ABD’den İran'a bir yaptırım daha

ABD, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’i yaptırımlar listesine aldı. Bu kararla birlikte Zarif’in ABD’deki ve ABD tüzel kişilikleri tarafından kontrol edilen varlıkları dondurulacak.

ABD’den İran'a bir yaptırım daha

ABD, 2018 yılındaTürkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e, Brunson davası kapsamında yaptırım uygulamıştı. Geçtiğimiz günlerde aynı kararı İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif için alan ABD, İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı. ABD’nin “çocuk gibi” davrandığını ifade eden Ruhani, Washington yönetiminin rasyonel düşünme yetisini kaybettiğini belirtti.

İngiliz haber ajansı BBC’nin haberine göre, karar uyarınca, Muhammed Cevad Zarif'in, varsa ABD'deki ya da ABD tüzel kişilikleri tarafından kontrol edilen varlıkları dondurulacak.

ABD'de mal varlığı olmadığını vurgulayan Zarif ise Washington'un kendisini planlarına karşı bir tehdit gördüğü için hedef aldığını belirtti. Muhammed Cevad Zarif Twitter mesajında, ABD'nin kendisini planları karşısında bir tehdit olarak gördüğü için ambargo uyguladığını söyledi.

Zarif "ABD'nin beni hedef almasının nedeni İran'ın dünya genelinde sözcüsü olmam. Gerçek bu kadar acı verici mi? Ben ve ailem üzerinde hiç bir etkisi olmayacak, çünkü İran dışında hiçbir mülküm ve varlığım yok. Beni planlarınıza karşı bu kadar büyük bir tehdit olarak gördüğünüz için teşekkürler" dedi.

Amerikan yönetimi Zarif'in uluslararası seyahatlerini kısıtlamaya çalışacak ancak İran Dışişleri Bakanı New York'ta Birleşmiş Milletler'i ziyaret edebilecek.

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin yaptığı yazılı açıklamada, "Zarif, İran'ın Ruhani lideri'nin pervasız planlarını uyguluyor ve rejimin dünya genelindeki baş sözcüsü. ABD, İran rejimine, son günlerdeki davranışlarının tamamen kabul edilemez olduğu yönünde net bir mesaj yolluyor" dedi.

Zarif İran'ın nükleer programı konusunda, ABD ve diğer ülkelerle yaşanan gerilimi azaltma girişiminde başlıca rolü oynayan isim oldu. Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, Zarif'in diplomatik imajının "sahte olduğunu" savundu. Bunda Ali Ekber Velayeti’nin büyük payı bulunuyor. Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, "Asıl mesele, rejimin samimi ve makul bir ismi gibi görünmesi. Bugün, böyle bir şey olmadığı mesajını verdik" derken, Zarif'i "Dışişleri Bakanı değil, Propaganda Bakanı görevini yerine getirmekle" suçladı.

Yaptırım kararının olası etkileri

İran Araştırmaları Merkezi iç politika koordinatörü Serhan Afacan konuyla ilgili olarak yaptığı çalışmada, ABD Hazine Bakanlığı yaptırım kararı açıklamasında “bugün yaptırım listesine alınan kişi [Cevad Zarif] ile belirli işlemler yapan kişiler de bizzat bu listeye alınabilir” ifadelerine yer verdi. Görüldüğü üzere, ABD’nin İran’a karşı uyguladığı diğer birçok yaptırım kararında olduğu gibi burada da kapsam net değil. Zarif ABD’ye ya da yaptırım kararına uyan diğer ülkelere seyahat edebilecek, Amerikan medyasına konuşabilecek ya da Amerikalı yetkililerle bir araya gelebilecek mi? Bu ve benzeri sorular henüz cevapsız. Dahası Zarif’in yoğun olarak kullandığı Twitter hesabına ilişkin bir tasarrufta bulunulup bulunulmayacağı da net değil. Ayrıca, Zarif hakkında ortaya konan gerekçeler pekala Ruhani’ye de teşmil edilerek onun hakkında da benzer bir karar alınabilir. Her halükarda, görünen o ki ABD şu an için Zarif’in sesini kısmayı amaçlıyor. Ne var ki doğrudan İran’ı ilgilendiren gelişmeler hız kesmiyor.

Son olarak İran, 4 Ağustos Pazar günü Basra Körfezi’nde henüz menşei açıklanmayan bir tankeri daha alıkoyarak yedi mürettebatı göz altına aldı. Bu süreçte İran’ın ABD ile iletişim kanallarını kapatmak istemeyeceği açık ve Zarif’in bu bağlamda devreye sokabileceği son derece nitelikli yardımcıları var. Sorun, Trump yönetiminin “azami baskı” yaklaşımını nereye kadar götüreceğinin bilinmemesi. Bu ve İran’ın vereceği olası tepkiler Trump’ın ısrarla tırmandırmaya çalıştığı gerilimi riskli boyutlara taşıyabilir. Kissinger diplomasiyi “kısmi başarıların sabırla biriktirilmesi” olarak tanımlıyor. Anlaşılan o ki Zarif’in ve İran cephesinin önümüzdeki dönemde bu kısmi başarılara ve sabra fazlasıyla ihtiyacı olacak.