ABD 2020 Başkanlık seçimleri

ABD Başkanlık seçimleri her 4 yılında bir Kasım ayının ilk pazartesi gününü izleyen salı gününde Amerika Birleşik Devletleri’nin başkan ve başkan yardımcısını seçmek amacıyla yapılır. Bu doğrultuda ABD Başkanlık seçimleri 3 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirilecek. Seçimlerin odak noktasında şu an için Donald Trump bulunuyor.

ABD 2020 Başkanlık seçimleri

Demokrat Parti’den birçok isim ABD Başkanlığı için aday adaylığını açıklamış durumda. Başkanlık seçimlerine bir yıldan daha uzun süre var ve Demokratların aday çalışmaları devam etmekte. Barack Obama döneminde 8 yıl başkan yardımcılığı yapmış olan Joe Biden, 2016 seçimlerinde Hillary Clinton’la Demokrat Parti adaylığı için çekişen Bernie Sanders dışında 22 aday adayı çalışmalarına başlamış durumda.  
 
2020 seçimlerine doğru Demokrat adayların politik olarak duruşları da belirginleşmeye başladı. Bu bağlamda adaylar sağlık sistemi, ceza adaleti, vergiler ve ekonomi, göç, iklim değişikliği, sosyal adalet, eğitim, aile sorunları, dış politika, silahlar, kürtaj yolsuzluk mücadele ve konut alanında verilen vaatler adayların politik duruşlarını ortaya koymuştur.  
 
Sağlık alanında demokratlar sadece politika olarak değil politik olarak da ayrılmış durumda. Sağlık sisteminde sigortaların “kapsama alnını genişletmek” üzerinde aynı fikirde olan adaylar, sağlık hizmetleriyle ilgili iki temel anlaşmazlık yaşamaktalar. Birinci anlaşmazlık, En iyi sigorta sistemi federal hükümet tarafından tamamen finanse edilebilir mi? ve ikincisi de, Eğer ki demokratlar seçimi kazanırlarsa başka bir büyük sağlık bakımı reformu yapmalılar mıdır?. Bu iki temel sorun üzerinde adaylar arasında anlaşmazlıklar yaşanmakta. İki temel üzerinde ayrılan adaylardan Bernie Sanders devletin üst düzey de bir sağlık bakım hizmetinin federal hükümet tarafından sağlanabileceğini ve seçimlerin kazanılmasının ardından yeni eklemelerin yapılacağını Vaat etmiştir.  
 
Vergilendirme sisteminde birçok reformsal değişikliklerin yapılması gerektiğini öne sürekte. Bu bağlamda Bernie Sanders emlak vergisini güçlendirmek için emlak vergilerinin artırılması gerektiğini ortaya koydu. Teklifini açıklayan Sanders, vergilendirmenin gelir dağılımına ve mal varlığının değerine doğru orantılı şekilde düzenlenmesini teklif etti. Sanders’a göre; 1 milyar $ üzerindeki servete yüzde 77 oranında, 50 milyon ile 1 milyar $ aralığındaki servete sahip olanlara yüzde 55, 10 milyon ile 50 milyon $ aralığındaki servete yüzde 50 ve 3,5 milyon ile 10 milyon $ arasındaki servete ise yüzde 45 oranında vergi uygulanmasının teklifinde, vaadinde bulundu. Aday adayı olan Senatör Elizabeth Warren da Sanders’ın benimsemiş olduğu vergi politikasını benimsemektedir fakat daha düşük vergi oranlarıyla. 50 milyon $ ile 1 milyar dolar aralığındaki varlıklara yüzde 2 ve 1 milyar $ üzerindeki varlıklara ise daha yüksek oranlarda vergi uygulanmasını teklif etti. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki spiral eşitsizliğini azaltmak ve zengin bir vergi ödeme sistemi yapılmak isteniyor. Ayrıca vergilendirme dışında demokrat partiden diğer adaylar, önemsenmeyen ve hizmetin ulaşmadığı bölgelere 1 trilyon $ değerinde bir alt yapı paketinin hazırlandığını belirtti. 
 
