ABD’nin skandal yasa tasarısı neyi kapsıyor?

ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’nin Suriye'nin kuzeyine yönelik başlattığı ‘‘Barış Pınarı Harekatı’’ operasyonunu gerekçe göstererek, Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını oy çokluğu ile kabul etti. ABD’nin skandal yasa tasarısı ikili ilişkilere bir kez daha gölge düşürdü.

ABD’nin skandal yasa tasarısı neyi kapsıyor?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi, Türkiye’nin Suriye'nin kuzeyini hedef alarak 9 Ekim’de başlatmış olduğu ‘‘Barış Pınarı Harekatı’’ operasyonuna ilişkin, Türkiye'ye bir takım yaptırımlar uygulanmasını öngören yasa tasarısını oy çokluğu ile kabul etti. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Demokrat Eliot Engel ve Komisyon'un kıdemli üyesi Cumhuriyetçi Michael McCaul tarafından ay ortasında sunulan tasarıda Barış Pınarı Harekatı ile alakalı olarak bazı Türk yetkililere yaptırım öngörülüyor.

ABD’nin iki yasama organından biri olan Temsilciler Meclisi'ne sunulan tasarı, geride bıraktığımız gün yapılan oylamada 403'e karşı 16 oyla kabul edildi. Tasarı kapsamında operasyon ile ilişkilendirilmiş olan Türk yetkililere ve savunma sektörüyle ilişkilendirilen bankalara yaptırım uygulanması öngörülüyor. Aynı yasa tasarısında, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi satın almasına yönelik yaptırım uygulanması maddesi de yer alıyor. Tasarı yasalaşırsa Amerikan silahlarının, Suriye'de operasyon yürüten Türk Silahlı Kuvvetleri'ne satışı engellenecek. Tasarının yasalaşması için, tasarının Senatoda da aynı şekilde kabul edilmesi ve sonra Başkan Donald Trump tarafından onaylanması gerekiyor ancak Temsilciler Meclisinde üçte iki çoğunluğun üzerindeki oy ile geçen tasarı, Senatodan da aynı oranda oy alırsa, Trump'ın önüne gitmeden doğrudan yasalaşacak.

Yasa tasarısında neler var?

‘’Barış Pınarı Harekatı operasyonuna dahil edilen üst düzey Türk yetkililerinin Amerika’ya girişlerini engelleyerek yaptırım uygulamak’’ maddesinin yasalaşması halinde yürürlüğe girdikten sonraki 15 gün içinde Milli Savunma Bakanı, TSK Genelkurmay Başkanı, 2’inci Ordu Komutanı, Hazine ve Maliye Bakanı'na bu yaptırımların uygulanacağı öngörülüyor. Söz konusu maddede yalnızca unvanlar yer alırken, şu an bu görevlerde bulunan kişilerin isimlerine yer verilmiyor. Yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki 30 gün içinde de ABD Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve Ulusal İstihbarat Direktörü'nün bir araya gelerek bir liste oluşturması öngörülüyor.

Söz konusu tasarıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mal varlığına dair bir rapor da isteniyor. Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda, en fazla 120 gün içinde ABD Dışişleri Bakanı'nın, istihbarat servisi ve Hazine Bakanlığı'yla birlikte çalışarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve ailesinin (eşleri, çocukları, anne-babası ve kardeşleri olarak belirtiliyor) tahmin edilen mal varlığı, bilinen gelirleri ve yatırımlarına dair rapor hazırlaması isteniyor.

 Yasa tasarısında yer alan başka bir maddeye göre, ‘’Silahların Suriye'de operasyonel olan Türk kuvvetlerine gitmesini engellemek’’ yer alıyor. Buna göre; ABD'nin Silah İhracatını Kontrol Yasası'yla belirlenen herhangi bir Amerikan savunma aracı ya da hizmeti, TSK'nın Suriye'deki operasyonlarında kullanması için Türkiye'ye gönderilmeyecek. Ancak istisnalar söz konusu olabilecek, NATO'nun onayladığı operasyonlar ya da Türkiye'de Amerika'nın operasyonları için kullanacağı malzemeler için ya da Başkan'nın acil olarak gördüğü durumlar için bu maddede istisna yapılabilecek.

