ABD, İsrail merkezli dış politikadan vazgeçiyor

Donald Trump yönetiminde İsrail odaklı gelişen ABD Orta Doğu politikası, Biden ile birlikte değişmeye başladı. Filistin’e yönelik olumlu politikalar geliştiren Biden yönetimi, Pekin ve Tahran arasında imzalanan 25 yıllık işbirliği anlaşmasının ardından İran’a uygulanan bazı yaptırımların kaldırılacağını açıkladı. Biden ile değişmeye başlayan Orta Doğu politikası, Çin merkezli bir yapıya eviriliyor.

Cihan ABİ/Intell4

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 20 Ocak 2021’de Başkanlığı Donald Trump’tan  devralan Joe Biden’ın politik duruşu, yeni bir döneme işaret ediyor. Özellikle dış politikada ve Orta Doğu özelinde Donald Trump’ın aksine yeni stratejilerin geliştirilmesi, ABD’nin bölgeye yönelik ileriye dönük adımlarının da habercisi.

ABD’NİN İSRAİLSİZ ORTA DOĞU POLİTİKASI

2016 yılında ABD Başkanlığı’na gelen Donald Trump döneminde, dış politikada İsrail merkezli bir strateji geliştirildi. Bu bağlamda ABD, Filistinlilere gönderilen insani yardımları askıya alırken, İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdı. İran’a yaptırımlar uygulanırken, Körfez ülkeleri İsrail ile normalleşme anlaşmaları imzaladı. Donald Trump, ABD dış politikasını İsrail merkezli olacak şekilde dizayn ederken, Biden’ın başkan olması ile birlikte bu durum değişmeye başladı.

20 Ocak’ta Donald Trump’tan ABD Başkanlığı’nı devralan Biden’ın, dış politikadaki duruşu İsrail merkezli yaklaşımın terk edilmeye başlandığını gösteriyor. Zira ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 2018’de Donald Trump tarafından askıya alınan Filistin yardımlarını yeniden başlatmayı planladıklarını açıkladı. Blinken yaptığı yazılı açıklamada, yardım paketine, Gazze ve Batı Şeria’nın kalkınması için 75 milyon dolar, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) için 150 milyon dolar ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) programları için 10 milyon dolarlık desteklerin dahil olduğuna değindi.

Biden yönetimi, Donald Trump döneminde İran’a uygulanan yaptırımlara ilişkin de açıklamalarda bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, ülkesinin İran ile nükleer anlaşma koşullarına dönmek istediğini aktarırken, Trump döneminde uygulanan bazı yaptırımları kaldırmaya hazırlandıklarını açıkladı.

İSRAİL: “HAYAL KIRIKLIĞI”

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in, askıya alınan Filistin yardımlarının daha genişletilmiş bir şekilde tekrardan başlatılacağını açıklamasının ardından İsrail tarafından açıklama gecikmedi. İsrail’in BM Daimî Temsilcisi Gilad Erdan, BM’nin New York genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında, ABD’nin Flistin’e destek kararını “hayal kırıklığı” olarak tanımladı. Erdan, “ABD Dışişleri Bakanlığı ile yaptığım görüşmelerde, kışkırtmanın durdurulması ve Yahudi karşıtı içeriğin eğitim müfredatından kaldırılması da dahil olmak üzere bazı reformların uygulanmasını garanti etmeden, UNRWA'nın finansmanının yeniden başlatılması kararının beni hayal kırıklığına uğrattığını ve bunu reddettiğimi ifade ettim” dedi.

ABD’nin İran’a uygulanan bazı yaptırımları kaldırmaya hazırlandığını açıklamasına İsrail Devlet Başkanı Benjamin Netanyahu da yanıt verdi. Netanyahu, "Dünyadaki en iyi dostlarımıza (Amerikalılar) İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın bizi bağlamayacağını ve bu anlaşmanın nükleer silahlanmasının önünü açacağını söylüyorum" dedi. İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail’i bağlamayacağını altını çizen Netanyahu, "Bizi bağlayan tek bir şey var o da bizi yok etmeye çalışan düşmanın komplosunu engellemektir" ifadelerini kullandı.

POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİNDE ÇİN ETKİSİ

ABD, Trump döneminde İran’a yönelik baskının Çin’e kapı araladığını görmüş olacak ki, Biden ile söz konusu politikadan dönmeye çalışıyor. Dolayısıyla Orta Doğu’ya yönelik politika değişikliğine giden ABD, dış politikada Çin’i merkeze aldı. Nitekim, Çin ve İran arasında 27 Mart 2021 tarihinde imzalanan 25 yıllık Kapsamlı Stratejik İşbirliği Anlaşması’nın ardından ABD’den açıklama geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı, İran’a yönelik uygulanan bazı yaptırımların kaldıracağının ve nükleer anlaşmaya istekli olunduğunun açıklanması da normalleşme adımları atılabileceğinin en belirgin sinyali.

YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI İRAN’A YARAR

Çin, borçlandırma politikası kapsamında gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere koşulsuz krediler vererek, söz konusu ülkeleri borç tuzağına çekiyor. Bu kapsamda borç tuzağına çekilen Tahran’ın alınan kredileri geri ödeyememesi durumunda, Pekin yönetimi İran’ın pek çok milli varlığına el koyacak. Bu durum da Çin’in İran’da dolayısıyla da Orta Doğu'da nüfuzu artacak.

Çin ile 400 milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalayan İran’a yönelik ABD tarafından uygulanan bazı yaptırımların kaldırılması kararının alınması, Tahran için olumlu bir gelişme. 

Çin’in Orta Doğu’daki nüfuzunun artmasını istemeyen ABD yönetimi, 25 yıllık anlaşmanın ardından İran'a yönelik uygulanan ve nükleer faaliyetlerle ilişkisi bulunmayan yaptırımları kaldırarak, İran’ı küresel ekonomiye entegre edecek. Böylece Çin’den alınacak kredilerin ödenebilmesi için de imkân tanımış olacak. Her iki durumda da İran yapacağı anlaşmalardan kar elde edebilecek.