Pekin’den savaşa hazır olun talimatı

Çin’de ortaya çıkan Covid-19 virüsü kısa sürede küresel sistemi tehdit ederken, Washington ve Çin arasında 2017 yılından beridir süregelen küresel güç mücadelesine yeni cephelerin açılmasına neden oldu. ABD, Çin’i uluslararası arenada köşeye sıkıştırmaya çalışırken, Çin askeri hazırlıkları hızlandırdı. ABD hangi alanlarda Çin’i köşeye sıkıştırmaya çalışıyor? Çin için Doğu Türkistan, Hong Kong ve Tayvan’ın önemi nedir?

Tüm dünya yeni tip korona virüsün (Covid-19) global çapta bıraktığı hasara odaklanmışken 2017 yılında ABD ve Çin arasında başlayan küresel güç mücadelesi daha fazla derinleşmeye başladı. Ticaret savaşları ile başlayan küresel güç mücadelesi farklı cephelere yayılmış durumda. Özellikle de Çin’in Tayvan ile olan ilişkileri, Hong Kong’un statüsüne yönelik uygulamalar ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türkleri’ne yönelik baskı politikalarından ötürü ABD, Çin’i uluslararası arenada köşeye sıkıştırmayı planlıyor.

2008-2016 yıllarında ABD Başkanlık görevini yürüten Barack Obama döneminde başlayan, Güney Çin Denizi’nde Çin’i ‘dengeleme’ politikası şu anki ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte ‘çevreleme’ politikasına dönmüş durumda. Çin’in Asya Pasifik’e açılışını engellemenin yollarını arayan ABD, bölge ülkelerdeki askeri varlığını artırıyor. Japonya’da ve Güney Kore’deki askeri varlığını artıran ABD, Guam adasını da askeri üs olarak kullanıyor.

‘Dengeleme’ politikasından ‘çevreleme’ politikasına geçen ABD’nin farkında olan Çin, ileride kendi otoritesine karşı sorun teşkil edecek olan bölgelerde tam otorite sağlayamaya çalışıyor. Bunların başında sınır ülkesi olan Tayvan geliyor. Tayvan’ın dışında Doğu Türkistan da Çin’in batıyla olan kara bağlantısı açısından stratejik bir konumda. Öte yandan Pekin, statüsünden ötürü Hong Kong’un gelecekte Çin’in iç işlerine müdahalede bir gerekçe olarak görüyor.

“SAVAŞ HAZIR OLUN” TALİMATI

Her geçen gün ABD’nin çevreleme politikasının sonuçları ile yüzleşen Pekin yönetimi, savaş hazırlığına başlamış durumda. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na ‘savaşa hazır olun’ talimatı verdiği ortaya çıktı. Xi a skeri yetkililerin de hazır bulunduğu ve Çin'in en üst yasama organı olan Ulusal Halk Kongresi'nin yıllık toplantısının oturum aralarında yaptığı açıklamada, korona virüsle mücadeledeki performansından ötürü orduya teşekkür etti. Ancak salgının kontrol edilmesi faaliyetlerinin artık normale döndüğünü belirten Çinli lider, orduya hitaben, “Eğitime ve savaşa hazırlanmanın yollarını keşfetmek, araştırmak gerekiyor çünkü salgını kontrol altına alma çabaları normale döndü.” dedi Şi, “Saldırı, muharebe hazırlıklarını hızlandırmak, fiili askeri eğitimi esnek bir şekilde yürütmek ve ordumuzun görevlerini yerine getirme kabiliyetini geliştirmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Çin’in saldırı ve muhabere hazırlıklarını hızlandırmasının ana nedeni uzun süredir ihtilaflı olduğu Tayvan’dır. Zira South China Morning Post gazetesinde yer alan habere göre Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Wu Qian, ülkesinin Tayvan'daki bağımsızlık yanlısı iktidar partisinden kaynaklanan 'yüksek güvenlik tehditleriyle' karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Öte yandan sözcü Qian, ABD'nin Tayvan'a gelişmiş torpidoları da içeren ikinci silah satışını onaylamasına atıfta bulunarak “Taipei'deki Demokratik İlerici Parti (DPP) yetkilileri, dış güçlere güveniyor ve ayrılıkçılık yolunda ilerliyorlar.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

