AB, ABD ve İngiltere'den Çin'e yaptırım kararı

Joe Biden’ın başkanlık koltuğuna oturması ile birlikte ABD-AB ilişkileri düzelmeye başlarken, Çin’e karşı ortak adımlar atılıyor. AB, ABD ve İngiltere Sincan’daki insan hakları ihlalleri sebebi ile Çin’e yaptırım uygulamaya başladı. Peki AB ve ABD neyi amaçlıyor? Çin bu adımlara nasıl karşılık verdi?

ABD eski Başkanı Donald Trump döneminde olumsuz seyreden AB-ABD ilişkileri, başkanlık koltuğuna Joe Biden’ın oturması ile birlikte düzelmeye başladı. Başkan Biden, Trump döneminde zarar gören ilişkilerin düzelmesi için çalışacakları yönünde açıklamalar yaptı. Biden, başkanlık sürecinde ABD’nin, Çin ve Rusya ile her alanda mücadele edeceğini söyledi. Geçtiğimiz aylarda Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Biden, Çin’e karşı ABD-AB ittifakının önemini vurguladı.

Biden, “Çin ile uzun vadeli stratejik bir rekabete birlikte hazırlanmalıyız. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Asya'nın barışı güvence altına almak, ortak değerlerimizi savunmak ve Pasifik'te refahımızı yükseltmek için birlikte çalışmasını sağlamak, üstlendiğimiz en önemli çabalar arasında olacak. Çin ile rekabet daha fazla derinleşecek. Ben de bunu bekliyordum ve memnuniyetle karşılıyorum. Zira son 70 yıldır Avrupa ve ABD’nin Asya-Pasifik’teki müttefikleriyle birlikte inşa etmeye çalıştığı küresel sisteme inanıyorum” ifadeleri ile hem 'küreselciler'e atıfta bulundu hem de AB-ABD ilişkilerinin önemine dikkat çekti.

Münih Güvenlik Konferansı’nda Çin hakkında önemli açıklamalar yapan Biden, Pekin’in, insan hakları ve demokrasi alanındaki ihlallerini yakından takip ettiklerini dile getirdi. Ayrıca Pekin yönetiminin uluslararası ekonomide “haksız rekabet” yaratan adımlarını dünya kamuoyunda gündeme getirmeye devam edeceklerini söyledi.

Bu açıklamalar, Biden döneminde AB-ABD ilişkilerinin normalleşeceğini ve yeni dönemde Çin üzerindeki baskı ve yaptırımların daha da artacağını gösteriyordu. Biden yönetimi ile birlikte ABD’nin; NATO ve AB ülkeleri ile ilişkilerini normalleştirmesi, yeni dönemde Çin ve Rusya politikaları üzerine daha çok önem vermesi bekleniyordu.

AB YAPTIRIM YÖNÜNDE SİNYAL VERMİŞTİ

Geçtiğimiz günlerde AB’nin Çin’e karşı yaptırım uygulayacağı kamuoyuna yansıdı. AB ülkelerinin büyükelçilerinin dört Çinli yetkili ile bir Çinli kuruluşa yaptırım uygulayacağı birtakım çevrelerde iddia edildi. Gerekçe olarak ise Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygur Türklerine karşı insan hakları ihlalleri gösterildi.

22 Mart’ta AB Dışişleri Bakanları’nın toplantı yapmalarının ardından, AB büyükelçilerinin kararı açıklaması bekleniyordu. Bir AB diplomatı yaptığı açıklamada “Ciddi insan hakları ihlalleri ve suiistimallerine karşı kısıtlayıcı önlemler alındı” şeklinde konuşmuştu.

AB, en son 1989 yılında Tiananmen Meydanı’ndaki olayların ardından Çin’e karşı yaptırım kararı almıştı. Bu yaptırım kapsamında olan silah satış ambargosu ise uygulanmaya devam ediyor.

Yaptırım uygulanacağı yönündeki söylentilerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Çin’in AB’deki temsilcisi Büyükelçi Zhang Ming, “Zıtlaşma değil, diyalog istiyoruz. AB tarafından iki kez düşünmesini istiyoruz. Bazıları zıtlaşmada ısrar ederse eğer halka karşı sorumluluklarımızı yerine getirmekten başka seçeneğimiz olmadığı için geri adım atmayacağız” şeklinde konuştu.

AB ÇİN’E YAPTIRIM UYGULAMA KARARI ALDI

Dün yapılan Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları toplantısında, Sincan’daki Uygur Türklerine yönelik uygulamalarından dolayı Çin’e karşı yaptırım uygulanması kararı alındı. Karar kapsamında, Sincan’daki dört parti ve bölge yetkilisi ile beraber Sincan’daki organizasyon yaptırım listesinde yer aldı. Alınan karar ile yaptırım kapsamına giren kişilerin isimlerinin, 29 Mart pazartesi günü, AB’nin resmi gazetesinde yayımlanacağı ifade ediliyor.