‘’Türk ordusu ve savunma sanayine para transferi yapan Türk mali kurumlarına hızla yaptırım uygulamak’’ maddesi de tasarı yürürlüğe girdikten sonraki 30 gün içinde ABD Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve İstihbarat Servisi Direktörü bir araya gelerek bu kişileri ve kurumları belirleyecek. Sonraki 60 gün içerisinde de yaptırımlar uygulanmaya başlayacak. Tasarıda, Halkbank için ayrı bir bölüm ayrılmış. Bu bölüme göre tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 15 gün içinde Başkan, Halkbank'a ya da bu bankanın iştiraki niteliğindeki herhangi bir kuruluşa mali yaptırım uygulayabilecek.

Yaptırımlar

Tasarının 11’inci bölümünde, daha önceki maddelerde uygulanması öngörülen yaptırımlar yer alıyor. Buna göre belirlenen kişilerin ve kurumların ABD'deki mal varlıklarına erişimleri engellenmiş olacak. Aynı zamanda kişilerin mal varlıklarını satması ya da yer değiştirmesi de mümkün olmayacak. Bu kişiler ABD'ye kabul edilmeyecek ve ABD'ye giriş için vize veya başka bir belge alamayacak. Bu maddenin tek istisnası da, yaptırım uygulanan kişilerin New York'ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'ne gitmesini gerektiren durumlar olacak. Tüm bunlara ek olarak, 2019’un Temmuz ayında  parçaları Türkiye'ye gönderilmeye başlayan S-400 füze savunma sisteminin satışı sebebiyle, daha önce de gündeme gelen CAATSA yaptırımlarının da başlaması öngörülüyor.

ABD Kongresi'nin her iki kanadının da yaptırım paketlerini onaylaması durumunda bu paketler tek bir yasal düzenlemeye dönüştürülerek ABD Başkanı'nın onayına sunulabilir. Trump'ın düzenlemeyi veto yetkisi bulunuyor ancak paketin Kongre'ye geri gönderilmesi sonrası yapılacak oylamada üçte ikilik çoğunluğun elde edilmesiyle yaptırımlar Trump'a rağmen yasalaşabilecek. Yaşanan son gelişmeler ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse ilişkiler bir süre daha gergin seyredecek gibi görünüyor.

Türkiye’den sert tepki

Türkiye, Temsilciler Meclisi'nin Barış Pınarı Harekatı’nı hedef alarak, Türkiye’ye yaptırım uygulanmasına ilişkin yasa tasarısının kabul edilmesini şiddetle kınadı. Dışişleri Bakanlığının, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Barış Pınarı Harekatımız gerekçe gösterilerek ülkemize yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısının bugün ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmesini şiddetle kınıyoruz." ifadelerine yer verildi. Türkiye'de üst düzey yetkilileri ve Silahlı Kuvvetleri hedef alan tasarının, NATO çatısı altında sürdürülen müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığına işaret edilen açıklamada, 17 Ekim'de Suriye konusunda ABD ile varılan mutabakata da aykırı olduğu belirtildi.

Sonuç: ABD heyetinin Türkiye’ye gelmesiyle 13 maddelik mutabakata varılmasının ardından Amerika Temsilciler Meclisi’nin Türkiye’ye karşı yaptırım kararı almasının muhtemel sebepleri;

ABD, Barış Pınarı Harekatıyla Türkiye’nin sahip olduğu Suriye’deki Rusya ile olan müttefikliğini bozup tekrar Türkiye’yi kendi rayına sokmak istiyor olması.

İlerleyen günlerde Türkiye’nin kendi sınır güvenliğini sağlamak için atacağı adımlara karşı elinde oylanmış hazır yaptırım kararı bulundurmak.

Amerika’nın Türkiye’ye karşı olan Suriye politikasındaki asıl niyeti, Türkiye’ye yaptırım uygulamaktı. ABD’nin Türkiye ile yapmış olduğu yaptırım anlaşması sahteydi.