ABD-Rusya arasında olası nükleer savaşın sonuçları

Dünya bir kez daha nükleer silah tehditlerinin gölgesinde yaşamaya başladı. Geçtiğimiz Ağustos ayında ABD INF anlaşmasıdan çekildiğini duyurmuş ardından nükleer füze denemeleri gerçekleştirmişti. Yaşanan gelişmeler akıllara 1945 yılında Japonya'ya atılan iki atom bombasını getirdi. Kullanılan nükleer bombaların hem atılan bölgeyi yok ettiğini hem de dünyayı tehdit ettiğini göz önüne alan araştırmacılar yaşanacak olası bir savaş ile ilgili öngörüde bulundu.

Dünya bir kez daha nükleer silah tehditlerinin gölgesinde yaşamaya başladı. Dünya tarihindeki ilk nükleer silah 6 Ağustos 1945'de ABD tarafından Japonya’ya karşı kullanılmıştı. İkinci atom bombası da yine ABD tarafından Japonya’ya karşı ilk bombanın kullanılmasından sadece 3 gün sonra kullanılmıştı. ABD Japonya’ya karşı kullandığı atom bombalarının birincisini ‘KÜÇÜK ÇOCUK’ Hiroşima kentine ve ikincisini de ‘ŞİŞKO ADAM’ Nagazaki kentine atmıştır.

Temmuz 1945 sonunda İngiltere, Çin ve ABD’nin “Postdam Bildirgesi” ile teslim olma çağrısında bulunduğu Japonya, “şartsız teslim olmayacağını” ilan etmişti. Şartsız teslim olmayacağını ilan eden Japonya, Ağus ayının başında ittifak cephesine "anlaşmalı barış" teklifinde bulunmuş fakat bu teklifi ittifak cephesi tarafından reddedilmiş ve 6-12 Ağustos tarihlerinde ABD Japonya’ya iki atom bombası attmıştı. 

Bombardımanın Sonuçları

Yaklaşık 13 bin TNT (tri-nitro-toluen) kuvvetindeki uranyum katkılı Küçük Çocuk adlı bomba, merkezinde 3 bin santigrat derece ısı oluşturarak Hiroşima'nın yüzde 70'ini yok etti. 1,5 kilometre çapındaki alanda her yeri dümdüz eden atom bombası, ilk aşamada 80 bin ve 1945 sonuna dek ise 140 bin kişinin ölümüne yol açtı. Nagazaki'ye ise yerin 500 metre üzerinden atılan ve 22 bin TNT gücündeki bombanın yıkım gücünü şehrin etrafını çevreleyen tepeler sınırlarken ilk aşamada 70 bine yakın kişi öldü ve Nagazaki'nin yarısı yok oldu. Bombalamada yaralanan çok sayıda kişi tıbbi yardım alamadan ölürken, şehre yardım götürmeye gidenler de bomba sonrası oluşan radyoaktif yağmura maruz kalarak hayatını kaybetti. Bombalamanın ardından kaç kişinin öldüğü tam olarak bilinmemektedir. Verilen değerlere tahmini olarak ulaşılmış ve kabul görmüş değerlerdir. Japonya saldırının ardından yarım milyon yakın insanın öldüğünü ve yüzbinlerce insanın da radyoaktif sızıntıdan ötürü sağlık problemleri yaşandığını açıklamıştı.

Bombardımanın Nedenleri

Hiroşima ve Nagazaki’nin hedef olarak seçilmesinde ana faktörler birinde askeri üslerin olması ve diğerin de ağır sanayi kuruluşlarının olmasıydı. Nagazaki’ye atılan atom bombası Pasifikte devam eden muharebeleri resmen sona erdirmişti. Üzerinden 74 yıl geçmesine rağmen ABD’nin neden atom bombası atarak savaşı sonlandırmayı tercih ettiği henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil. Savaşın kırılma noktaları olarak bilinen atom bombaları, Japonya'nın teslim olmasına sebep olurken ortaya çıkan sonuç da uluslararası ilişkilerin dönüşmesine yol açmıştı.

Bombardımanın ardından değişen uluslararası konjonktür

ABD ve Sovyetler, 1950'ye kadar geliştirdiği daha kuvvetli hidrojen bombalarını kıtalar arası balistik füzelere (ICBM) nasıl monte edeceğini formüle etti ve dünya "aşırı güç kullanabilme" çağına adım attı. Dünya, 1960 ve 1990 arasını nükleer savaşın gölgesinde yaşarken iki nükleer gücün birbirlerine "doğrudan" savaş açma cesaretini gösteremediği "Soğuk Savaş" dönemine girmişti. Soğuk savaşın bitmesiyle dünyayı hegemonyası altına alan ABD sürekli olarak nükleer füzeleri geliştirirken ve daha etkili olanlarını üretirken diğer ülkelerde nükleer füzeler ürettiler.

