ABD İran ile yeni bir nükleer anlaşma üzerinde uzlaşabilir mi?

ABD’nin İran ile yeniden masaya oturmak ve yeni bir nükleer anlaşma yapmak istediği iddia ediliyor. Peki, bu iddia kim tarafından ortaya atıldı? Biden ile birlikte ABD nükleer anlaşmaya geri dönecek mi? İran anlaşmayı kabul edecek mi? Yeni bir anlaşma bölgesel politikaları nasıl etkiler?

ABD, İran ile kilitlenme aşamasına gelen nükleer görüşmeleri çözebilmek için yeni bir teklif sunmaya hazırlanıyor. ABD'li bir yetkili, Biden yönetiminden iki kişinin, İran ile müzakereleri yeniden başlatmak için yeni bir teklif üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Söz konusu teklif karşısında İran’ın nasıl tepki vereceği bilinmezken, Biden ile birlikte ABD’nin İran ile tekrardan masaya oturmak istediği ifade ediliyor.

Politica'da yer alan habere göre, ABD’nin tıkanan görüşmeleri çözmek adına, İran’a uyguladığı ekonomik yaptırımları gevşetmeyi ve karşılığında İran’ın birçok nükleer faaliyetini (uranyumu yüzde 20 geliştirme de dahil) askıya almasını teklif edeceği belirtiliyor.

ABD Silah Kontrol Derneği direktörü Daryl Kimball konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “İran, önümüzdeki birkaç hafta içinde ek nükleer anlaşma kısıtlamalarını aşmaya hazırlanıyor. Durumun tırmanmasını önlemek için çok önemli bir zaman” şeklinde konuştu.

Politico sitesinin konu ile ilgili yorumlarını sorduğu Biden yönetiminden bir yetkili ise, “İran anlaşmasına karşılıklı bir dönüşe hazır olduğumuzdan emin olduk. Aynı zamanda, uluslararası ortaklarımızla da bunu başarmanın en iyi yolu hakkında görüştüğümüz konusunda da açığız. Avrupalı ortaklarımız aracılığıyla dolaylı görüşmeler de dahil olmak üzere, bunu yapmak için seçenekler arıyorduk” açıklamalarında bulundu.

İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ile yaptığı geçici anlaşmanın süresi mayıs ayı sonunda bitiyor. Anlaşmanın sona ermesi ile birlikte Birleşmiş Milletler İran’ın nükleer programına erişimini sürdürebilecek. Ancak bu erişim, ilgili anlaşma ile sağlanan erişim gibi olamayacak.

BIDEN İRAN'I YENİDEN İKNA EDEBİLECEK Mİ?

İran’ın nükleer alandaki faaliyetlerini kısıtlamaya yönelik anlaşma, 2015 yılında imzalanarak yürürlüğe girdi. Rusya, Çin, ABD, Fransa, İngiltere, Almanya ve İran’ın imzası bulunan anlaşmada, İran’ın nükleer faaliyetlerini azaltması ve karşılığında İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması üzerinde mutabık kalındı. İran ile yapılan nükleer anlaşmanın en önemli mimarlarından biri ise dönemin ABD Başkanı Barack Obama oldu. O dönem içerisinde Başkan Yardımcılığı yapan Joe Biden ise nükleer anlaşmanın imzalanmasında etkili rol oynadı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile birlikte taraflar taahhütlerini yerine getirmeye başladı. İran nükleer faaliyetlerini ve uranyum zenginleştirme adımlarını azaltırken, ABD ve Avrupa ülkeleri ise İran’a yönelik yaptırımları kaldırmaya başladı.

 ABD’de Barack Obama’dan sonra göreve gelen Donald Trump, İran ile yapılan nükleer anlaşmayı şiddetli bir şekilde eleştirdi. Söz konusu anlaşma için Obama yönetimine birtakım suçlamalarda bulundu. Trump, anlaşma çerçevesinde İran’ın verdiği sözleri yerine getirmediğini ileri sürdü. Ayrıca İran’ın nükleer faaliyetlerini artırdığını ve uranyum zenginleştirme oranını daha da fazlalaştırdığını iddia etti. Trump, göreve gelmesinin hemen ardından ABD’nin anlaşmadan ayrılacağını sürekli dile getirdi. ABD, 2018 yılında İran ile yapılan nükleer anlaşmadan ayrıldığını duyurdu.

Trump’ın nükleer anlaşmadan ayrılması ile birlikte taraflar arasında sert ve gergin bir süreç başladı. İran anlaşma öncesi olduğu gibi uranyum zenginleştirmeye devam edeceğini dile getirirken, ABD ise İran’a ağır ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı. Taraflar Orta Doğu’da Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi ülkelerde sık sık karşıya geldi.

