ABD ve PKK/YPG'nin petrol anlaşmasında Türkiye nasıl bir politika izlemeli?

ABD ve PKK/YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzlanan petrol anlaşması, Türkiye'yi etkileyecek mi? Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada anlaşma kabul edilemez olarak nitelendirilirken, Suriye politikası nasıl olmalı?

Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Amerikan Delta Crescent Energy petrol şirketi ile ana omurgasını terör örgütü PKK/YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) petrol anlaşması imzaladı. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo hükümetin anlaşmayı desteklediğini söylerken, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ise anlaşmayı kabul edilemez olarak nitelerken, yazılı açıklamada "ABD'nin uluslararası hukuku hiçe sayan, Suriye'nin toprak bütünlüğüne, birliğine ve egemenliğine kasteden ve terörizmin finansmanı kapsamına giren bu adıma destek vermesini esefle karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde önemli görevlerde bulunan iki isim Ahmet Yavuz ve Beyazıt Karataş, Türkiye'nin kınama mesajı ötesinde Suriye politikasında bundan sonra yapılması gerekenleri açıkladı. 

AHMET YAVUZ: TÜRKİYE'NİN TEK SEÇENEĞEĞİ SURİYE İLE ORTAK HAREKET ETMEK

Türkiye'nin vakit kaybetmeden Suriye yönetimiyle diyalog kurmasını söyleyen Yavuz, kınama mesajlarının vakit kaybettirdiğini belirtti. Ahmet Yavuz'ın veryansıntv'ye yaptığı açıklama şöyle: 

"Türkiye’nin vereceği bir tepki var ama Türkiye bu tepkiyi vermiyor. O da Suriye devletiyle anlaşmak. Bunun ikinci bir çözümü yok. Hatta bu saatten sonra o bile zor olabilir ama başka bir çaresi yok. Türkiye, gereksiz bir şekilde Esad saplantısıyla enerji kaybediyor. ABD orada bir devletçik oluşturuyor, Türkiye buna seyirci kalıyor. Seyirci kaldıkça olaylar büyür. Bu olay Suriye’de devleti parçalamaktan ziyade devlet yaratmaktır.

Türkiye-Suriye ile birlikte hareket ederek sinerji yaratabilir. Kınamanın faydası yok. Sadece zaman kaybediyoruz. Barış Pınarı harekatı nın sonuçlarından istifade etmiyoruz."

BEYAZIT KARATAŞ: SINIR ÖTESİ OPERASYON İLE SINIR GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI

Daha önce yaptığı açıklamada söz konusu petrol şirketinin paravan bir şirket olduğunu ve ABD hükümeti adına istihbarat örgütleri aracılığıyla çalışmalar yaptığını belirten Beyazıt Karataş, sınır ötesi harekatın gündeme gelmesini ancak bunun için Suriye yönetimi ile ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. İşte Karataş'ın açıklamaları:

"Türkiye bu toprakların ev sahibi. Dolayısıyla ev sahipliği hakkını kullanarak başta Ayn el Arap olmak üzere batıdan doğuya bütün sınırı emniyete alacak şekilde harekat yapmayı planlamalıdır. Irak sınırına kadar güvenli bölgeyi oluşturmalıyız. Bu kadar. 2015’den beri Suriye  ile ilişkiler iyi olsun diyoruz ama savaşın eşiğine geldik.

Eğer Türkjiye Suriye ile ilişkilerini yeniden başlatmazsa bu söylediklerim gerçekleşmeyecektir. Çünkü karşımızda Türkiye-Suriye arasındaki ilişkilerin bozukluğundan faydalanan ABD ve Batı var. O nedenle Türkiye bu tür oldu bitti anlaşmalara karşı koymak istiyorsa, batıdan doğuya kadar terörle mücadele konusunda Suriye ile işbirliği konusunda bir ilerleme sağlayamazsa o zaman anlamı yok. Buradaki gelişmeler, önümüzdeki dönemde Doğu Akdeniz’de Libya’da, Irak’taki Türkiye’nin yapacağı faaliyetleri de etkileyecektir."