ABD ile BAE arasında F-35 anlaşması nasıl yapıldı?

Biden yönetimi, askıya aldığı Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılacak F-35 ve MQ-9B satışı onaylayarak yeniden işleme koydu. Ancak satışın gerçekleşmesi için İsrail ve ABD çıkarlarını koruyacak koşulların sunulması bekleniyor.

Eski ABD Başkanı Trump’ın onayladığı Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) F-35 ve diğer bazı askeri satışların yapılmasını Biden yönetimi askıya almıştı. Ancak Biden yönetimin, askeri satışların incelemesini tamamladığı ve satış işleminin başlatılması için gereken onayı Kongreye ileteceği bildirildi.

AA’nın aktardığı habere göre, ABD Dışişlerinden bir yetkili, BAE'ye F-35 uçakları, MQ-9 İnsansız Hava Sistemleri (IHS) ve mühimmat satış teklifini işleme koyacağını belirtti. Öte yandan yetkili, BAE’nin birçok bölgesel güvenlik konusunda ABD’nin önemli bir ortağı olduğunu ifade etti.

MİLYARLARCA DOLARLIK SATIŞ PAKETİ

BAE ve Suudi Arabistan’ın Yemen’deki saldırıları sebebiyle yaşanan sivil kayıpları, ABD’deki Demokratların hedefindeki konulardan biri. Biden yönetiminin göreve gelmesinin ardından BAE’nin de aralarında olduğu birçok ülkeye yönelik silah satışları incelemeye alınmıştı. Ardından Biden yönetiminin satış işlemini askıya alması, Körfez’deki stratejik amaçların belirlenmesi ve yeniden düzenlenmesi olarak değerlendirildi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Yemen’deki sivillere yönelik saldırıların yeni yönetimin öncelikleri arasında olduğunu belirtti.

ABD’den BAE’ye yapılacak söz konusu satış paketinde 10,4 milyar dolar değerinde 50 F-35 uçağı ve 2,97 milyar dolar değerinde 18 MQ-9B IHS bulunuyor. Öte yandan, 10 milyar dolarlık mühimmat da satış paketinde yer alıyor.

HAYALET UÇAK SAHİBİ İLK ARAP ÜLKESİ

Trump yönetimi, ABD'nin BAE'ye yapacağı satışı, BAE'nin İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi kabul ettiği İbrahim Anlaşmalarının bir yan anlaşması olarak onayladığını söylemişti. ABD öncülüğünde Eylül ayında yapılan anlaşma kapsamında İsrail, BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas ile anlaşmaya vardı.

ABD Kongresi’ndeki bazı isimler ise İsrail dışında bir Orta Doğu ülkesine yapılacak herhangi bir silah satışının, İsrail'in bu ülkeler üzerindeki askeri avantajını yitirmemesi ve savaş uçaklarının İsrail'in güvenliğine zararlı operasyonlarda kullanılmamasına dair güvencelerin verilmesi gerektiğini savundu.

New Jersey Senatörü Demokrat Bob Menendez’in de dahil olduğu bazı senatörler, satışların aceleye getirildiğini ve İsrail, ABD teknolojisi ve insan hakları için bir risk oluşturabileceğini savunarak satışları engellemeye çalıştı. Ancak Biden yönetiminin satışı onayladığı yeni yasa tasarısının İsrail'in bölgedeki askeri gücünü korumayı amaçlayacağı belirtildi. Satışın gerçekleşmesi halinde BAE, “hayalet uçak” sahibi olan ilk Arap ülkesi olacak.

2025’E KADAR TESLİM EDİLMEYECEK

Biden yönetiminin satışa devam etmeyi planladığını bildirmesinin ardından, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden biri, “BAE ve ABD savunma malzemeleri ve hizmetlerinin tüm alıcıları ile ABD menşeli savunma teçhizatının güvence altına alınması ve insan haklarına saygılı ve silahlı çatışma yasalarına uygun şekilde kullanılmasına yönelik girişimlere devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bunun yanı sıra, jetlerin 2025'e kadar teslim edilmeyeceğini de sözlerine ekledi.

