Sezar Yaptırım Yasası’nın diğer yasalardan farkı ne?

Suriye’de Esad rejimine bağlı güçlerin, hapishanelerde yürüttüğü insanlık dışı uygulamalar gerekçe göstererek, yaptırım kararı alan ABD’nin kararı Suriye’de pek çok dengeyi değiştirme potansiyeline sahip. Esad rejimiyle ticari ilişkileri yasaklayan ABD, ‘Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası’ adlı tasarıyla neyi amaçlıyor? Tasarı bölgede ne gibi değişikliklere neden olacak? Tasarının İran ve Rusya’ya etkisi nedir? Amerika’nın Suriye’deki hedefi ne? Sezar Yaptırım Yasası’nın diğer yasalardan farkı ne?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Suriye’de Esad rejimine bağlı güçlerin, hapishanelerde yürüttüğü insanlık dışı uygulamalar gerekçe göstererek, ‘Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası’ ya da kısa adıyla ‘Sezar Yaptırım Yasası’nı (SYY) uygulama kararı aldı. Adını, "Suriye hapishanelerinde işkence ve ölümü belgeleyen 52 bini aşkın fotoğrafı ülke dışına çıkardığı" öne sürülen "Sezar" kod adlı bir eski askeri fotoğrafçıdan alan yasa ABD Senatosunca 21 Aralık 2019’da kabul edildi ve 17 Haziran 2020 tarihinde de resmi olarak yürürlüğe girdi. Trump tarafından onaylanan SYY, Suriye’de pek çok dengeyi değiştirme potansiyeline sahip.

17 Haziran’da resmi olarak yürürlüğe giren yasanın nasıl uygulanacağı ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Finansal Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından belirlenirken, yasa kapsamında hangi gerçek ve tüzel kişilerin yaptırım listesinde ya da Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar ve Engellenen Kişiler Listesi (SDN List) kapsamında olduğuna yönelik bir yönetmelik yayımladı. Öte yandan OFAC’ın yasanın işleme konması tarihinden itibaren, 30 gün içinde çok daha kapsamlı bir liste ve ayrıca yaptırımların ABD tarafından nasıl uygulanacağını belirten kapsamlı bir usul yönetmelikleri yayımlaması bekleniyor. Ve zaman içerisinde usul yönetmelikleri ile SDN listesi de güncellenecektir.

SYY tasarısı, sadece rejimin kontrol ettiği bölgelerdeki kişilerle ekonomik faaliyetlerde bulunmayı ve finansal transferleri yasaklıyor. Dolayısıyla rejimin kontrolü dışında kalan bölgelerdeki gerçek ve tüzel kişilerle ticari faaliyette bulunmak yaptırım kapsamına girmiyor. Bu da Suriye’nin kuzeyinde YPG/PKK tarafından kontrol edilen bölgelerde, uluslararası ticari işlemlerde artışa yol açacaktır. Bir rejimle ticari ilişkileri olan bir Fransız şirket, ticari ilişkilerini rejim kontrolü dışındaki bölgeler üzerinden gerçekleştirerek, yaptırım baskısından kurtulacak.

 

ABD SYY İLE NEYİ AMAÇLIYOR

SYY kapsamında rejimin kontrol ettiği bölgelerdeki gerçek ve tüzel kişilerle ticari ilişkilere yasak getiren ABD’nin rejimin kontrolü dışındaki bölgeleri yaptırımın dışında bırakması bölgedeki siyasi ve ekonomik yapıda değişikliğe yol açacaktır. Zira ABD’nin asıl niyeti de bu noktada açık bir şekilde gün yüzüne çıkıyor. ABD, SYY tasarısı ile rejimi YPG/PKK’yı tanımaya ve siyasi-ekonomik ilişkiler içerisine girmeye zorluyor. Zira rejim, uluslararası piyasalara sadece ABD-Rusya ve Türkiye’nin kontrolündeki bölgelerden erişebilir. Aksi takdirde rejimle direk ticari ilişki içerisine giren taraflar ağır yaptırımlara maruz kalacaktır.

Öte yandan SYY tasarısının rejimi YPG/PKK’ya bağımlı hale getirmesi, YPG/PKK’nın da ekonomik olarak güçlenmesi anlamına geliyor. ABD SYY ile resmen YPG/PKK’ya ekonomik bir güç sağlarken, rejimin gözünde söz konusu yapının tanınmasına da yol açıyor. Ayrıca SYY ile rejimle iş yapan -Lübnanlı- veya yapma isteği olan -Çinli- iş adamlarının da girişimlerinin önüne geçilmiş oldu. Dolayısıyla ABD, rejimi YPG/PKK üzerinden dünyaya açılmaya zorladı.

Suriye’de varlık gösteren diğer unsurların tanınmasını hızlandıran ve ekonomik-siyasi güç elde etmelerinin önüne açan ABD’nin, ayrıca yasayla birlikte Esad rejiminin "sivillere yönelik cani saldırılarını durdurmasının" ve "barışçıl bir siyasi geçiş sürecine zorlanmasının" hedeflediği uzmanlarca belirtiliyor.

