2020’de Türk ekonomisi hedeflerini yakalayamadı

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2019 yılının Eylül ayında açıkladığı ve geçtiğimiz Eylül ayında revize ettiği ekonomik hedefler, büyük ölçüde yakalanamadı.

Yüzde 12 olan enflasyon hedefi, Aralık ayı itibariyle oluşan 12 aylık enflasyonun yüzde 2,03 gerisinde kalırken, yüzde 11,8 olan işsizlik hedefininse Eylül ayı itibariyle 0,9 puan aşıldığı görülüyor.

Yüzde 5 olan büyüme hedefiyse 2020 yılının ikinci çeyreğinde yaşanan yüzde 9,9 daralma sonrası ilk üç çeyrekte, ancak yüzde 0,5’i yakalayabildi. Son çeyrekte de büyük bir ilerleme beklenmiyor.

YILIN EN BÜYÜK SÜRPRİZİ

Geçen sene bu hedefleri koyduktan sonra bu yılın Eylül ayında, Yeni Ekonomik Program (YEP) hedeflerini revize eden Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, 7 Kasım’da Merkez Bankası Başkanı’nın gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevden alınması üzerine Instagram hesabından yayınladığı mesajla, görevinden istifa etmesiyse yılın en büyük sürprizi oldu.

2015 yılında ilk kez Enerji Bakanı olarak bakanlar kuruluna giren Berat Albayrak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sonrası kurulan kabinede, Hazine ve Maliye Bakanı olarak görevlendirilmişti. Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük kızı Esra Albayrak’ın da eşi olan Albayrak, Cumhurbaşkanı’nın kabinede en güvendiği isim olarak gösteriliyordu.

Ancak Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın, Albayrak’ın itirazlarına rağmen görevden alınması onun da istifasına yol açtı. Murat Çetinkaya’nın ardından 2019’un Temmuz ayında guvernör olarak atanan Uysal, politika faizini hemen o ay, yüzde 24’ten yüzde 19,75’e indirdi. Merkez Bankası kademeli indirimlerle yılı yüzde 12 faiz oranıyla kapadı. Yılın içinde yüzde 8,25’i gören faiz iki kattan fazla artarak yüzde 17’e ulaştı.

Merkez Bankası, yılın ilk beş ayında her Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz indirimine giderek Corona salgınının etkilerini göstermeye başladığı Mayıs ayında, politika faizini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da talepleri doğrultusunda yüzde 8,25’e çekti. TCMB, yaz aylarında faizi sabit tutan Eylül’de piyasa beklentisi yüzde 1-1,5 iken 2 puan artışa gitti. 22 Ekim’deki PPK toplantısı öncesi piyasada yine artış beklenirken faiz sabit tutulunca Türk Lirası, dolar kuru önce 8,06’yı gördü, Uysal’ın görevden alındığı cuma günü ise 8,5 liraya yükseldi.

Bunun üzerine Merkez Bankası başkanlığına Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı da olan eski Maliye Bakanı Naci Ağbal’ı atayan Erdoğan, Albayrak’ın istifası sonrası Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Ahmet Davutoğlu kabinesinde Başbakan Yardımcılığı yapan Lütfi Elvan’ı getirdi.

Cumhurbaşkanı’nın faiz karşıtı tutumu bilindiği halde Ağbal’ın başkanlığında toplanan ilk PPK toplantısında politika faizi 475 baz puan arttırılarak yüzde 15’e, Aralık ayındaki ikinci toplantıdaysa yüzde 17’ye yükseltildi.

 TL,DOLAR KARŞISINDA YÜZDE 24 KAYIPLA YILI KAPATIYOR

Önce Murat Uysal’ın görevden alınmasına ardından da Berat Albayrak’ın istifasına yol açan Türk lirası/Amerikan doları kuru, 2020 yılına 5,95 TL’den başladı. 1 Mayıs’ta 7 lirayı aşan kur, Haziran ve Temmuz aylarını yatay seyirde geçirdikten sonra Ağustos’ta 7 TL’yi, faizi sabit tutan PPK toplantısı sonrası 25 Ekim’de de 8 lirayı aştı.

Merkez Bankası ve Hazine Bakanlığı’ndaki görev değişlikleri sonrası düşüş eğilimine giren TL/Dolar kuru 31 Aralık’ta 7,37-7,47 aralığında işlem görüyor. Kasım ayında yüzde 38’i bulan dolar karşısındaki değer kaybı, son iyi aydaki faiz artışları ve piyasa verilen güvenle yüzde 24’e düştü.

ENFLASYON ARTIYOR

Yılın en çok tartışılan ikinci verisiyse, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından her ay açıklanan enflasyon ve işsizlik verileri oldu. 2019 yılını yüzde 11, 84’le kapayan Türkiye’de hedef, 2020 yılını yüzde 12 enflasyonla kapatmaktı. Ancak Aralık ayında enflasyon rakamı olarak kabul edilen TÜFE (Tüketici fiyat Endeksi) bir önceki aya göre yüzde 2,30 arttı ve yıllık enflasyon yüzde 14,03’e ulaştı. Sokaktaki vatandaşsa enflasyon etkisini daha sert hissediyor.