ABD’yi ve Tayvan’ı bir tehdit unsuru olarak gören Pekin yönetimi, her geçen yıl savunma harcamalarını artırıyor. Küresel çapta yaşanan ekonomik gerilemeye rağmen Pekin, savunma harcamalarını yıllık yüzde 6,6'lık artışla 1,27 trilyon yuan yani 178 milyar dolar olarak açıklamıştı. Savunma harcamalarını bütçesi 2016 yılında 7,6, 2017 yılında yüzde 7 ve 2018 yılında toplamda yüzde 8,1 oranında artmıştı.

ABD’DEN TAYVAN HAMLESİ

Çin’i dışarıdan çevreleyen ABD, içeriden de Pekin’in baskıcı politikalarına yönelik uygulamalar geliştiriyor. Bu bağlamda Tayvan ile doğrudan askeri ilişki kurulması gündemde. ABD'nin Arkansas Eyaleti Senatörü Cumhuriyetçi Tom Cotton, geçtiğimiz günlerde Çin'e karşı pasifik bölgesinde kullanılmak üzere 43 milyar dolarlık askeri yatırım öngören bir yasa tasarısını Senatoya sundu. Söz konusu yasa tasarısında Tayvan’ın başkenti Taipei’ye general seviyesinde bir askeri ataşenin atanması öngörülüyor. Öte yandan ABD müttefikleri ile ortak deney ve askeri tatbikatların artırılması teklif edilen tasarıda, bölgede “askeri tesis kurmak” ve “bilgi operasyonları yapmak” üzere 1,6 milyar dolarlık lojistik destek fonu ayrılması talep ediliyor.

ÖZERKLİK BİTTİ ARTIK MÜMKÜN DEĞİL

ABD ve Çin arasında ticaret savaşlarıyla hız kazanan, corona virüsü sürecinde kendini iyiden iyiye hissettiren gerilimde, krizi tırmandıracak bir hamle geldi. Çin’in ulusal güvenlik yasası çıkarmak istediği Hong Kong’da corona salgınına rağmen protestolar sürerken, Pekin yönetiminin hamlelerinin bölgenin özerklik statüsünü tehlikeye attığı belirtiliyor. Bu görüşü en hararetli şekilde savunanlardan biri de ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo. Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Pompeo, Hong Kong’un değişen bu yapısı nedeniyle ABD ile olan ilişkilerinin de etkileneceğini söyledi.

Pompeo, “Uzunca süren çalışmalar ve oluşturulan raporlar sonucunda, Hong Kong’un Çin’den özerkliğini kaybetmeye başlaması nedeniyle ABD 1997 yılı öncesinde uyguladığı ayrıcalıkları sürdüremez. Konuyla ilgili Kongre’yi bilgilendirdim. Mantıklı olan hiç kimse, Hong Kong’un özerkliği olduğunu söyleyemez. Kanıtlar ortada” dedi. Hong Kong’a ilişkin son kararları Trump’ın vermesi beklenirken, Pompeo’nun açıklamaları ışığında Washington yönetiminin ekonomik ve siyasi yönden pek çok kısıtlama ve yaptırım uygulayabileceği belirtiliyor.

ABD TEMSİLCİLER MECLİSİNDEN DOĞU TÜRKİSTAN YASA TASARISINA ONAY

ABD Temsilciler Meclisi, Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik baskı politikalarından dolayı Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısına onay verdi. Trump’a sunulan yasa tasarısına, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisinden 413 evet oyu çıktı.

Temsilciler Meclisinden geçen tasarıda, ABD hükumetine, Uygur Türklerine ve diğer Müslüman azınlıklara uygulanan baskı ve şiddet politikalarının sorumlusu olan Çinli yetkililere yönelik yaptırım uygulanması talebinde bulunuldu. Öte yandan tasarıda, ABD Dışişleri Bakanlığının bölgedeki insan hakları ihlalleri için bir rapor hazırlaması da gündeme getirildi.,