AB İran’a olan yaptırımları uzattı, İran AB müzakerelerini askıya aldı

Uzun zamandır gündemde olan AB-İran ilişkilerinde önemli gelişmeler yaşandı. AB, İran’a yönelik yaptırımları uzatma kararı alırken, İran ise AB ile müzakereleri askıya aldı. Peki, AB bu hamleler ile neyi amaçlıyor? İran’ın AB’den beklentileri neler? ABD'nin AB-İran ilişkilerinde rolü ne?

AB-İran ve ABD-İran ilişkileri eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde ılımlı bir süreçten geçti. Bush dönemindeki gibi İran ile geniş çaplı sorunlar yaşamayan Obama, iki taraf arasındaki sorunların masada diplomasi yoluyla çözülmesinden yana oldu. Obama, belirlemiş olduğu politikalar çerçevesinde somut adımlar atmaya başladı.

İran’da Mahmud Ahmedinejad’ın Cumhurbaşkanı olduğu dönemde İsrail ve ABD ile ilişkiler oldukça sert ve gergin bir şekilde seyretti. Ahmedinejad’ın görevini Hasan Ruhani’ye bırakmasının ardından İran, düşman olarak gördüğü ABD ve İngiltere gibi ülkelere karşı daha ılımlı bir politika izledi.

ABD’de Obama ve İran’da Hasan Ruhani’nin görevde olmaları ABD-İran ilişkilerinin seyrini oldukça değiştirdi. İran İslam Devrimi’nin gerçekleştiği 1979 yılından itibaren oldukça sert ilişkileri olan bu iki ülke, yaşanan sorunları çözüme kavuşturabilmek için masaya oturmayı kabul ettiler.

Barack Obama döneminde Çin, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkeler ile birlikte imzalanan nükleer anlaşma, İran’ın uranyum zenginleştirme oranını azaltmayı planlıyordu. İran ise yaklaşık 40 yıldır kendisine karşı uygulanan ekonomik ambargoların anlaşmaya imza atan ülkeler tarafından kaldırılmasını istiyordu.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından taraflar taahhütlerini yerini getirmeye başladı. İran uranyum zenginleştirme oranını azaltırken, AB ve ABD ise İran’a karşı uyguladığı ekonomik ambargoları kaldırmaya ya da azaltmaya başladı.

2017 yılında Barack Obama’nın görevini Donald Trump’a bırakması ile birlikte iki taraf arasında imzalanan nükleer anlaşma sorunlu bir hale geldi. Donald Trump, İran’a karşı sert ve tavizsiz bir politika izleyerek, Orta Doğu’daki İran etkisini kırmak için nükleer anlaşmanın karşısında durdu. Trump, İran’ın anlaşmada verdiği sözleri yerine getirmediğini ve İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam ettiğini sık sık dile getirdi. Bununla birlikte Trump, Barack Obama döneminde imzalanan anlaşmayı ciddi bir şekilde eleştirerek, anlaşmanın yanlış bir uygulama olduğunu savundu.

Trump’ın nükleer anlaşma hakkındaki eleştirileri, ABD’nin tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmesini beraberinde getirdi. Trump’ın, elinde anlaşmadan çekildiğini belirten bir kağıt ile kameralar karşısına geçmesi ve yaptığı açıklamalar uzun süre dünya gündeminde kaldı. Trump, kaldırılan ekonomik ambargoları yeniden İran’a karşı uygulamaya başladı. İran ise Trump’ın sert açıklamalarına ve politikalarına aynı sertlik ile karşılık verdi. İranlı yetkililer, ABD’nin ve diğer taraf ülkelerin anlaşmadan çekilmesi halinde uranyum zenginleştirme ve nükleer faaliyetlerine devam edecekleri yönünde açıklamalar yaptı.

Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ile birlikte en çok merak edilen konulardan biri de AB’nin nasıl bir tutum izleyeceği konusuydu. AB ve nükleer anlaşmaya imza atan ülkeler, Donald Trump ile ters düşerek, İran ile yapılan nükleer anlaşmanın devam etmesinden yana olduklarını dile getirdi. Trump’ın, AB’ye yaptığı İran çağrıları ve talepleri karşılıksız kaldı. Ancak AB-İran ilişkileri de bu gelişmelerden etkilenerek olumsuz bir döneme girdi.

