Ukrayna savaşı sonrası AB’nin Batı Balkanlara genişlemesi hız kazandı!

Avrupa Birliği, Batı Balkanlar’da genişleme sürecini hızlandırıyor. 6 Aralık’ta Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Avrupa Birliği-Batı Balkanlar zirvesi düzenlendi. Düzenlenen zirveden Batı Balkan ülkelerinin AB'ye katılım sürecinin hızlandırılması kararı çıktı. Peki AB, Batı Balkanlar’ı neden bu kadar önemsiyor?

AB’ye üyelik başvurusunda bulunan Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, ve Sırbistan katılım sürecinin farklı aşamalarında bulunuyor. Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan eden Kosova da yıl sonuna kadar AB’ye üyelik başvurusunda bulunacağını bildirdi. 

Arnavutluk, Haziran 2003’te Selanik Zirvesi’nde potansiyel üye olarak kabul edilmiş ve AB ile imzaladığı İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra AB’ye üyelik başvurusunda bulunmuştu. Arnavutluk, 27 Haziran 2014 tarihinde de resmen aday ülke olarak ilan edildi.

Bosna Hersek ile AB arasında imzalanan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle Saraybosna, 15 Şubat 2016’da Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Ancak AB, 2019 yılı Genişleme Stratejisi Belgesi’nde adaylığın erken olduğunu belirtti.

Karadağ, 2008’de Avrupa Birliğine üyelik başvurusunda bulunmuş, 2010’da resmen aday ülke ilan edilmişti. Daha sonrasında da Karadağ’ın AB’ye katılım süreci başlamıştı.

Kuzey Makedonya, 22 Mart 2004 tarihinde AB’ye üyelik başvurusu yapmıştı. Makedonya’nın adaylık statüsü 2005 yılında kabul edildi. 25 Mart 2020 tarihinde ise AB Genel İşler Konseyi’nde, Kuzey Makedonya ile katılım müzakerelerine başlanması kararı alındı. Ancak Yunanistan’ın engelini aşan Kuzey Makedonya; 2019’da Fransa’nın, 2020’de Bulgaristan’ın vetosuyla karşılaştı.

Sırbistan, 2 Aralık 2009 tarihinde Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulunmuştu. AB’nin olumlu görüş vermesi üzerine Sırbistan, 1 Mart 2012 tarihinde adaylık statüsü kazandı.

Ancak tüm bu yaşanan gelişmelerin ardından Haziran 2022’de düzenlenen Avrupa Birliği zirvesinde, Batı Balkanlara kötü haber geldi. AB, üyelik müzakerelerinin açılmasını bekleyen Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’a istedikleri haberi veremedi. 

Zirvede Bulgaristan, tarihi ve kültürel sorunlar yüzünden Makedonya ile tam üyelik müzakerelerini başlamasını bir kez daha veto etti.

Arnavutluk ve Makedon liderlerle birlikte ortak basın toplantısı düzenleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, “Bu zirvede hiçbir şey elde edemedik” diye belirtti.

Avrupa Birliği de Batı Balkan ülkeleri arasında yaşanan etnik ve siyasi çekişmeler nedeniyle bu ülkelerin AB’ye üye olmasında isteksiz tavırlar sergiliyordu. 

Ancak ABD, Rusya ve Çin arasındaki güç mücadelesinin Batı Balkanlara taşınması, AB’yi bu ülkelerle yakınlaşmaya itti.

Rusya ile Ukrayna arasında başlayan savaşla birlikte Avrupa Birliği, Batı Balkanlara doğru genişlemeye çalışarak dış güvenliğini ve sınırlarını koruma yoluna gitti.

BERLİN’DE ÜÇ ANLAŞMA İMZALANDI

3 Kasım’da Almanya’nın başkenti Berlin’de Arnavutluk, Bosna Hersek, Kuzey Makedonya, Kosova, Karadağ ve Sırbistan’dan oluşan altı Batı Balkan ülkesinin liderleri, ülkeler arasında iş birliğini artırmak amacıyla anlaşma imzaladı.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un ev sahipliğinde düzenlenen konferansa, altı Batı Balkan ülkesinin başbakanının yanı sıra Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von den Leyen ve bazı AB liderleri katıldı.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, konferansın ardından düzenlediği basın toplantısında, Batı Balkan ülkelerinin AB’ye ait olduklarını yineledi ve “Onlar Avrupa’nın ve Avrupa ailesinin bir parçasıdır” dedi.

Almanya Başbakanı Scholz, “Batı Balkan ülkelerinin AB'ye katılım sürecini hızlandırmanın anahtarı bölgesel iş birliğinin iyileştirmesidir” diye belirtti.

Sırbistan ile Kosova arasındaki anlaşmazlığa çözüm bulunması çağrısında bulunan Scholz, Almanya, Fransa ve AB’nin bunun mümkün olması için aktif bir şekilde çalıştığını belirtti.

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen de Batı Balkan ülkelerini mümkün olan en hızlı bir şekilde AB’ye yakınlaştırmak istediklerini söyledi. 

