6-7 Eylül olayları 64. yıldönümünde

Türkiye tarihinde bir utanç olarak nitelendirilen 6-7 Eylül olaylarının üzerinden 64 yıl geçti. Peki 6-7 Eylül olayları nasıl çıktı? Olayların gerçekleşmesinin altında yatan sebepler neler? Olayların sorumluları kimlerdi?

6-7 Eylül olayları 64. yıldönümünde

İstanbul’da yaşamını sürdüren gayrimüslimlere düzenlenen 6-7 Eylül saldırılarının bugün 64’üncü yıl dönümü. Evlerin, iş yerlerinin, kiliselerin, okulların, önemli eşya ve haçların yakıldığı ve tahrip edildiği olaylarda birçok insan zarar gördü. Resmi makamlara göre elinde balta, sopa ve kazmalarla sokaklara dökülen insanlar 4214 ev, 1004 iş yeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ve 5317 yeri tahrip etti ya da yaktı. İstanbul’daki 73 Rum Ortodoks kilisesinin tamamı ateşe verilirken, kilisenin içindeki kutsal resimler ve haçlar gibi eşyalar tahrip edildi. Olaylarda 11 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi.

Olaylar nasıl çıktı?

Grivas liderliğindeki EOKA, Kıbrıs adasında yaşayan Türkler ve İngilizlere terör saldırılarını artırmıştı. Bu saldırılar kamuoyu ve halk tarafından büyük bir öfke ile karşılandı. İngiltere, olayların devam ettiği sırada Türkiye ve Yunanistan’ı Londra’da konuyu görüşmek üzere konferansa davet etti. Türkiye adına Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun bulunduğu konferans 29 Ağustos’ta başladı. Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu konferans görüşmelerini sürdürürken, İstanbul basınında yalan bir haber ortaya atıldı. Atatürk’ün Selanik’teki evine Rumlar tarafından bomba atıldığı haberinin kısa bir vakitte yayılması üzerine İstanbullular ellerine kazma, sopa, baltalar alarak sokaklara döküldü. İstanbul Ekspres gazetesi bu haberi, “Yazıyor! Atatürk’ün evinin bombalandığını yazıyor” şeklinde duyurdu. Yaklaşık 20 bin tiraja sahip olan İstanbul Ekspres gazetesi 6 Eylül günü tam 290 bin bastı ve rekor kırdı.

Bu yalan haberin ardından sokaklara dökülen insanlar Taksim Meydanı’nda buluşarak İstiklal Caddesi’ne doğru yürümeye başladılar. Buradaki tüm Rum dükkanlarını tahrip eden ve yakan insanlar, dükkanlarda bulunan malları yağmaladılar. Kısa süre içerisinde bu olayların her yere yayılması ile şehrin birçok noktasında yıkım faaliyetleri gerçekleştirildi. Olayların  bir türlü kontrol altına alınamaması sebebi ile o gece sıkıyönetim ilan edildi. 15 kişinin hayatını kaybettiği olaylarda dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, yaşananlardan medyanın ve bazı komünistlerin sorumlu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının ardından Aziz Nesin, Zehra Kosova ve Can Boratov gibi aydın isimler hapishaneye gönderildi. Bu olaylar sonrası büyük zarar gören ve psikolojik olarak zor süreçler yaşayan Rumlar İstanbul’u terk ettiler. İstanbul’daki Rum nüfusunda büyük azalmalar görüldü. Ayrıca İstanbul’da yaşayan Rumların mal varlıklarına da el kondu. Atatürk’ün evine bomba atıldığı haberini kimin ortaya attığı bilinmezken, Rumların haricinde Ermeniler ve Yahudiler de bu olaylar sonucu zarar gördüler. Olayların çıkmasında bir gazetenin Rumlar aleyhinde birtakım olumsuz söylemlerini sıklaştırması, ekonomik olarak zor günlerden geçen halkın “Rumlar burada huzur ve mutluluk içerisinde refah bir yaşam sürüyor” düşüncesi, Kıbrıs meselesinin siyasiler ve basın tarafından sürekli gündemde tutulması gibi etkenler de etkili oldu. 

6-7 Eylül olaylarının faturası ne oldu?

Yaşanan olaylardan sonra önce 3151 kişi tutuklandı sonra bu rakam 5104’e çıktı. Sapanca’da bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes acilen İstanbul’a çağırıldı. Dönemin İçişleri Bakanı Namık Gedik ise istifa etmek zorunda kaldı. Türkiye ve İstanbul’da yaşayan birçok Rum farklı yerlere göç ederken, Rumların ekonomi üzerindeki etkisi büyük oranda azaldı. Olaylar Türkiye tarihinde kara bir leke olarak anıldı.