ABD, Arap ülkelerini İsrail ile anlaşmaya zorluyor

ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı Ortadoğu Barış Planı’na uluslararası kurumlar ve Müslüman dünyası karşı çıksa da ABD, Arap ülkelerinin plana desteğini sağlamak için Mısır’ın başkenti Kahire’de İsrail ile bir zirve düzenlenmesi için diplomasi yürütüyor. Zirveye hangi ülkeler dünden razı, İsrail ile Arap ülkeleri burada ne kararlar alacak?

Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte açıkladığı “Yüzyılın Planı” adı verilen anlaşmanın uluslararası alanda yankıları sürüyor.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası   olmak üzere başta Türkiye ve Filistin’in kabul edilebilir görmediği Yüzyılın Planı’na ilişkin İsrail basını, ilginç bir iddia ortaya attı.

Körfez ülkeleriyle yakın temasıyla bilinen Trump’ın damadı Kushner’in ürünü olan plana ilişkin, Mısır’ın başkenti Kahire’de gelecek hafta içerisinde bir zirve düzenleneceği belirtildi.

Söz konusu zirve için ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun aylardır yoğun bir diplomatik efor sarf ettiği bildirildi.

Zirveye, Yüzyılın Planı’nın mimarları olan ABD ve İsrail’in yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın şimdiden katılacağı duyuruldu.

Zirvenin sac ayaklarının, Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde gizlice ziyaret ettiği ve bu nedenle krize yol açan Sudan ile birlikte Bahreyn ve Umman gibi ülkelerin de katılacağı açıklandı.

Netanyahu, 3 Ocak’ta Uganda’da Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile bir araya gelmiş, bu görüşmenin ortaya çıkmasından sonra ülkenin Dış İlişkiler Departmanı Direktörü Reşad Ferrac et-Tayyib, Siyonist İsrail ile görüşmeye tepki için istifa etmişti.

Bu arada, Kahire’deki buluşmaya Ürdün Kralı 2. Abdullah’ın da davet edildiği, Abdullah’ın ise zirveye Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın da katılmasını istediği ortaya çıktı. Kral 2. Abdullah’ın Abbas’ın davet edilmemesi üzerine henüz kararını vermediği vurgulandı.

KUSHNER İKNA TURUNDA

Öte yandan Donald Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, Yüzyılın Planı’nı ABD’nin BM Daimi Temsilciliği’nde Güvenlik Konseyi üyesi 15 ülkenin temsilcisine anlattı.

Kushner, sözde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın planı ilk duyduğunda memnun olduğunu ve daha sonra pozisyon değiştirdiğini iddia etti.

Bugün itibariyle İsrail ve Filistin'in yana yana iki devlet olmasının çok zor olduğunu savunan Kushner, "İsrail yerleşimlerinin genişleme oranına ve Filistin halkının isteklerine bakarsanız, neredeyse geri dönüşü olmayan bir yola girersiniz'' diye konuşarak, bugünkü durumun ve planın kabullenilmesi gerektiğini dayatmaya çalıştı.

Kushner, İsrail’in planı kabul ettiğini ve Filistinliler’in de oturup bu plana “evet” demesini beklediklerini açıkça itiraf etti.

Avrupa Birliği ve Arap dünyasının bu planın kabul edilemez olduğu yönündeki görüşlerinin Kushner, AB ile ortak bir uzlaşı içerisinde olmadıklarını, bazı Arap ülkelerinin sözde tarafsız açıklamalarının iyiye işaret olduğunu savundu.

İSRAİL VE ABD’NİN DÜMEN SUYUNA GİRDİLER

Filistin topraklarının 1967 yılında İsrail tarafından işgal edilmesine tepki olarak Müslüman Afrika ve Körfez ülkeleri, bu ülke ile ilişkilerini kesmişti.

O dönemdeki Arap-İsrail Savaşı’nın ardından Müslüman ülkeler, Arap Zirvesi’nde, “İsrail ile barışa, İsrail’in devlet olarak tanınmasına, İsrail ile müzakerelere hayır” genelgesi yayınlamıştı.

İşte bu ülkeler, gelecek hafta içerisinde Kahire’de yapılacak olan Yüzyılın Planı’nın görüşüleceği zirveye katılarak, ABD ve İsrail tarafından planın kabulü için ikna edilmeye çalışılacak.

Özellikle Körfez ülkelerinin son yıllarda İsrail ile işbirliği, diyaloğu, bölgesel çıkarları yönünden ittifakı artıyor. Körfez ülkeleri, hatta dinler arası diyalog çağrılarıyla birlikte İsrail ile barış içerisinde geçinebileceklerinin de mesajını verdi. Bunun başını da Birleşik Arap Emirlikleri çekiyor.

Kahire’deki zirve, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak Yüzyılın Planı’na karşı çıkan ülkelerin, özellikle Mısır, BAE ve Suudi Arabistan’ın ikna edilmesine yönelik planlandığı görülüyor.

Daha önce de değerlerinden birçok kez taviz veren Körfez ülkelerinin, yine ABD ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda hareket etmelerinin beklenmesi olasıdır. Çünkü, milyar dolarlar harcayarak bugüne kadar satın aldıkları refahın devam etmesini, olası bir iç çatışmanın ve savaşın kendilerine ulaşmamasını planlıyorlar.

Tabi ki ABD ve İsrail de bunun farkında, Yüzyılın Planı’na karşı tepkileri hangi ülkeler ile birlikte hareket ederek zayıflatacaklarını çok iyi biliyorlar.