Ticaret konusunda demokrat adaylar arasında, eski ABD Başkanları Bill Clinton ve Barack Obama’nın ticarette liberalleşmenin yerine Trump’un uyguladığı korumacı politikanın devamını savunmakta. Adaylar şu an için 3 grupta toplanmış durumda küresel çapta ticaret karşıtlığı (Anti-trade), tam desteklenen ticaret (Pro-trade) ve pozisyonunu belirtmeyen, ikisinin de karışımını savunan adaylar mevcut.  
 
Demokratlar, Trump’un Meksika sınırına duvar örme ve göçmenlere yönelik olan ağır politikalarının hiçbirine şu an için katılmamakta. Demokrat adaylar göçmenlere yönelik uygulanan seyahat yasağının kaldırılması, tutuklama kararının kaldırması gibi birçok konuda Trump’un tersine hareket etmektedir. Bu bağlamda adaylar göçmenlik mahkemelerinin ve yeni gelen sığınmacılar için dava yönetim sistemlerinin kurulmasına, göçmenlik ve gümrük uygulamalarının (ICE) tutuklananların ve sınır dışı edilenlerin iade edilmesine odaklanıyor ABD’de yaşayan göçmenler. 
 
Demokrat adaylar yine aynı şekilde Trump’un iklim değişikliğine yönelik kararının aksine ABD’nin yakın zamanda olmasa da en azından yüzyılın ortasına kadar net sırf emisyonlara ulaşması gerektiği konusunda hem fikir. Ayrıca adaylar Trump’un çekildiği Paris Anlaşmasına tekrar katılacaklarını dile getirmekte. Bu kapsamda Demokratlar ikilim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarından olduğunu ve ABD’nin iklim değişikliğine yönelik önder ülkelerden biri olması gerektiğini açıkça belli etmiştir.  
 
Eğitim alanında da birçok reformsal politikaların geçirilmesi demokratlar tarafından dillendirilmekte. Bu kapsamda eğitim kurumlarının kamusallaştırılıp eğitimin tamamen ücretsiz hale getirilmesi, öğrencilerin aldıkları 1 trilyon doları geçen öğrenim kredilerinin silinmesi ve öğretmen maaşlarının ciddi oranlarda arttırılması verilen vaatler arasında. Demokrat adaylar eğitim alında var olan sıkıntıların üzerine giderek ve öğrenim kredilerinin silinmesini talep ederek oy potansiyellerini arttırmış durumdalar.  
 
Demokrat adaylar dış politikada savunduğu politikalarla farklılık göstermekte. Bu çerçevede Sanders, ABD’nin Suudileri, Yemende İran taraftarlarına karşı desteklemesi sonucunda binlerce insanın hayatını kaybetmesini ileri sürerek Suudilere verilen desteğin sonlandırılacağını dile getirirken bir diğer aday adayı olan Pete Buttigieg ise dış politikada İsrail’e verilen desteğin devam edeceği vaadinde bulundu. Diğer aday adayı isim olan Kirsten Gillibrand ise “sonsuz savaşları” sonlandıracağını, geleneksel ittifakları tekrardan inşa edeceğine ve Amerikan diplomasisini geri getireceğine söz verdi.  
 
Adayların ortak olarak üzerinde hem fikir olduğu tek konu saldırı silahları yasağı. El Paso, Teksas ve Dayton, Ohio’da yapılan son saldırıların ardın politikacılar saldırı silahlarındaki satışın yasaklanmasına odaklanmış durumda. Bu bağlamada Demokrat adayların saldırı silahlarının yasaklanmasının üzerine eğilerek oy potansiyellerini yükseltmeyi hedeflemektedir. Nitekim Trump yönetiminin saldırı silahlarını satışının yasaklanmasına yönelik bir politika geliştirmemeleri dezavantaj konumundadır.