Rand Corporation’dan ABD’yi dizginleme stratejisi

Yeni Washington yönetiminin uluslarası ilişkilerde nasıl bir politika izleyeceği merak edilirken, Rand Corporation “ABD’nin Dünyaya Yaklaşımını Yeniden Düşünmek - Dizginlemeyi Uygulamak” başlıklı bir rapor yayımlayarak Biden’e strateji önerisinde bulundu. İşte dikkat çeken raporun detayları...

Joe Biden’in göreve başladığı günden bu yana, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin uluslarası ilişkilerde nasıl bir politika izleyeceği oldukça merak ediliyor. Yaklaşık iki aydır başkanlık koltuğunda oturan Biden şimdiden Trump’tan ılımlı bir başkan olacağı imajı çizdi.

ABD’nin köklü düşünce kuruluşu RAND Corporation, bu kapsamda yayınladığı bir raporda adeta dünyaya mesaj verdi. ABD’nin Dünyaya Yaklaşımını Yeniden Düşünmek - Dizginlemeyi Uygulamak” başlıklı raporda, Washington için dış politika alanında “realist bir dizginleme stratejisi” önerildi.

Bu strateji içinde göze çarpan en önemli detaylar şöyle:

• Amerika’nın dünyanın çeşitli yerlerindeki askeri varlığını azaltılması

• Diplomasiyi daha ön planta tutan bir politika anlayışına sahip olması

• Çin ve Rusya gibi diğer büyük güçler ile daha çok işbirliği yapması

• Askeri güç kullanma ihtiyacını minimum seviyelere indirmesi

Ayrıca raporda, Biden yönetiminin söz konusu stratejiyi uygulaması durumunda ABD’nin daha küçük bir orduya ihtiyaç duyacağına dair bazı öngörüler yer alıyor. ABD’nin özellikle ülke dışında güç bulundurma ihtiyacının azalacağına dikkat çeken kurum yetkilileri, bu kapsamda ABD’nin sadece yaşamsal çıkarlarının gerektirmesi durumunda askeri güç kullanacağını belirtiyor.

KÜRESEL LİDERLİKTEN BÖLGESEL LİDERLİĞE

Raporda, İran ile Rusya’ya yönelik işbirliğini öne çıkaran bazı yaklaşım tavsiyeleri de bulunuyor. Söz konusu tavsiyelerin yanı sıra ABD için en büyük potansiyel tehdit Çin olarak tanımlanıyor. Ayrıca Amerika’nın Avrupa’da askeri varlığını azaltmasıyla Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin askeri güçlerini artıracağı, bu yolla bölgede güç dengesinin oluşacağı belirtilmekte. ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını azaltmasıyla İran’a karşı Türkiye, İsrail ve Suudi Arabistan tarafından dengenin sağlanması ise öngörülen bir diğer husus.

Böylece ABD’nin Avrupa ve Ortadoğu’da kısa vadede bölgesinde ekonomik ve askeri olarak egemen bir güç haline geleceği, bu yolla ABD çıkarlarına tehdit oluşturacak bir ülke bulunmadığı tespiti de yapıldı. Rusya ve İran’ın bugünkünden daha güçlü hale gelmesi durumunda bölgedeki diğer ülkelerin bu ülkelerin bölgeyi domine etmesine direneceği savunuldu.

BİDEN ÖNERİLERİ DİKKATE ALACAK MI?

RAND Corporation raporunu analiz eden uzmanlar, raporun Biden döneminde ABD’nin izleyeceği dış politika açısından yol gösterici nitelikte olduğunu belirtiyor. RAND Corporation’ın ülke çapında saygın bir kuruluş olması ile birlikte Pentagon için de raporlar hazırladığını göz önünde bulundurursak, Biden yönetiminin bu rapordaki önerileri dikkate alacağını söyleyebiliriz. Hatta raporu değerlendiren bazı analistler, Biden yönetiminin bu öneriler doğrultusunda bir dış politika izleyebileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Bu da demek oluyor ki, ABD’nin yeni döneminde rapordaki stratejilerin uygulanması halinde bu durum yalnızca Rusya ve İranı etkilemeyecek. Ülkenin küresel çaptaki en büyük rakibi Çin’e karşı nasıl bir strateji izleyeceği henüz belirsiz olsa da, bu stratejinin tüm dünya ile birlikte Türkiye’ye de yarayacağı gayet açık.

Özellikle ABD’nin küresel liderlik arzusundan vazgeçerek bölgesel liderlik anlayışını benimsemesi, Türkiye ile arasındaki gerilimi büyük ölçüde azaltacaktır. Böylece Türkiye, Rusya ve Çin ile ticaret ilişkisine ABD yaptırımları etkeni olmadan devam edebilir ve Karadeniz’de Rusya’ya karşı, ya da Ortadoğu’da İran’a karşı dengeleyici unsur olarak rol üstlenebilir. Ancak tüm bunlar Corporation raporuna dayanan öngörülerden ibaret. Biden yönetiminin raporu nasıl ele alacağı ve hangi adımları atacağı henüz net değil. Washington’ın nasıl bir yol izleyeceğini zaman gösterecek.