İRAN’IN ELİ ZAYIFLARKEN RUSYA’NINKİ GÜÇLENİYOR

Resmi olarak 2018 Kasım’ında İran’a tek taraflı yaptırımları uygulamaya başlayan ve 2019 Mayıs’ında da petrol satışıyla ilgili muafiyetleri bulunan ülkelerin muafiyetlerine son veren ABD, İran’ın ekonomik olarak sıkıntılı bir sürece girmesine neden olmuştu. Çin’de ortaya çıkan yeni tip korona virüsün (Covid-19) küresel ekonomiyi vurması bir taraftan İran ekonomisinde yaşanan krizin daha fazla derinleşmesine yol açarken, yaşananlar ister istemez Tahran’ın Yemen, Irak ve Suriye’de yürüttüğü askeri ve siyasi faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi. Ekonomik krizle boğuşan İran’ın Suriye’deki faaliyetlerinin durmasına yol açarken, bölge üzerindeki nüfuzunun da kırılmasına neden oldu.

Kendi ülkesinde yaşanan ekonomik krizle boğuşan İran’ın Suriye’ye olan ekonomik desteğinin kesilmesi, rejimi epey bir sarstı. Farklı ticari ortaklara yönelen Esad rejimi, dış politikada körfeze yanaşırken, iç politikada da zenginler üzerindeki baskıyı artırdı. 10 yıldır iç savaşın olduğu bölgede ekonominin kötü gitmesi çatlakların derinleşmesine neden oldu. Son olarak uygulanan SYY, İran’ın bölgedeki etkisini daha fazla kırarken, Suriye lirasındaki dalgalanmaları artırdı. 2020 Ocak ayından itibaren Suriye lirası dolar karşısında yüzde 300 (2020 Ocak: 1 Dolar = 1000 Suriye lirası) değer kaybetti.

Uzun süredir Esad rejimine hava desteği sağlayan Rusya, bu kapsamda bölge üzerindeki nüfusunu artırdı ve Suriye’de askeri üsler inşa etti. Bu noktada Esad rejimi ile iyi ilişkiler kuran Rusya, Suriye’nin kuzeyindeki yapı ile de ilişkilerini koruyor. Dolayısıyla ABD’nin uygulamaya başladığı yeni yaptırım tasarısı neticesinde Suriye’nin kuzeyindeki yapı ile Esad rejimi arasında Rusya’nın aracılık yapabilme olanağının ortaya çıkması, Moskova’nın elini güçlendiriyor.

 

İran’ı geçiş sürecinde masanın dışına itmeye çalışan ABD, hali hazırda Rusya’yı masada tutuyor. Fakat ilerleyen günlerde OFAC’ın Rusya’daki gerçek ve tüzel kişileri de SDN listesine ekleme ihtimali var. ABD’nin Rusya’yı SYY kapsamında ne kadar sıkıştıracağı ilerleyen günlerde anlaşılacaktır ama Rusya’nın SYY ile elinin güçleneceği alt faaliyet alanları gözlerden kaçmamaktadır.

'SEZAR YAPTIRIMLARININ' ÖNCEKİ YAPTIRIMLARDAN FARKI NE?

Yaptırımları dış politikada bir silah haline getiren ABD, Suriye’ye ilk defa yaptırım uygulamıyor.  Ancak uzmanlar, yeni yaptırımlarla öncekiler arasında önemli bir fark olduğuna dikkat çekiyor. Nitekim BBC Türkçe'ye konuşan, İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı danışmanlarından Zaki Mehçi, bu farkı şöyle yorumluyor: "Suriye'ye ilk olarak 1979 yılında yaptırımlar uygulamaya başlandı. 2003'te, 2004'te, 2005'te, 2012-2013 arasında yine yaptırımlar geldi ve şimdi de Sezar Yasası var. Sezar Yasası'nın farklı şu: Bu yasa Suriye rejimi ile ilişkileri olan veya ilişki geliştirmek isteyen ülkeleri ve şirketleri hedef alıyor. Daha önceki yaptırımlar Suriye içindeki rejimle ilişkili kuruluşları, kamu şirketlerini ve Hamas ile Hizbullah gibi Suriye dışındaki bazı silahlı grupları hedef alıyordu. Bu yasa ise Suriye rejiminin destekçilerini zayıflatmayı hedefliyor."

Zaki Mehçi’ye göre ‘Sezar’ yasası ekonomi dışında politik olarak da farklı mesajlar taşıyor, “ABD hem Suriye yönetiminin yanındaki İran ve Rusya gibi ülkelere doğrudan hem de kendi müttefiklerine dolaylı mesaj yolluyor". Ayrıca Mehçi, mesaj yollanan ülkelerin sadece İran ve Rusya olmadığının altını da çiziyor, "Başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere bazı Körfez ülkeleri, Suriye rejimi ile ilişki geliştirmeye ve gelecekte Suriye'nin yeniden inşası sürecinde katkı sunmak istiyor. Teyit edilmemiş haberler göre, bazı Avrupa ülkeleri de Suriye rejimi ile resmi olmayan kanallar açmaya çalışıyor. Örneğin İtalyan hükümeti. Ayrıca Macaristan ve Bulgaristan gibi ülkelerden, Suriye'de rejimin kontrolündeki alanlardaki şirketlerle ticaret yapmak isteyen iş insanları var."