Olası bir nükleer savaş ve sonuçları

Bu yıl Ağustos ayında ABD, 1987 yılında ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov tarafından imzalanan ve menzili 500 ile 5 bin 500 kilometre arasında olan karadan havaya orta menzilli füzelerin yasaklanması öngören Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) çekildiğini duyurmuştu. Nükleer silahsızlanma açısından önemli bir aşamam olan bu anlaşmadan ABD’nin çekilme kararı alması dünyayı tekrardan Nükleer tehdit ile karşı karşıya getirmiştir.

INF’nin iptalinin ardından ABD ve Rusya’nın art arda gerçekleştirdikleri füze denemeleri ve sert açıklamaları nükleer gerilimi gitgide arttırmaktadır. Peki korkulan olur ve nükleer savaş çıkarsa dünya ne hale gelir? Amerika’daki bir grup biliminsanı bunu araştırdı. Hazırlanan simülasyon, on milyonlarca insanın hayatını kaybedeceğini ortaya koydu. Yine aynı şekilde Hindistan ve Pakistan arasında yaşanacak olası bir nükleer savaşta 125 milyon kişinin ölebileceği ileri sürüldü.

Rusya ve ABD arasında yaşanacak bir nükleer savaşı Rusya’nın başlattığını ve NATO’nun karşılık verdiğini göstererek simule eden bilim insanları saatler içinde 34 milyon insanın öleceğini ve 50 milyondan fazla insanın da yaralanacağı sonucuna vardı. Princeton Üniversitesi'ndeki bir grup bilim insanına göre, korkulan olur ve NATO ile Rusya arasında nükleer bir savaş çıkarsa sonuçları en az bu kadar yıkıcı olacak.

Princeton Bilim ve Küresel Güvenlik Programı'nda yapılan bir araştırma çerçevesinde hazırlanan simülasyona göre, Rusya, ABD-NATO ilerlemesini durdurma umuduyla Kaliningrad şehri yakınlarındaki bir üsten nükleer uyarı atışı gerçekleştiriyor. İlk nükleer patlama, Polonya'nın hemen içinde görülüyor. NATO ise misilleme olarak tek bir taktik nükleer hava saldırısı yapıyor. Rusya, NATO üslerini ve ilerleyen birlikleri vurmak için uçaklar ve kısa menzilli füzeler aracılığıyla 300 nükleer savaş başlığı yollarken, NATO da yanıt olarak uçaklar vasıtasıyla 180 nükleer savaş başlığı gönderiyor. Bu aşamadan sonra, her iki taraf da askeri nükleer güçlere karşı yüzlerce saldırı daha yapıyor. Washington ve Moskova'nın her ikisi de nüfus merkezlerini hedef alarak kalan denizaltı cephaneliklerinden şehir başına 10'a varan füzeler atıyor ve saatler içinde 34 milyon kişi ölüyor, 57 milyon kişi yaralanıyor. Milyonlarca insansa, nükleer serpinti ve diğer uzun vadeli sorunlar nedeniyle sağlığını kaybediyor.

Bir diğer araştırma konusu ise Hindistan ile Pakistan arasında çıkabilecek nükleer savaş. Araştırmacılar çıkabilecek bir nükleer savaşın yaklaşık 125 milyon kişinin ölümüne neden olabileceği ve ağır çevresel sonuçlara yol açabileceği öngörüsünde bulundu. The Telegraph gazetesinin haberine göre, sonuçları "Science Advances" dergisinde yayımlanan bir araştırmada, Hindistan ve Pakistan arasında meydana gelebilecek bir nükleer savaşta sadece birkaç günde 125 milyon kişinin ölebileceği ve çevresel felaketin yaşanabileceği ileri sürüldü.

Araştırmada, milyonlarca kişinin ölümünün yanı sıra nükleer bulutlar nedeniyle yeryüzüne düşen güneş ışığının yüzde 20 ila 35 azalabileceği, bunun hava sıcaklıklarını 2-5 derece düşürebileceği, yağmur ve kar yağışının da yüzde 15-30 azalabileceği kaydedildi. Nükleer silahların yol açabileceği muhtemel iklim değişikliğinin tarım ürünlerinde yüzde 15 ila 30 düşüşe yol açabileceğine, bu durumun kıtlığa yol açabileceğine işaret edilen araştırmada, nükleer savaşın etkilerinin 10 yıldan fazla sürebileceği vurgusu yapıldı.

Araştırmacılardan Alan Robock, çalışmanın zamanlamasına dikkati çekerek "Zamanlama yerinde. Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir ihtilafı devam ediyor ve her ay sınırlarda insanlar ölüyor. Böyle bir savaş, sadece bombaların düşeceği yerleri değil tüm dünyayı tehdit eder." değerlendirmesinde bulundu. Bir diğer araştırmacı Brian Toon da "Bu, emsali görülmemiş bir savaş olur. Umarım, Pakistan ve Hindistan bu araştırmayı dikkate alır." diye konuştu.