AB ile Türkiye arasındaki anlaşma bitebilir

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mutabakat, İdlib’de yaşanan mevcut çatışmalar nedeniyle tehlikeye girmiş durumda. Halihazırda 4 milyonun üzerinde sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, İdlib’den gelecek olası bir göç durumunda Avrupa ile olan anlaşmaya bağlı kalması, iç siyasi, ekonomik ve toplumsal gerçeklikler de göz önüne alındığında zor gözüküyor.

AB ile Türkiye arasındaki anlaşma bitebilir

Konu ile ilgili olarak Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nün (ifo) Uluslararası Göç Araştırmaları Direktörü Panu Poutvaara, İdlib’deki mevcut durumun daha da kötüye gitmesi durumunda AB ve Türkiye arasındaki mülteci mutabakatının işlevsiz hale gelebileceğini ifade etti.

DW Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Poutvaara, “İdlib'de tırmanan gerilimin yeni bir mülteci krizine yol açabileceği endişesine dikkat çekerek gelişmelerin kaygı verici olduğunu ifade etti. Aynı zamanda Münih Üniversitesi'nde ekonomi profesörü olan Poutvaara, "Türkiye yeni bir mülteci akını ile karşı karşıya kaldığı takdirde, hem siyasi hem ekonomik hem de yönetimsel olarak AB ile mutabakat kapsamındaki yükümlüklerine bağlı kalmakta çok zorlanır. AB-Türkiye mutabakatı çöker ya da uygulanamaz noktaya gelirse, AB'ye gelen mültecilerin sayısı dramatik bir şekilde artar ve bu sadece Türkiye'yi değil Avrupa'yı da devasa bir sınama bir karşı karşıya getirir."

Panu Poutvaara

Sığınmacıların çoğu savaş maduru

"Avrupa'ya gelenlerin çoğunluğunun, yüzde 77'sinin ülkelerindeki çatışmalar veya zulümden kaçtıklarını, yüzde 21'inin ekonomik nedenlerle, yüzde 2'sinin ise doğal afet gibi nedenlerden kaçtıklarını ortaya koydu. Suriye, Afganistan, Irak, Eritre, Somali, Sudan'dan kaçanların yüzde 90'ı, silahlı ihtilaf ve baskılardan kaçtıklarını söylerken, Cezayir ve Fas gibi ülkelerden bu gerekçe ile kaçanların oranı yüzde 10, büyük çoğunluğu ekonomik gerekçelerle kaçtıklarını söylüyor. Bu arada bazılarının iddia ettiklerinin aksine, çatışmalardan kaçarak Avrupa'ya gelen sığınmacıların çoğu, geldikleri ülkede yaşayanların ortalamasına kıyasla çok daha iyi eğitime sahipler."

İdlib, AB için tehlikeli

"Ortadoğu'daki durum patlamaya hazır, son derece hassas… Ve Türkiye yeni bir mülteci akını ile karşı karşıya kaldığı takdirde, hem siyasi hem ekonomik hem de yönetimsel olarak AB ile mutabakat kapsamındaki yükümlüklerine bağlı kalmakta çok zorlanır. AB-Türkiye mutabakatı çöker ya da uygulanamaz noktaya gelirse, AB'ye gelen mültecilerin sayısı dramatik bir şekilde artar ve bu sadece Türkiye'yi değil Avrupa'yı da devasa bir sınama bir karşı karşıya getirir."

Irkçılığı ve popülizmi artırır

"Almanya'da sağ popülist partiye destek çok ciddi oranda artmış olsa da İtalya gibi diğer Avrupa ülkelerine kıyasla yine de kısmen sınırlı kaldı. 2015-2016 yılındakine benzer yeni bir mülteci akını yaşanması halinde korkarım ki popülist partiye destek artar. Yunanistan ve İtalya gibi pek çok Avrupa ülkesinde halen finans krizinin etkileri, Euro Bölgesi borç krizinin etkileri sürüyor. Alman ekonomisindeki zayıflama nedeniyle mevcut mültecilerin entegrasyonunu bile Almanya için de çok daha güçleşir…"

AB yetersiz, Türkiye’ye daha fazla destek sağlanmalı

"Kaçak, yasadışı istihdam yerine, işgücü piyasasına erişim büyük öneme sahip. Ayrıca Suriyeli çocukların okullara erişimi, eğitim hakkından yararlanması da büyük öneme sahip. Şunu ifade etmemiz gerekiyor. Türkiye, Almanya ve Avrupa ülkelerinden çok daha fazla mülteciyi kabul etti ve bu gayet tabii ki büyük bir sorumluluk. Yeterli sayıda öğretmen bulabilmek gibi pek çok güçlüğün olduğu gayet tabii ki açık. AB Türkiye'ye eğitim gibi bu temel hizmetleri sağlayabilmesi için çok daha fazla destek sağlamalı.” değerlendirmelerinde bulundu.