Bu sözler, BAE'nin Yemen'de Suudi liderliğindeki askeri harekata katılımına açık bir referanstı. BAE, ordunun Yemen’deki çatışmalara doğrudan katılımını 2019'da büyük ölçüde sona erdirdi. Biden yönetimi ise bundan sonra Suudi Arabistan'a sadece savunma silah sistemleri satma niyetini dile getirmişti. Bu nedenle BAE’ye de benzer bir politika çerçevesinde F-35'lerini nerede ve hangi koşullarda kullanabileceği konusunda net kısıtlamalar getirmesi bekleniyor.

İSRAİL’İN ÇIKARLARI KORUNACAK

Biden yönetiminin satışa yeşil ışık yakmasının sebebi, İsrail-BAE normalleşmesine dair gerekli bir adım olarak görmesi. Menendez-Feinstein tasarısının kabul edilmesi halinde ise satışın tamamen durdurulması ihtimali oldukça düşük. Zira Menendez-Feinstein tasarısının esas endişesi satışa değil, uygulamaya yönelikti. Dolayısıyla da F-35'in 2025 veya 2026'da teslim edilmesinden önce ABD, satışın İsrail'in niteliksel askeri gücüne zarar vermeyeceğini, teknolojik güvenlik önlemlerinin uygulandığını ve BAE'nin İsrail düşmanlarına silah sağlamadığını doğrulayarak bu işlemi gerçekleştirecek.

Geçen aralık ayında, İsrail'in ABD Büyükelçisi Ron Dermer, MSNBC'ye verdiği bir röportajda, İsrail'in BAE'ye F-35 satışı konusunda "çok rahat" olduğunu söyledi. ABD'nin BAE'yi satması muhtemel olan F-35A'nın, hâlihazırda hizmette olan İsrail F-35'lerinden de daha sınırlı olacağı biliniyor. Benzer bir şekilde ABD’nin 1990’larda BAE’ye sattığı F-16’lar da İsrail’dekilere nazaran daha az gelişmiş modellerdi. Öte yandan, Biden yönetiminin kararıyla, daha fazla Demokratın satışa destek vermesi mümkün.

ABD MÜTTEFİKLERİNİ SİLAH SATIŞLARIYLA SINIRLIYOR

Moskova’daki yetkililerin 2017'de bildirdiğine göre, MiG-29'a dayanan beşinci nesil bir savaş uçağı üretmek için BAE ile bir proje başlatıldı. Bununla birlikte, o zamandan beri herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. BAE, F-35'leri satın alabilirse de bu projenin süresiz olarak rafa kaldırılması bekleniyor.

Türkiye’nin ABD ile yaşadığı S-400 krizi ve ardından gelen F-35 kararının benzerini yaşamamak için BAE de gerekli adımları atacaktır. BAE’nin Rusya’dan aldığı ve Libya’da konuşlandırdığı Pantsir-S1 hava savunma sistemleri de S-400'den çok daha az gelişmiş bir sistem olsa da ABD, CAATSA kapsamında BAE'nin gelecekte Rus sistemleri satın almamasını F-35'leri almanın ön koşulu olarak koyabilir.

ABD, BAE'nin Çin ile gelecekteki herhangi bir silah anlaşması konusunda benzer bir tavır alabilir. BAE daha önce Çin Wing Loong II insansız hava araçları satın alarak Libya ve Yemen'deki çatışmalarda kullanmıştı. ABD’nin bu tür anlaşmaları önlemek için bir kaldıraç olarak F-35 gibi satışları kullanması da muhtemel. Sonuç olarak, BAE önümüzdeki yıllarda bir F-35 operatörü olsa da bu tedarik şüphesiz çok önemli şartlar ve koşullarla birlikte gelecek.