Avrupa Birliği, Batı Balkan ülkeleri arasında yaşanan anlaşmazlıkların giderilmesi için çaba sarf ediyor. Bunun nedeni ise AB'nin kendi güvenliğini garanti altına almak istemesi.

TİRAN’DA AB-BATI BALKANLAR ZİRVESİ DÜZENLENDİ

Berlin’de düzenlenen konferansın hemen ardından 6 Kasım’da Arnavutluk’un başkenti Tiran’da, Avrupa Birliği-Batı Balkanlar zirvesi düzenlendi.

Düzenlenen zirvede, "Ukrayna'ya karşı Rus saldırganlığının sonuçları, dış müdahalelere karşı güvenliğin güçlendirilmesi, göçten kaynaklanan sorunlarla mücadele ile terör ve organize suçlarla mücadele" gibi konular ele alındı.

Zirveden Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılım sürecinin hızlandırılması kararı çıktı.

Zirvenin ardından açıklanan “Tiran Deklarasyonunda” aday ülkelerden Sırbistan ve Kosova’nın da aralarındaki anlaşmazlıkları çözmeleri gerektiği bildirildi.

Deklarasyon Rusya yanlısı Sırbistan tarafından da kabul edildi. Tiran Deklarasyonunda, “Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı Avrupa ve dünya güvenliğini tehlikeye atmakta ve AB ile Batı Balkanlar bölgesi arasındaki stratejik ortaklığın önemini vurgulamaktadır" denildi.

Zirve sonrası Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında konuşan Arnavutluk Başbakanı Rama, "AB'nin, AB sınırları dışına çıkıp zirve düzenlemesi bir ilktir. Bu, Batı Balkanlar'da ve özellikle Arnavutluk'ta gerçekleşiyor. Her şeyden önce bunu, Batı Balkanlar'ın Avrupa Birliği'ne ihtiyacı olduğu gibi AB'nin de Batı Balkanlar'a ihtiyacı olduğu bilincinin olağanüstü bir işareti olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

BATI BALKANLAR AB’NİN KAYGILARINI GİDEREBİLECEK Mİ?

Batı Balkanların Avrupa Birliğine tam üyeliği konusunda, AB tarafının isteksizliğine bağlı olarak yaşananlar, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte yeni bir sürece girmiş bulunuyor. Ancak, üye ülkelerden İspanya, Romanya, Slovakya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan, Kosova’yı tanımıyor.

Bulgaristan’ın ise Kuzey Makedonya ile dil sorunu bulunuyor. Bu nedenle Sofya, Kuzey Makedonya’nın AB’ye üyeliğini engelleyici tavırlar sergiliyor. Sırbistan ile Kosova arasında da çözülmeyi bekleyen sorunlar bulunuyor.

Batı Balkan ülkelerinin AB’ye üye olabilmesi için önce kendi aralarındaki bu sorunlara bir çözüm bulması gerekiyor. AB, bölge ülkelerine “aranızdaki anlaşmazlıkları çözün” diyor. 

Batı Balkan ülkeleri kendi aralarındaki bu anlaşmazlıkları çözebilirse AB’ye üye olmaları çok da uzak değil. Ancak bu ülkeler arasında yaşanan sorunlar, eski Yugoslavya’nın dağılmasından bu yana devam ediyor. Bu nedenle Batı Balkan ülkeleri arasında yaşanan sorunların hemen çözüme kavuşturulacağı pek olası görünmüyor. Diğer yandan bu ülkelerin AB’ye üye olması için siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda Avrupa Birliği’ne göre hazırlanması gerekiyor.

Avrupa Birliği liderleri ise Batı Balkanların birliğe katılım sürecini hızlandırmak istiyor. Bunun ön koşulu olarak da Arnavutluk, Sırbistan, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek, Karadağ ve Kosova'nın "inandırıcı refermlar" yapması ve Rusya'ya yönelik yaptırımlara destek sunması olduğu belirtiliyor.

AB’nin Batı Balkan ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerde Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında artışlar görülüyor.

Avrupa Birliği, bu ülkelerin birliğe katılmasıyla Rusya’nın Balkanlar’daki etkisinin azalacağını düşünüyor. AB, Batı Balkan ülkelerinin Rusya ya da Çin’e yönelmesini istemiyor.

Avrupa Birliği, Rusya ve Çin karşısında bölgenin Batılı imajını korumaya çalışıyor. AB, kendi güvenliği için altı Balkan ülkesiyle yakınlaşmaya gidiyor. 

Ancak bu altı Balkan ülkesinin, AB’nin güvenlik kaygılarını giderebileceği ise belirsiz. Balkan ülkelerinin Rusya ile tarihi bir bağı olduğu kadar ticari ve ekonomik açıdan da önemli çıkarları bulunuyor. Bu nedenle Balkan ülkelerinin Rusya ile bağlarını tamamen koparması mümkün görünmüyor.

Rusya ise NATO ve Batının bu girişimlerini açık bir tehlike olarak görüyor. NATO'nun doğuya doğru genişlemesine karşı çıkıyor.