ülkelerinin medyanın baskısı nedeniyle bu sözü yerine getiremediklerine işaret etti.

Arap ülkelerinin planı kabul ederek ABD’nin hedefi olmaktan çıkmak istediklerini ve yakınlaşmayı amaçladığını belirten Şeyh Hamed ancak Arap Birliği’ndeki çoğunluktan dolayı anlaşmanın atıl duruma düşebileceğini kaydetti.

İsrail’in işgal için heyecanı, ABD’nin “bu heyecanın zamana ihtiyacı var” yönündeki açıklaması, Şeyh Hamed’in işaret ettiği Arap ülkelerinin tavrı, Kahire’de planlanan zirveyi akıllara getirdi.

İsrail basını, Körfez ülkeleriyle Mısır’ın da katılacağı, ABD ve İsrail’in de hazır bulunacağı Kahire’de bir zirve planlandığını yazmıştı. İsrail medyası bunun için ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun aylardır bir diplomatik süreci yürüttüğünü dile getirmişti.

ABD, Yüzyılın Planı olarak lanse ettiği Filistin’in kalan bölgelerinin de İsrail tarafından işgali için, önce Arap ülkelerini bir hizaya getirmeye çalışıyor. Önce Arap ülkelerinden gelebilecek herhangi bir tepkiyi yönetimsel düzeyde sıfıra indirmeye çalışan ABD, bu nedenle İsrail’e acele etmemesi konusunda uyarıda bulunuyor.

Arap ülkelerinin desteğini alamadığı takdirde ABD’nin İsrail’e tanıdığı ilhak planı, dünyanın da tepkisi dolayısıyla tehlikeye düşüyor. Bu nedenle ABD ve İsrail, önce Arap ülkelerini iknaya çabalıyor. Nihayetinde Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Fas ve Sudan temasları da bu anlamı taşıyor.

Batı Şeria’nın ilhakında acele ederek bunu bir seçim malzemesi olarak kullanmak isteyen Netanyahu’ya ABD, bunun bir seçim malzemesi olarak kullanılamayacak kadar önemli konu olduğunu hatırlatıyor.