Geçtiğimiz ABD Başkanlık seçimlerinde Joe Biden’ın aday olması ile birlikte, İran’la yapılan nükleer anlaşma yeniden gündeme geldi. Bazı çevreler tarafından Joe Biden’ın Başkan seçilmesi halinde nükleer anlaşmaya geri dönüleceği iddia edildi. Joe Biden’ın Obama döneminde Başkan Yardımcısı olarak görev yapması ve anlaşmanın mimarlarından biri olması gerekçe olarak gösterildi. Bu süreç içerisinde Joe Biden’den anlaşmaya geri dönüleceği ya da dönülmeyeceği ile ilgili net bir açıklama gelmedi.

 Joe Biden’ın Başkanlık koltuğuna oturması ile birlikte atacağı ilk adımlardan birinin nükleer anlaşmaya geri dönmek olması bekleniyordu. Ancak süreç içerisinde İran ile ABD arasında yaşanan sert gelişmeler bu durumun önüne geçti. ABD ve İran, Suriye ve Irak gibi ülkelerde birbirlerine karşı saldırılar düzenledi. ABD, Suriye içerisinde bulunan İran yanlısı grupları hedef alırken; İran ise Irak’taki ABD üslerine karşı saldırıda bulundu. Bu olaylar, tarafların nükleer anlaşmaya geri dönmesinin kısa süre içerisinde mümkün olmadığını gösterdi.

Joe Biden’ın Başkan olması ile birlikte iki ülke yetkililerinden nükleer anlaşma hakkında sürekli açıklamalar geliyor. İran, ABD’nin kendilerine yönelik uyguladığı ekonomik yaptırımların kaldırılmasını istiyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, ekonomik ambargolar kaldırılmadan İran’ın nükleer anlaşmaya geri dönmeyeceği vurgulanıyor.

ABD yetkilileri ise İran’ın bölgedeki politikalarından ve nükleer faaliyetlerinden rahatsız olduğunu sürekli dile getiriyor. Joe Biden, başkan olması ile birlikte özellikle Rusya ve Çin aleyhinde açıklamalarda bulundu. İran ile yaşanılan sorunlar ise Rusya ve Çin konularının gölgesinde kaldı. Tüm yaşanan gelişmelere rağmen, Biden yönetiminin İran ile yapılan anlaşmaya geri döneceği ve yeniden masaya oturacağı bazı kaynaklar tarafından dile getirilmeye devam ediyor.

NÜKLEER ANLAŞMADAN EN ÇOK İSRAİL RAHATSIZ OLUR

ABD’nin İran ile yapılan nükleer anlaşmaya geri dönmesi halinde daha çok Rusya ve Çin karşıtı politikalara yoğunlaşacağını söylemek mümkün. Joe Biden da göreve gelmesi ile birlikte ilk olarak Çin ve Rusya’ya karşı açıklamalarda bulunmuştu. ABD’nin Biden ile birlikte Orta Doğu’dan daha çok Asya-Pasifik üzerinde yoğunlaşacağı ve Çin’in ekonomik gücünü kırmaya çalışacağı öngörülüyor. Bu süreç içerisinde İran ile yaşanan sorunlar ve bölgesel politikalar arka planda kalabilir.

Ekonomik olarak zor zamanlardan geçen İran, yaptırımların kaldırılması halinde nükleer anlaşmaya geri dönmeye sıcak bakıyor. Ancak İran tarafından yapılan açıklamalarda, ABD ve Avrupa ülkelerinin verdikleri sözde durmadıkları vurgulanıyor. ABD ve Avrupa’ya karşı güven problemi yaşayan İran, taraflardan somut adımlar bekliyor. Uygulanan ekonomik ambargoların kaldırılmaması halinde İran’ın anlaşmaya dönmesi çok zor görünüyor. Nükleer anlaşmanın tekrardan yürürlüğe girmemesi halinde, İran’ın nükleer faaliyetlere önümüzdeki dönem içerisinde ağırlık vereceğini de söylemek mümkün.

 ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönmesinde en önemli engel ise İsrail olarak görülüyor. 2015 yılında imzalanan bu anlaşmadan en çok rahatsızlık duyan ve tepki gösteren ülke İsrail olmuştu. İsrail yaptığı tüm açıklamalarda, İran’ın verdiği sözlerde durmadığını ve nükleer faaliyetlerini artırdığını dile getirdi. Trump döneminde anlaşmadan çıkılması ile birlikte Başbakan Netanyahu, süreçten duyduğu memnuniyeti dile getirmişti. Trump döneminde İran ile yaşanan sorunlar üzerine ABD-İsrail arasında oldukça iyi ilişkiler kuruldu. İsrail kendi güvenliği için en büyük sorunu İran olarak görürken, ABD ise İsrail’i korumak için İran’ın nükleer faaliyetlerinin önüne geçmeye çalışıyor.

Biden ile birlikte nükleer anlaşmaya geri dönülürse, bu durumun ABD-İsrail ilişkilerini olumsuz olarak etkileyebileceği söylenebilir. BAE, Bahreyn, Sudan gibi ülkelerle yaptığı normalleşme anlaşmaları kapsamında İran’ı çevrelemek isteyen İsrail, ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönmesine karşı çıkıyor. ABD’nin, İsrail’in tutumuna rağmen önümüzdeki dönemde nükleer anlaşmaya geri dönmesi bekleniyor.