Prof. Dr. Murat Koç: "ABD'nin enerji konusunda öncelikleri Venezuela, Kuzey Afrika ve Körfez"

Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiği ve dünyada enerji mücadelesinin kızıştığı bir dönemde, ABD’nin Eastmed Boru Hattı projesinden çekilmesi uluslararası alanda geniş yankı buldu. Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nden Prof. Dr. Murat Koç, ABD’nin bu projeden çekilme sebeplerini, Avrupa’ya enerji tedariki konusunda hangi alternatifler üzerinde durulduğunu ve bölgedeki son gelişmeleri Intell4’a değerlendirdi…

Hüseyin Can Topkaya

huseyincantopkaya@intell4.com

Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından dünyada enerji mücadelesi farklı bir boyuta evrildi. Başta ABD ve Batı ülkeleri olmak üzere dünyada birçok ülke, Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımları yürürlüğe koydu. Moskova hükümeti ise bir taraftan Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürdürürken bir taraftan da ABD ve Batı ülkelerine yönelik ekonomik yaptırımları gündemine aldı.

Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın Rusya ile tüm ilişkisini kesmeye çalışan ABD; başta Almanya ve Fransa olmak üzere Batı ülkelerinin itirazlarıyla karşı karşıya kaldı. Rusya ile enerji ticaretinine dikkat çeken Berlin ve Paris, Moskova hükümeti ile tüm ilişkileri kesmenin olanaksız olduğunu vurguladı. Avrupa’nın enerji konusunda Rusya’ya bağımlılığını sonlandırmak isteyen ABD ise farklı alternatifler üzerinde durmaya başladı.

İran ve Venezuela gibi ilişkilerinde sorun yaşadığı ve uzun yıllardır ambargo uyguladığı ülkelerle temas kuran Washington, Doğu Akdeniz’i ise gündemine almadı. ABD’nin Doğu Akdeniz’deki enerjiyi Avrupa’ya taşımayı planlayan Eastmed Boru Hattı projesinden çekilmesi ise uluslararası kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. ABD’nin Eastmed Boru Hattı Projesi’nden çekilme nedenlerini ve Avrupa’ya enerji tedariki konusunda hangi alternatifler üzerinde durduğunu Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nden Prof. Dr. Murat Koç’a sorduk.

"ABD'NİN KENDİ PAZARI İLE İLGİLİ ÖNCELİKLERİ VAR"

Prof. Dr. Murat Koç, ABD’nin East Med Boru Hattı projesinden çekilmesi kararında, kendi pazarı ile ilgili önceliklerinin etkili olduğunu söyledi. Şu anda Kıta Avrupası’nda dörtten fazla LNG aktarım istasyonu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Koç, bu limanlarda ilgili dönüştürücülerinin inşa edildiği bir süreç yaşandığını belirtti. Almanya ve Avrupa’nın batısında modüler bir yapıyla gemilerde sıvılaştırılan, sunuma hazır hale getirilen ve gemilerle taşınan gazın Kıta Avrupa’sına enjekte edilmeye çalışıldığını vurgulayan Prof Dr. Murat Koç, şu ifadeleri kullandı;

ABD’nin kısa, orta ve uzun dönemde bazı planları var. ABD, Doğu Akdeniz ve Batı Akdeniz etkileşim alanlarında Avrupa’ya girebilecek tüm gaz projelerinin tamamında varlık göstermek istemiyor. Bundan daha önemlisi ise dengeye gelebilmek için bu projelerden çıkıyor. Ancak engelleyici rolünü de bir şekilde ortaya koymadan bunu halletmeye çalışıyor. Aslında çıkıyor, aynı zamanda engelleyicilik vasfını da ortaya koyuyor.”

Prof. Dr. Murat Koç, bundan sonraki süreç içerisinde de Akdeniz’de böyle bir engelleyicilik vasfının ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek, “Bu proje, 11.3 trilyon küplük bir Akdeniz enerjisinin Avrupa’ya deşarj edilmesinde Türkiye’yi çok daha farklı bir noktaya taşıyacak. Bundan daha önemlisi, bu etkileşim sahası içerisinde Türkiye ile beraber geliştirebileceği üretim ve bazı ekonomik etkileşim insiyatiflerini de farklı bir evreye sunacak. Bu nedenle ABD, bu dakika itibariyle kendi pazarı için Türkiye’yi etkileşim alanı içinde serbest bırakırken, uzun dönemli olarak bazı belirsizliklerin de kapısını açıyor” ifadelerini kullandı.

“ABD’NİN ÖNCELİKLERİ VENEZUELA, KUZEY AFRİKA VE KÖRFEZ”

Prof. Dr. Murat Koç, ABD’nin Avrupa’ya enerji tedariki konusunda ilk olarak Venezuela alternatifinin üzerinde durduğunu söyledi. ABD’nin Latin Amerika’da kendine önemli bir etkileşim alanı yarattığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Koç, bu alanın sınırsız olduğunu söyledi.

ABD’nin Avrupa’ya enerji tedariki konusunda ikinci olarak Kuzey Afrika bölgesini değerlendirdiğini belirten Prof. Dr. Murat Koç, Sahra Altı’ndaki doğal gazın önemli bir alternatif olabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Koç, şu ifadeleri kullandı;

Doğu Akdeniz’de bir çekişme var. Başta İsrail olmak üzere diğer etkileşim alanlarında da bazı çekişmeler var. Özellikle Batı Akdeniz’de Tunus, Fas, Cezayir ülkelerinin de bulunduğu Sahra Altı etkileşim sahalarının tamamında ABD’nin yürütmüş olduğu bir politika var. Bu nedenle alternatif olarak ikinci düzlemde bu bölgenin gündeme gelmesi mümkün.”

Prof. Dr. Murat Koç, Avrupa’ya enerji tedariki konusunda bir diğer alternatifin ise Körfez ülkeleri olabileceğini belirtti. Katar ve BAE’nin önemli bir etkileşim sahası olduğunu ifade eden Sayın Koç, ABD’nin bu bölgedeki enerjiyi Avrupa’ya enerji tedariki konusunda değerlendirdiğini belirtti. Prof. Dr. Koç, “Latin Amerika, Afrika’nın kuzeyi ve Körfez’deki etkileşim sahalarının alternatif olabileceğini söyleyebiliriz” dedi.

Zengin bir enerji rezervine sahip Orta Doğu’nun ABD için bir alternatif olup olmayacağını değerlendiren Prof. Dr. Murat Koç, bu bölgede son dönemde yaşanan olaylara dikkat çekti. Bölgenin doğal gaz ve enerji açısından zengin olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Koç, Irak’ın kuzeyi ve Suriye’deki geçiş hattı üzerinde hakimiyet tesis etme projelerinin olduğunu ve bunun henüz tamamlanmadığını söyledi.

Prof. Dr. Koç, “ABD’nin bölgedeki kısa, orta ve uzun vadeli projeleri belli bir aşamaya geldikten sonra bu bölgeyi alternatif olarak düşünmemiz mümkün. Ama şu anda bölgede güç dengesi oluşmadığı için bunun mümkün olmadığını ve ancak gelecekte ele alınabileceğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz’deki son gelişmeleri de değerlendiren Prof.Dr. Murat Koç, ABD’nin iki NATO müttefiki Türkiye ve Yunanistan’ı karşı karşıya getirecek adımlar attığına dikkat çekti. Washington’un Yunanistan’da inşa ettiği askeri üslerin gerilimi tırmandırdığını belirten Prof. Dr. Murat Koç, bu nedenle ABD’nin Doğu Akdeniz’de bir denge politikası izleyemeyeceğini ifade etti.