ABD Temsilciler Meclisi Trump’ı ifadeye çağırdı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna Devlet başkanı Zelenskiy ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine yönelik başlatılan azil soruşturması kapsamında Temsilciler Meclisi, Trump'ı ifade vermeye çağırdı.

ABD Temsilciler Meclisi Trump’ı ifadeye çağırdı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Temmuz ayında yaptığı telefon görüşmesine yönelik başlatılan azil soruşturması sürüyor. Telefon konuşmasının zabıtları, Trump'ın Zelensky'den, Joe Biden ve oğlu Hunter Biden hakkındaki ispatlanmamış yolsuzluk iddialarını soruşturmasını istediğini gösteriyor.

Soruşturma kapsamında Temsilciler Meclisi Jüri Heyeti, Trump’ı 4 Aralık'ta gerçekleşecek azil soruşturmasının ilk oturumuna katılması için davet etti. Trump, Kongrede hakkında yürütülen azil soruşturmasında ifade vermeyi “ciddi şekilde değerlendireceğini” sosyal paylaşım platformu twitter üzerinden açıkladı.

Öte yandan Trump'ın bu yasama toplantısına katılması zorunlu değil ancak katıldığı taktirde tanıkları sorgulama fırsatı edinmiş olacak. Söz konusu oturumun ardından Kongre'nin adalet komisyonu, Trump'a resmi olarak bir suçlama yöneltilip yöneltilmemesi konusunda tavsiye verecek.

ABD’LİLER DURUMA NASIL BAKIYOR?

Ulusal basında yer alan haberlere göre, Amerika’lıların büyük bölümü süreci yakından takip ediyor. Ayrıca Amerikalılar’ın, Trump’ın görevden alınması gerekip gerekmediği konusunda neredeyse eşit olarak bölünmüş durumda olduğu biliniyor. Amerika’lıların büyük çoğunluğu, Azil kapsamında Trump’ın görevden alınması ya da alınmamasıyla ilgili fikir değiştirebilecek bir durum olmayacağı görüşünde.

AZİL SORUŞTURMASI NEDİR?

Azil; Kongre'nin bir başkanı veya bakanı görevden alabilmek için başlatmış olduğu iki aşamalı bir siyasi sürecin birinci bölümü. Temsilciler Meclisi azil maddelerini belirlediği taktirde, Senato bu maddeler ışığında bir yargılama yapmak zorunda. Senato'daki oylamada başkanın hüküm giyebilmesi için üçte ikilik bir çoğunluk gerekiyor ancak Cumhuriyetçiler Senato'da çoğunluğu elinde tuttuğundan bu pek olası değil.

Tarihte yalnızca üç ABD başkanı azil ile karşı karşıya kaldı. Bill Clinton ile Andrew Johnson görevden alınmadı ancak Başkan Richard Nixon, Watergate Skandalı sonrası, azledilip görevden uzaklaştırılmadan önce istifa etmişti.

NASIL BAŞLADI?

ABD Başkanı Trump’ın geride bıraktığımız Temmuz ayında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmesinde, başkanlık seçimlerindeki Demokrat rakibi Joe Biden ve ailesini soruşturması durumunda ABD'nin ülkesine yardım edeceğini söylediği iddiası gündeme adeta bomba düştü. ABD Kongresindeki Demokratlar da söz konusu iddia üzerine Trump’a azil soruşturması başlattı.

Trump ise Zelenskiy ile yaptığı görüşmenin usullere aykırı olmadığını söyledi ve telefon konuşmasının dökümünü yayımlayarak kendini savundu.

Öta yandan ABD Başkanı, telefon görüşmesinden önce Ukrayna'ya 400 milyon dolarlık asker ve mali yardımın askıya alındığını duyurmuştu. Başkan Trump konuyla ilgili yaptığı açıklamada, yardımların kesilmesi ile telefon görüşmesi arasında ilişki olmadığını söyledi ancak Demokratları ikna edemedi.

DAHA ÖNCE AZLEDİLEN BAŞKANLAR

ABD tarihinde görevinden uzaklaştırılmak istenerek yargılanan ilk devlet başkanı, Andrew Johnson oldu. 1865-1869 tarihlerinde başkanlık görevini sürdüren Johnson, Savaş Bakanı Edwin McMasters Stanton'ı görevden aldı. Temsilciler Meclisi Johnson'ın bu kararını yasa ihlali olarak nitelendirdi ve olayı Senatoya taşıdı. Johnson'ın görevinden uzaklaştırılması için o dönem 36 senatörün devlet başkanının suçlu olduğuna dair oy vermesi gerekiyordu, ancak bu sayı 35'te kaldı ve Johnson görevine devam etti.

Azil soruşturmasıyla karşı karşıya kalan ikinci Başkan ise Clinton’du. ABD Başkanı Bill Clinton, başkanlık yeminine saygı göstermediği ve adaleti engellediği suçlamasıyla azil sürecine maruz kaldı. O dönem Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, Clinton için azil sürecini başlattı ancak Senatoda azil için gereken 3’te 2 çoğunluk sağlanamadığı için Clinton görevine devam etti.

Ülke tarihinde 1970'lerde gündeme gelen bir azil soruşturması daha oldu ancak bu diğer ikisinden oldukça farklıydı. Watergate skandalının ortaya çıkmasıyla dönemin Cumhuriyetçi Başkanı Richard Nixon hakkında "Demokratları sabote ettiği, yargıyı yanılttığı, delil kararttığı" iddialarıyla yargı süreci başladı. Nixon, azledilmesi ihtimali artınca yargı süreci devam ederken istifa etti.

SONUÇ: TRUMP’I NE BEKLİYOR?

Twitter üzerinden atmış olduğu tweetler ile demokratlara adeta savaş ilan eden Trump’ın hiçbir koşulda istifa etmeyeceği aşikar ancak Senato’da yargılanma ihtimali var. Trump’ın Senato'daki oylamada hüküm giyebilmesi için üçte ikilik bir çoğunluk gerekiyor ancak Cumhuriyetçilerin Senato’da çoğunlukta olması sebebiyle bu ihtimal oldukça düşük görünüyor.

Amerikan basınına göre seçim arefesindeki bu süreç Trump'ın daha da güçlenmesine bile yol açabilir. Yaşanan tüm bu sürecin ardından Trump’ın Başkanlığı elinde tutmaya devam etmesi, şu an için tek olası ihtimal olarak karşımızda duruyor.