ABD Başkanı Biden Çin gücüne karşı koyabilecek mi?

ABD Başkanı Joe Biden'ın göreve başlamasının ardından gözler ilk olarak dış politika ve özellikle de Çin ve Rusya'ya karşı atacağı adımlara çevrildi. Biden'ın görev süresinin akabinde attığı adımlar zayıf görülürken, başkan Çin'e karşı bir politikası olmamakla eleştirildi.

ABD Başkanı Joe Biden göreve geldiği günden bu yana ülkelere yönelik dış politika adımları yakından takip ediliyor. Asya blokuna karşı alacağı tavır Rusya ve Putin ile olan söz düellosunda ortaya çıkan Biden, ülkenin en büyük ‘düşmanı’ olarak görülen Çin’e karşı ne yapacak?

Başkanlık koltuğunu devraldığı ilk günlerde ‘diplomasi geri döndü’ sloganı ile tartışmaların odağında yer alan ABD Başkanı Joe Biden, politikayı uygulamak için en geçerli araçlardan biri olan ‘diplomasi’ söylemi ile neyi kast ediyordu?

Akademik olarak ‘iltimas gösterme’ ya da ‘temsil’ (tiyatro oyunlardan sahneden oynanan rol) anlamlarında da kullanılan diplomasi, görünen o ki Biden’ın dış politikasında hem “iltimas” hem de “rol yapma” anlamına geliyor.

ABD’nin Paris İklim Anlaşması’na dönmesi ilk iltimas olarak karşımıza çıkarken, Tahran’daki ‘mollalar’la yaşanan tartışmanın boyutsuz ve problemin çözümünden uzak olması ikinci iltimas olarak dikkat çekici. 

Biden, ABD eski Başkanı Barack Obama’nın yolundan hızla dönmeye çalışırken İngiltere’nin bu boşlukta manevra hayalleri de canlandı.

Hem iklim anlaşmasındaki beklentiler hem de İran’ın nükleer silah konusuna ilişkin tehlikenin tam olarak bertaraf edilememesi dikkatlerden kaçmadı.

Temsili ise Biden’ın yönetim doktrinindeki yönetim anlayışının Çin ve Rusya ile ilişkiler üzerine kurgulanmış olması uzmanlar tarafından ‘zarara neden olabilir’ şeklinde yorumlanırken, Çin ile Alaska’da gerçekleştirilen konferans ülkeler arasındaki soğuk savaşa örnek gösteriliyor.

ABD ve Çin mücadelesinde muhtemel senaryolar dünya ülkeleri tarafından yakından takip ediliyor. Çin dışında İran, Kuzey Kore ve Burma gibi ülkelerle problemler de hem ekonomik hem de sosyal kaygıları beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, ABD’nin Rusya’ya karşı hamlesini yetersiz buldu. Sıklıkla Trump ile karşılaştırılan Biden’ın ‘iyi niyet sinyalleri’, 18. Yüzyıl Fransız siyasetçi, diplomat ve lider olan Talleyrand’ın ekibine önerisine benzer biçimde değerlendirildi. Tallyrand, diplomatlarına muhtapalarını alenen övmelerini fakat gerekirse onlara özel olarak hakaret etmelerini önermişti. Biden’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’i ‘katil’ olarak nitelendirmesi bu nedenle eski ve demode bulundu. 

İranlı Gazeteci - Yazar Emir Tahiri'nin Şark'ul Avsat'ta yer alan analizine göre, ABD’nin hem Rusya hem de Çin ile kurduğu ilişkilerde ‘düşman’, ‘rakip’ ya da ‘hasım’ mı olduğunun bilinememesi eleştirilerin odağında. Tüm devletler ile kurulan veya kurulacak ilişkilerin ayrı ayrı ele alınması gerektiği savunulsa da, ortak görüş; “Biden'ın Çin'e karşı politikası yok” şeklinde.

Biden’ın ülkeler ile doğru ve sürdürülebilir politikalar tercih etmek yerine Trump karşıtı olduğunu ıspatlamaya çalışması da bir diğer eleştiri konusu.