Yaptırım kapsamında, insan hakları ihlallerinde bulunan kişilerin AB’ye seyahat etmesi engelleniyor ve AB’deki tüm varlıkları donduruluyor. Örgüt ya da şirketlere karşı alınan yaptırımlarda, varlıkların dondurulması ile beraber, bu şirketler ile iş ilişkileri yapılması da yasaklanıyor.

İnsan hakları örgütlerinin elinde bulunan birtakım verilere göre, Sincan bölgesindeki azınlık gruplardan en az bir milyon kişinin kamplarda tutulduğu belirtiliyor. Dini, kültürel faaliyetlerin ve kendi dillerinin konuşulmasının yasaklandığı ileri sürülüyor. Çin ise bu suçlamaları reddederken, bölgede aşırı radikalleşme ile mücadele edildiğini ve eğitim ile iş programlarının uygulandığını belirtiyor.

Öte yandan Avrupa Birliği’nden sonra ABD de Çin’e yönelik yaptırım kararı alındığını duyurdu. ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sincan Üretim ve İnşaat Kolordusu (XPCC) Parti Komitesi Sekreteri Wang Junzheng ile Sincan Kamu Güvenliği Bürosu (XPSB) yöneticisi Chen Mingguo’ya  yaptırım uygulandığı ifade edildi.

ÇİN’DEN KARŞI ADIM GELDİ

Avrupa Birliği’nin Çin’e yönelik yaptırım kararları almasının ardından Pekin hükümeti hızlı bir şekilde yanıt verdi. Çin, 10 Avrupa Parlamentosu üyesine ve dört kuruma misilleme yaparak yaptırım uygulanacağını duyurdu. Çin’in yaptırım kapsamına aldığı isimlerin Avrupa Parlamentosu’ndan Reinhard Butikofer, Michael Gahler, Raphael Glucksmann, İlhan Kyuchyük ve Miriam Lexmann olduğu açıklandı. Ayrıca yaptırım listesinde, Hollanda, Belçika, Litvanya Parlamentolarından da isimler bulunuyor.

Çin tarafından verilen karara tepki gösteren Avrupa Parlamentosu Başkanı David Sassoli, “Çin’in milletvekillerine yönelik yaptırımları kabul edilemez ve mutlaka sonuçları olacaktır. Milletvekillerine ve Avrupa Parlamentosu organlarına demokratik görevlerini yerine getirirken görüş bildirdikleri için yaptırımlar uygulanmaktadır. İnsan hakları vazgeçilmez haklardır” açıklamalarında bulundu.

AB VE ABD’DEN SONRA İNGİLTERE’DEN DE ÇİN’E YAPTIRIM

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, konu hakkında Avam Kamarasında açıklamalarda bulundu. Raab, Çin’in Sincan’daki faaliyetlerini İkinci Dünya Savaşı’ndan günümüze dek “en büyük insan hakları krizlerinden biri” olarak değerlendirdi.

Sincan’da Uygurlara yönelik kısırlaştırma, kitlesel gözaltı, gözetleme ve işkence gibi insan hakları ihlallerine ilişkin birçok kanıt olduğunu belirten Raab, bunların göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Raab; uydu görüntüleri, hayattaki insanların ifadeleri, resmi belgeler, sızan bilgilerin kanıtları oluşturduğunu söyledi. İngiltere hükümeti, dört Çinli yetkili ile bir kuruluşa yaptırım kararı aldığını duyurdu.

AB VE ABD ARASINDA İŞ BİRLİĞİ ARTACAK

Donald Trump döneminde gerginleşen AB-ABD ilişkileri, Biden ile birlikte yeniden eski halini alıyor. Uzun yıllardır her iki tarafın da müttefikliği ve iş birliği devam ediyor. Avrupa, ABD’yi Rusya tehdidine karşı bir koruyucu olarak görürken, ABD ise AB sayesinde ticaret ağını genişletiyor. Biden ile birlikte iki taraf arasında ticari, siyasi, ekonomik, diplomatik ilişkilerin daha da ileri bir boyuta ulaşması bekleniyor.

Joe Biden ve AB temsilcilerinden gelen açıklamalar, Çin ve Rusya tehditlerine karşı iki tarafın gelecek dönem içerisinde daha derin iş birliği içerisinde olacağını gösteriyor. Özellikle Çin’in ekonomik olarak büyümesi ABD açısından bir tehdit oluştururken; Rusya’nın askeri harcamaları ve Doğu Akdeniz, Karadeniz, Doğu Avrupa, Kafkaslar gibi bölgelerdeki politikaları Avrupa tarafından bir güvenlik problemi olarak görülüyor.

Trump döneminde yıpranan ilişkilerin onarılması, Biden’ın Rusya ve Çin aleyhindeki açıklamaları, AB ve ABD’den gelen yaptırım kararları, Çin ve Rusya’nın ekonomik ve askeri olarak büyümeye devam etmesi önümüzdeki dönemde taraflar arasındaki ilişkilerin daha da sertleşeceğini gösteriyor.