3,6 milyon Suriyeli, AB’ye geçerse ne olur?

Dün AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda Barış Pınarı Harekatı ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB ülkelerinin ve diğer ülkelerin harekata olan yaklaşımlarına dair de açıklamalarda bulundu. Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacıların Avrupa'ya gönderilmesini gündeme getiren cumhurbaşkanının konuşması akıllara "3,6 milyon Suriyeli AB’ye geçerse ne olur?" sorusunu getirdi.

3,6 milyon Suriyeli, AB’ye geçerse ne olur?

Avrupa Birliği ülkelerinin, Türkiye’nin haklı gerekçeler göstererek Suriye’nin kuzey doğusuna başlattığı Barış Pınarı Harekatı’na tepki göstermeleri, mültecilerin AB’ye gönderilmesini gündeme getirdi. Bu bağlamda, dün AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda Barış Pınarı Harekatı ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB ülkelerinin ve diğer ülkelerin harekata olan yaklaşımlarına dair de açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ey Avrupa Birliği kendinize gelin. Bizim şuandaki operasyonumuzu bir işgal hareketi diye nitelendirmeye çalışırsanız işimiz kolay kapıları açarız 3.6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz. Kalkmışlar para hesabı yapıyorlar. Neymiş ikinci taksidi göndermeyeceklermiş. Biz zaten sizden bir şey alarak hareket etmedik. 40 milyar dolar harcadık. Bir o kadar daha harcar yolumuza devam ederiz ama kapıları da açarız. Siz bize hiçbir zaman samimi olmadınız 1963’ten beri oyaladınız. AB’ye aldık alacağız diye oyaladınız siz dürüst değilsiniz. Hayatınız yalan üzerine kurulmuş. İstediğiniz kadar saldırın biz bu yolda emin adımlarla yürüyoruz, yürüyeceğiz.” ifadelerini kullanarak AB’nin kınama çabalarına cevap verdi.

Bu çerçevede Barış Pınarı Harekatı’nı düşünmek gerekirse, harekat AB ülkeleri içinde büyük bir öneme sahiptir. Nitekim AB son 9 yıldır Suriyeli sığınmacıların akınlarıyla mücadele etmektedir. Bunun yanı sıra AB’ye ulaşmak için binlerce sığınmacı Akdeniz’de yaşamını yitirmiştir. Deniz üzerinden AB’ye geçiş yapmaya çalışan sığınmacıların cansız bedenleri kıyılara vurmuştur.

Türkiye Barış Pınarı Harekatı ile hem sınır güvenliğini sağlamayı hem de Suriyeliler için güvenli yerleşim yerleri oluşturmayı hedeflemektedir. Nitekim Suriye iç savaşının yaşandığı günden bugüne 13 milyon Suriyeli evini terk etmek zorunda kaldı. Evlerini terk eden Suriyelilerin yarısı ülke içinde kalırken diğer yarısı da çevre ülkelere, Avrupa’ya ve Kuzey Amerika’ya göç etti. PEW araştırma şirketinin yayımladığı araştırmaya göre Türkiye 3 milyon 600 bin Suriyeliye kapılarını açmışken Avrupa ülkelerinin kapılarını açtığı Suriyeli mülteci sayısı 1 milyonu geçmemektedir. Bu doğrultuda Barış Pınarı Harekatı’nın ardından oluşturulacak güvenli yerleşim bölgelerine Suriyelilerin yerleştirmesi hem Türkiye hem de AB ülkeleri için önemlidir. Fakat AB ülkeleri mülteci kabul etmezken sayıca dünyada en fazla mülteci kabul eden Türkiye’nin mülteciler için güvenli bir bölge oluşturma çabalarına da karşı çıkmaktalar.

Barış Pınarı Harekatı’nın başlamasının ardından AB ülkelerinden Polonya, İngiltere, Fransa, Almanya ve Belçika Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nu Türkiye gündemiyle acil toplanmaya çağırdı. Türkiye’yi kınamak için toplanan BMGK, Rusya ve ABD’nin veto etmesinden ötürü kınam mesajını yayınlayamadı. Ayrıca Avrupa Birliği, birlik olarak Türkiye’nin başlattığı operasyonu kınayan bir mesaj yayınlamak için toplandılar fakat Macaristan’ın onay vermemesinin ardından mesaj yayınlanamadı.

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto dün yaptığı açıklamada, AB'nin, Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yayımlamak istediği ortak deklarasyonu Macaristan'ın uzun süre bloke ettiğini belirterek, "Türkiye'de yaklaşık 4 milyon düzensiz göçmen ve mülteci var. Türkler, onların geri dönmesi için çalışıyor." ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3.6 milyon sığınmacı için Avrupa kapılarını açma uyarısını değerlendiren Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, 'Avrupa Erdoğan'ın karşısındayken' bir tek kendisinin onun yanında olduğunu anımsattı. Türkiye'nin AB ile yapılan sığınmacı anlaşmasına uymaya devam etmesini umduğunu belirten Borisov, "Sınırdaki çitlerde 50-100 bin kişi toplanırsa, orada ordu ve polis olsa bile, Karakaçanov'la hangi emri vereceğiz? Ateş etme emri mi? Sığınmacılar çitleri yıkıp ülkeye girerler" diye konuştu.

3,6 milyon Suriyeli AB’ye geçerse ne olur

Türkiye’nin batısındaki sınır kapılarını açması durumunda yüzbinlerce sığınmacı AB’ye geçmek için Avrupa sınırına dayanacaktır. Bulgaristan başkanının da dile getirdiği sınırda yüzbinlerce mülteci toplanırsa hiçbir şey yapılamaz. Ne bir askeri operasyon ne de başka birşey. Sığınmacılar çitleri yıkar ve AB’ye geçiş yapar. Böyle bir durumun yaşanmasında en fazla etkilenecek AB ülkelerinin başında Bulgaristan ve Yunanistan gelmektedir. Diğer taraftan ekonomik anlamda zor durumda olan bu iki ülkenin etkilenmesi AB’nin temellerini sarsacaktır.

Bulgaristan ve Yunanistan’ın dışında Almanya ve Avusturya’ya doğru tüm ülkeler etkilenecektir. Romanya, Sırbistan, kuzey Makedonya, Arnavutluk ve dahi diğer AB ülkeleri de bu mülteci akınından etkilenecektir. Geçtiğimiz Ağustos ayında İtalya ile İspanya arasında 107 göçmen yüzünden kriz yaşanmıştı. Ülkesine 107 göçmeni dahi almayan İtalya ve diğer AB ülkeleri yüz binlerce göçmen kapılarına dayanınca ne yapacaklar? Böyle bir durumun yaşanması AB’de onarılmaz krizlere sebebiyet verebilecek potansiyeldedir.

Yüzbinlerce sığınmacının AB’ye geçmek için sınıra dayanması sonucunda AB Komisyonu, Avrupa’nın sınırında yer alan ülkelere ekonomik paketlerle gelecektir. Sığınmacıların bu ülkelerde kalması için ekonomik yardımlar ve istihdam oluşturmayı gündeme getireceklerdir. Bu çerçevede hali hazırda ekonomik krizlerle yüzleşen Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkeler ekonomi paket pazarlığına zayıf bir şekilde çıkacakları için teklifleri kabul etme mecburiyetinde kalacaklardır.