BİDEN DÖNEMİ FARKLI BAŞLADI

Joe Biden’ın ABD Başkanı olması ile birlikte en çok merak edilen ve gündemde tutulan konulardan biri İran’a karşı nasıl bir politika izleyeceği ve nükleer anlaşmaya geri dönüp dönmeyeceği hakkındaydı. Obama döneminde Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Biden, nükleer anlaşmanın imzalanmasında önemli bir rol oynamıştı. Biden’ın göreve gelmesi ile birlikte tüm siyasi uzmanlar, ABD’nin nükleer anlaşmaya geri döneceği yönünde görüş belirttiler.

Ancak Joe Biden’ın göreve gelmesi ile birlikte beklenilen gelişmeler yaşanmadı. İran ile ABD arasında sert ve olumsuz diyalog süreci devam etti. İki taraf da anlaşmaya geri dönmek için birtakım şartlar öne sürdü. Suriye ve Irak gibi ülkelerde birbirlerine karşı bombalı saldırı düzenlediler. Bu gelişmeler, Trump dönemindeki ilişkilerin değişmeden devam edeceği tahminlerine yol açtı. Biden’ın özellikle Çin ve Rusya üzerinde yaptığı sert açıklamalar, önümüzdeki dönemde İran’ın biraz daha geri planda kalacağına işaret olarak yorumlandı.

Taraflar arasındaki ilişkiler, özellikle son haftalarda kritik bir dönemden geçiyor. AB heyeti ile İran heyetleri geçtiğimiz günlerde bir toplantı gerçekleştirerek, nükleer anlaşma ve İran’a yönelik yaptırımlar gibi konuları ele aldılar. Toplanın ana gündem maddelerinden biri ise ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönüp dönmeyeceği oldu.

İran, anlaşmaya geri dönmek için ABD tarafından uygulanan ekonomik ambargoların kaldırılmasını istiyor. İranlı yetkililer, tüm yaptırımların kaldırılması için müzakereleri sürdürmeye devam ettiklerini belirten açıklamalarda bulunuyor. İran, yaptırımların hepsinin kaldırılmadan anlaşmaya geri dönmenin mümkün olmayacağını dile getirirken, ABD ise yaptırımların azalabileceği ama İran’ın sözlerini yerine getirmesi gerektiği hakkında açıklamalar yapıyor.

AB İRAN’A UYGULADIĞI YAPTIRIMLARI UZATTI

İki taraf arasında müzakereler devam ederken, AB tarafından önemli bir karar alındı. Avrupa Birliği, “ciddi insan hakları ihlalleri” gerekçesi ile İran’a karşı uyguladığı yaptırımları 13 Nisan 2022 tarihine kadar uzatma kararı aldı. Seyahat yasakları, varlıkların dondurulması gibi yaptırımları uygulamaya devam etme kararı alan AB, Devrim Muhafızları Genel Komutanı Hüseyin Selami, Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Besiç milis güçlerinin başında bulunan Gulam Rıza Süleymani gibi isimleri yaptırım listesine aldı.

İran, AB tarafından alınan bu karar üzerine AB ile yürüttüğü müzakere sürecini askıya aldı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade, “AB ülkeleri, ABD’nin insan haklarını ihlal eden yaptırımlarına susmak ile kalmadılar, aynı zamanda bu yaptırımlara ortak oldular” ifadelerini kullandı. Ayrıca Hatipzade, “Terör ve uyuşturucu ile mücade, göçmenler sorunu ve diğer insan hakları konularındaki AB ile var olan müzakerelerimizi askıya alıyoruz” şeklinde konuştu.

Tüm bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde AB ile İran arasında bir anlaşmaya varılmasının zor olduğunu gösteriyor. ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönmesi ise yakın bir dönem içerisinde beklenmiyor. AB’nin bu hamleleri ile İran’ı ABD karşısında masaya oturtmak istemesi ihtimaller arasında bulunuyor. İran, AB ve ABD’nin sürekli olarak nükleer anlaşma hakkında açıklamalarda bulunması, uzun vadede olsa da tarafların yeniden nükleer anlaşmaya imza atma ihtimalini oldukça güçlendiriyor.