ABD, Ortadoğu’da güç kaybediyor

Mısır'dan Rus Su-35'nin alımına dair açıklama geldi. ABD'nin milyarlarca dolarlık maddi desteğine rağmen Mısır'ın Rus Su-35 savaş jetine talip olmasının ABD'ye ne gibi etkileri olacaktır? ABD'nin Doğu Akdeniz politikasının önemli ayaklarından olan Mısır, ABD yörüngesinden çıkıyor mu?

ABD, Ortadoğu’da güç kaybediyor

Mısır’ın başkenti Kahire’de Rusya ve Mısır 27 Ekim tarihinde “Dostluk Oku-1” adında askeri tatbikat gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ortak tatbikatta Rus yapımı silahlar kullanırken Rus ordusunun teknik uzmanları da Mısır Savunma Bakanlığı’nda görevli askeri uzmanlara birçok Rus yapımı silahların kullanımıyla ilgili teorik bilgiler aktardı.

İki ülkenin ortaklaşa gerçekleştirdiği tatbikatın son gününde Rusya’nın ürettiği hava savunma sistemleri ateşlenerek tatbikat tamamlanmış oldu.

 

27 Ekim’de Mısır ve Rusya arasında gerçekleştirilen ortak tatbikatın ardından Mısır’ın Rusya’dan Su-35 savaş jeti satın alma kararı gündeme yansıdı. ABD’nin Ortadoğu’da ve Doğu Akdeniz’de önemli bir müttefik olarak gördüğü Mısır’ın Rusya’dan savaş jeti satın almasını tepkiyle karşılandı.

Mısır'ın Rusya'dan Su-35 savaş uçağı alma kararı üzerine ABD'den Türkiye'nin de Rusya'dan S-400 almasıyla gündeme gelen Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) uyarısı geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı Mark Esper bir mektup aracılığıyla Mısır Savunma Bakanı'na Rus Su-35 savaş uçaklarını alma kararını iptal etme çağrısında bulundu. Mektupta Mısır'ın CAATSA yaptırımlarıyla karşı karşıya olabileceği belirtildi. Mektupta, "Rusya ile büyük silah anlaşmaları en azından ABD ile gelecekte yapılacak işlemleri ve Mısır'a yapılan güvenlik yardımını karışık bir duruma sokacaktır" ifadeleri yer aldı. 

Diğer taraftan ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Siyasi ve Askeri İşlerden Sorumlu Müsteşarı Clarke Cooper, Dubai Havacılık Fuarında, Mısır’ın Rusya ile Su-35 satışı noktasında aldığı karara yönelik ABD yaptırımlarını hatırlatarak "Onlar (Mısır) bunu zaten biliyor. Bu onlara yaptırım uygulamamız ve gelecekte ABD'den yapacakları silah alımlarını kaybetmeleri riskini beraberinde getiriyor" ifadelerini kullanmıştı.

2016 yılında ABD Başkanlık Seçimlerini Donald Trump’un kazanması Mısır yönetimi tarafından olumu karşılanmıştı. Bu bağlamda uluslararası arenada ABD’nin desteğini alan Mısır, diğer taraftan da ekonomik olarak ABD’den yardımlar alıyordu.

MISIR'IN ABD'NİN YÖRÜNGESİNDEN ÇIKMASI DOĞU AKDENİZ'DEKİ DENGELERİ DEĞİŞTİRİR Mİ? 

2003 yılında Mısır Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle (GKRY) bir araya gelerek Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması imzalamıştı. Bu tür anlaşma imzalamanın hukuksal bir tabanı olmamasına rağmen GKRY, anlaşma kapsamında 200 deniz mili alan üzerinde ada devleti olarak tek başına hak iddia etmişti.

Diğer taraftan Doğu Akdeniz’den çıkacak petrollerin Avrupa Birliğine (AB) ulaştırılması ABD açısından büyük önem arz etmektedir. AB’nin enerjide giderek Rusya’ya bağımlı hale gelmesi ABD tarafından hoş karşılanmamaktadır. Bu bağlamda Doğu Akdeniz doğal gazının güvenli kaynak hale getirilmesini amaçlayan ABD, siyasi teşviklerle Mısır’ın ev sahipliğinde Yunanistan, GKRY, İsrail, İtalya ve Ürdün’ün katılımıyla askeri ve güvenlik iş birliği anlaşmaları imzalanmıştı.

Mısır’ın ABD’den milyarlarca dolarlık yardım ve uluslararası alanda destek almasına rağmen Rusya’dan savaş jeti satın alımı kararı vermesi ABD ile olan ilişkilerinin sallantıda olduğunu gösterdi. Bundan ötürü Mısır’ın ABD’den uzaklaşması ve Rusya’ya yakınlaşması Doğu Akdeniz’de kurulan enerji dengesini değiştirecektir. Nitekim hem MEB’in hem de imzalanan askeri ve güvenlik işbirliği anlaşmaları tehlikeye girecektir.

ABD'NİN ORTADOĞU'DAKİ GÜÇ KAYBI DEVAM MI EDİYOR?

ABD’nin 2003 yılında işgal ettiği Irak’tan çekilmesi bölgede İran’ın güçlenmesine neden olmuştu. Yine aynı şekilde Suriye’de 2014 yılında patlak veren DEAŞ terör örgütüne karşın Suriye’ye hava operasyonları düzenleyen ABD, 2015 yılında PKK/YPG’yi desteklemeye başladı. Suriye’deki varlığını açtığı askeri üsler ile arttıran ABD’nin karşısında Rusya da Şam rejimine verdiği destekle askeri üsler elde etti. Bu bağlamda ABD’nin karşısında bir denge unsuru oluştu.

2003 yılında Irak’ı işgal eden ABD’nin bölgeden çekilmesi İran’ın güçlenmesine neden olmuştu. Irak’tan büyük ders alan ABD, Suriye’de patlak veren DEAŞ terörizmine karşı mücadeleyle ikinci bir şans elde etti. 2015 yılında PKK/YPG terör örgütünü destekleyerek Suriye’deki şansını kullanan ABD, bölgede açtığı askeri üslerle varlığını güçlendirdi. Fakat ABD’nin karşısında Rusya da Şam rejimini destekleyerek Suriye’de üsler elde etti.

ABD Irak’tan güç kaybederek çekilirken Suriye’de de Rusya’nın dengeleme stratejisi ile karşılaştı. Güç çekişmesi devam ederek Mısır’ın ABD’nin yanında durmasına ve geniş çaplı ekonomik yardımalar almasına rağmen ABD’nin istemeyeceği bir şekilde Rusya’dan savaş jeti alacağını açıklaması ABD tarafından sert karşılandı. Mısır, itirazlara rağmen Rusya’dan savaş jeti satın alırsa ABD’nin Doğu Akdeniz politikasında sarsılma yaşanacak ve umulan kazanımlar elde edilemeyecektir.