ABD'de ten rengine göre "ırksal profilleme" yapılıyor

ABD’nin Michigan eyaletindeki sınır devriye görevlilerinin Latin Amerika kökenli vatandaşlara yönelik uygulamaları, ayrımcılık iddialarını yeniden gündeme getirdi. Görevlilerin keyfi gözaltılar yaptığı iddia edilirken, vatandaşların ten rengi üzerinden “ırksal profilleme” yapıldığı öne sürüldü.

ABD’nin Michigan eyaletindeki sınır devriyelerinin Latin Amerika kökenli vatandaşlara yönelik ayrımcılık yaptığına ilişkin suçlamaları içeren Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) raporu, iki Demokrat milletvekili tarafından gündeme getirildi. Maryland’den Jamie Raskin ve Michigan’dan Rashida Tlaib, ABD İç Güvenlik Bakanı Alejandro Mayorkas’a ACLU’nun mart ayında yayınlanan raporunu hatırlatarak ele alınması gereken bir konu olduğunu vurguladı.

Senatörlerin 4 Ağustos’ta Mayorkas’a ilettiği mektupta, ABD Gümrük ve Sınır Koruması’nın (CBP) eyalet çapındaki faaliyetlerinin neredeyse tamamının Michigan sakinleri olan Latin Amerika kökenli insanları hedef aldığı belirtildi.

Eyaletteki nüfusunun sadece 5,3’ü Hispanik olarak tanımlanırken, CBP tarafından eyalette yakalanan kişilerin yüzde 96’sının beyaz olmayan vatandaşlar olduğu kaydedildi.

İSPANYOLCA KONUŞANLAR YAKALANIYOR

ACLU’nun raporunda, "gezici devriye ve transit kontrol tutuklamalarının yüzde 19,2'sinde, bir kişinin İspanyolca veya başka bir yabancı dil konuşuyor olması, makul şüpheyi ortaya çıkarmak için temel olarak kullanılıyor" ifadeleri yer aldı.

Sınır çalışmaları konusunda uzman akademisyen Geoffrey Alan Boyce NBC News’e verdiği demeçte, "Herkesin içinde İspanyolca konuşmak şüpheli bir şey veya tutuklanabilir bir suç değildir ve asla olmamalıdır” dedi. Boyce ayrıca, komşuların birbirlerini halka açık bir şekilde İspanyolca konuştuğu için ihbar ettiği birçok vaka bulunduğunu da sözlerine ekledi.

ACLU, sınır devriyesi görevlilerinin yakaladığı kişileri tanımlamak için "ten rengi kodları" kullandığını ve "ırksal profilleme" yaptığını tespit etti. Raporda, yakalananların yüzde 96'sından fazlasının "Siyah", "Koyu Kahverengi", "Koyu", "Açık Kahverengi", "Orta Kahverengi", "Orta" veya "Sarı" olduğu belirtildi.

Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi Sözcüsü Kris Grogan, söz konusu iddialara cevap vererek, "istisnai durumlar hariç olmak üzere, yasa uygulama, soruşturma ve tarama faaliyetlerinde ırk veya etnik kökenin değerlendirilmesinin yasak olduğunu” ve "halkın tüm üyelerine adil, tarafsız ve saygılı davranılmasına tamamen bağlı olduklarını" söyledi.

Raporda yer alan iddialardan bir diğeri de CBP görevlilerinin gözaltına almalarının yüzde 64’ünün sınır ihlalleri ve trafik kuralları haricinde gerçekleşmesi. Uzmanlar bu oranın “keyfi gözaltılar” nedeniyle arttığını belirterek, beyaz olmayan araç sürücülerinin ayrımcılığa uğradığını vurguladı.

ÇİN'DE UYGUR TÜRKLERİ, ABD'DE SİYAHİLER HEDEF

CBP'den Grogan, Michigan'daki sınır devriyesi görevlilerinin "sınır uygulama çalışmalarını doğrudan desteklemek, kaçakçılık ve diğer suç örgütlerinin ABD'nin iç bölgelerine seyahat etmek için kamu ve özel ulaşım altyapımızı kullanmalarını önlemenin bir aracı olarak sınırdan uzakta icra eylemleri" gerçekleştirdiğini belirtti.

Michigan’daki CBP görevlilerinin temel görevi, Kanada'dan ABD'ye izinsiz geçmeye çalışanları yakalamak olarak nitelendirilse de rapordaki veriler, yakalama ve gözaltıların büyük çoğunluğunun Kanada'dan yasadışı geçişlerle ilgisi olmadığını gösterdi.

Boyce, "Eğer ABD'de doğmadıysanız, bu tanım olarak, geçmişte bir noktada bir sınırı geçtiğiniz anlamına gelir” diyerek ABD’deki beyaz olmayan vatandaşların hayatları boyunca ayrımcılığa uğrayabileceklerini ifade etti.

Michigan sınırındaki günlük tutuklama kayıtları, CBP görevlileri tarafından tutuklananların yüzde 33'ünin ABD vatandaşı olduğunu ortaya koydu. Öte yandan, yakalanan tüm sivillerin yaklaşık yüzde 13'unun ABD'de yaşamalarına izin verilen yasal göçmenlik statüsüne sahip olduğu tespit edildi.

Çin’in Uygurları tespit etmek için kullandığı yapay zeka temelli yüz tanıma uygulamaları göz önüne alındığında, ABD de beyaz olmayan vatandaşları için benzer bir uygulama geliştirebilir ve bunun üzerinden ayrımcı politikalarını sürdürebilir.