ABD, Dedeağaç'ta neden askeri üs kurdu?

Türkiye'nin Navtex ilanı birlikte ile Doğu Akdeniz'de tansiyon yükselirken, ABD ordusu Türkiye sınırlarına 30 km uzaklıktaki Dedeağaç'a üst üste askeri sevkiyatlar gerçekleştiriyor. NATO tatbikatları bahane edilerek uzun süredir Dedeağaç'a ciddi silah yığınağı yapan ABD, aynı zamanda stratejik limanın özelleştirmesini talep ederek burayı askeri üs haline getirmeyi planlıyor.

ABD'nin Dedeağaç'a üs kurması Lozan Antlaşmasına aykırı diyen uzmanlar, "Dedeağaç sınırdan askersizleştirilmesi gereken 30 km alan içerisinde yer alıyor. Batı Trakya Türklerinin yerleşik olduğu ve Yunanistan tarafından özerklik haklarının 100 yıldır gasp edildiği bu hassas bölgeye, Lozan'ı hiçe sayarak bir ABD üssü kurdurmak ve Türk azınlığın yoğun yaşadığı Gümülcine ve İskeçe ile Türkiye’nin arasına adeta askeri tampon oluşturmak, manidar bir girişimdir" değerlendirmesinde bulundu.

ABD,  Lozan Barış Anlaşması'na göre, asker bulunmaması gereken, Türkiye sınırı yakınlarındaki Dedeağaç bölgesinde Amerikan deniz ve hava üssü açıldı. Dedeağaç'a 101. ABD Hava İndirme Tümeni'ne ait Skorsky helikopterler ile askeri araçlar ve mühimmat indirildi. Üs resmi törenle açıldı.

ULUSLARARASI HUKUKUN İHLALİ

Törene, Yunan Savunma Bakanı Nikolaos Panagiotopoulos, ABD'nin Atina Büyükelçisi Goeffrey Pyatt ve Dedeağaç'ta konuşlu Yunan 12. Mekanize Piyade Tümeni'nin Komutanı katıldı. Üsse getirilen helikopterler cumadan itibaren Romanya'daki eğitim alanına uçtu. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, gelişmeyi “Yunanistan ve ABD,  Lozan Antlaşması'nı ve uluslararası hukuku ihlal ediyor” diye değerlendirdi.

TÜRKİYE İLE BATI TRAKYA ARASINDA TAMPON BÖLGE GİRİŞİMİ!

Uzmanlara göre, ABD'nin askeri varlığını her geçen gün görünür hale getirdiği bu bölge son derece hassas. Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Hasan Özkan konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede; Batı Trakya Türklerinin yerleşik olduğu ve Yunanistan tarafından özerklik haklarının 100 yıldır gasp edildiği bu bölgeye, Lozan'ı hiçe sayarak bir ABD üssü kurdurmak ve Türk azınlığın yoğun yaşadığı Gümülcine ve İskeçe ile Türkiye’nin arasına adeta askeri tampon oluşturmak manidar bir girişimdir" ifadelerini kullandı.

DEDEAĞAÇ BÖLGESİNİ RASTGELE SEÇİLMEDİ!

ABD'nin Dedeağaç bölgesini hedef seçerek stratejik hesaplamalar yaptığını vurgulayan Özkan, "Washington, hem Türkiye’ye bir nebze alternatif yaratmak, hem de Rusya’ya karşı daha yakın olabileceği bir liman kullanmak istemektedir" ifadelerini kullandı.

ABD’nin kendi sınırları dışında dünyanın birçok yerine yayılmış 800’den fazla askeri üssü var. Bugüne kadar geliştirilmiş askeri teknolojiler ile dünyanın çeşitli yerindeki olayları hızlı ve etkili müdahale ederek özellikle müttefik devletlerin korunması ve hasım devletlerin caydırılması anlamında ABD adına önemli işlevleri vardır. Aynı askeri üslerin bazen müttefik devletlerle sorunlar yarattığı hatta müttefiklere karşı da bazen “gözdağı verme” işlevi gördükleri de bilinmektedir. ABD’nin özellikle askeri tesisleri asker deniz helikopterlerinin kullanımı için Dedeağaç Limanı ile ilgilendiği ve bu nedenle limanın kapasitesinin yükseltilmesi için çalışmalar yapıldığı görülüyor.

Dedeağaç’ta bir ABD askeri üssün kurulmasının siyasi arka planında birkaç hususun ön plana çıkıyor. Birincisi dünyada giderek güçlü hale gelen Rusya ile küresel rekabet siyasetinin bu durumu gerektirmesidir. Günümüz dünyasında ABD’nin ekonomiden askeri konulara, teknolojik konulardan siyasi ittifaklara kadar çeşitli konularda rekabet içinde olduğu bazı güç odakları bulunmaktadır. Bunlardan birisinin de Rusya olduğu bilinmektedir. Özellikle 2018’den sonra ABD, Akdeniz’de askeri olarak daha etkin hale gelmeyi ve bölgedeki olayları daha etkin kontrol edebilmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda ABD, Akdeniz’de ve özellikle de Ege ve Doğu Akdeniz’de varlığını artırmaya çalışmaktadır.

Avrupa'nın şımarık çocuğu olarak bilinen Yunanistan Türkiye ile rekabetinde AB’den istediğini alamaması üzerine ABD’ye yakınlaşma ihtiyacı duydu. AB’nin hem bölgesel hem de küresel siyasi süreçleri etkilemede istediği noktaya gelememesi, Doğu Akdeniz’de özellikle Türkiye’ye karşı istediği etkinliği AB vasıtası ile oluşturamaması, Yunanistan’ın bir nevi alternatif arayışına girmesine yol açtı. 

Türkiye’nin, Doğu Akdeniz bölgesinde ABD’nin itirazlarına neden olan bazı faaliyetlerinin bulunması ABD'yi rahatsız etti. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yapılan deniz alanları sınır antlaşması, Kıbrıs Adası’nın etrafında bazı ABD kökenli firmalarının da yer aldığı doğal kaynak arama faaliyetlerini engellemesi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yürüttüğü doğal kaynak arama faaliyetleri Türkiye ile ABD arasında gerginlikler yaratmaktadır.