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Veysel Ulusoy’a göre, enflasyon rakamlarının bir türlü ikna edici olmamasının nedeni, Türkiye’deki denetimli veri toplama yapısı. Prof. Ulusoy “Gıda için haftada bir defa, dayanıklı tüketim için de sanırım ayda üç defa çıkılıyor. Veri toplanacak yerler rastgele seçilmeli. Ama biz de denetimli gidildiğinden ayarlamalar yapılıyor. O da açıklanan sonuçları gerçekten uzaklaştırıyor” görüşünü savunuyor.

İŞSİZLİK SORUNU

Bu arada üretici enflasyonu (ÜFE) ise Kasım ayında yüzde 23,11’e ulaştı. Türkiye 2019 yılını, son 20 yılın en yüksek işsizlik oranı olan yüzde 13,7’yle kapattı. Ancak 2020 yılında konulan yüzde 11,8 hedefi daha Eylül ayında TÜİK’in açıkladığı yüzde 12,7 oranıyla aşılmış oldu. Yılın geri kalanında ise sürmekte olan salgın nedeniyle bu oranda bir iyileşme beklenmiyor. Bununla beraber her ay işsizlik verilerini açıklayan DİSK-AR’sa, yine Eylül ayı itibariyle geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybının yüzde 27,4’e ulaştığını belirtiyor.

İstihdam piyasaları üzerinde çalışan Doçent Dr. Aziz Çelik ‘‘İstihdam bir yılda 773 bin kişi azaldı. İstihdam oranı yüzde 44,1’e geriledi. Ümitsiz işsizlerin sayısı bir yılda 630 binden 1 milyon 402 bine yükseldi. Genç nüfus iş bulmakta zorlanıyor ve genç nüfustaki istihdam edilememe eğilimi devam ediyor. Üstelik ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı da yüzde 30,4’e yükseldi. COVID nedeniyle işten çıkarma yasağının sona ermesinin ardından işgücü piyasalarında işsizlik patlaması yaşanma endişesi hala kuvvetle hissediliyor’’ diyor.

 ASGARİ ÜCRET BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI

İşçi konfederasyonlarının en az 3 bin 700 lira olmasını beklediği asgari ücret, 2021 yılında 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak açıklandı. Aralarında DİSK’in de olduğu işçi konfederasyonlarının, Ocak ayı içinde asgari ücretin yükseltilmesi için çeşitli eylemlerde bulunması bekleniyor.

Türk-İş’in, her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı’’ araştırması, Aralık ayı sonuçlarına göre, dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 2 bin 592 lira olurken, yoksulluk sınırı ise 8 bin 436 liraya ulaştı.

COVİD-19 ETKİSİ SÜRÜYOR

İşsizlik artışında ve ekonominin daralmasında hiç şüphesiz salgının büyük etkisi oldu. Her ne kadar işten çıkarma yasaklanmış olsa da ilkbahar ve sonbahar aylarında kapanmalar, birçok insanın işsiz kalmasına ya da en fazla 1170 lira tutarında olan kısa çalışma ödeneğiyle çalışmasına yol açtı.

25 Mart’ta uygulamaya konan kısa çalışma ödeneği, 2021 yılı Mart ayına kadar ödenmeye devam edecek. Hükümet Corona virüsü salgınından etkilenen esnafa da yaklaşık 5 milyar TL’lik hibe desteği sunacağını açıkladı. Destek kapsamında bazı vergilerde oranlar düşürüldü, bazılarında erteleme mümkün hale getirildi. Ancak kafe, bar, restoran, lokanta gibi yerler hala kapalı. Ve hem sahipleri hem de çalışanları sık sık eylemler yaparak destek talep ediyor.

İHRACAT DÜŞTÜ İTHALAT ARTTI

Dış ticarette ise makas, 2020 yılının ilk 11 ayında Corona virüsü salgınının da etkisiyle ithalat lehine artmış görünüyor. 2019 Ocak-Kasım döneminde 165,4 milyar dolar olan ihracat, 2020 yılının aynı döneminde 151,7 milyar dolara gerilerken, ithalatsa aynı periyotta, yüzde 3,5’luk artış göstererek 190 milyar dolardan, 197 milyar dolara yükseldi. Böylelikle 2019’da yüzde 86,9 olan ihracatın, ithalatı karşılama oranı yüzde 77’ye düşmüş oldu. Altın ithalatı, enerjiden sonra ikinci sıraya yükselirken ihracatta otomotiv sektörü liderliğini korudu.

2019 yılında Türkiye’nin GSYH’si (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) 760 milyar dolardı. 2020 yılının ilk üç çeyreğinde ise 527 milyar dolar oldu. Yeni Ekonomik Program’da 702 milyar dolar olması hedeflenen GSYH’nin bu hedefin uzağında kalması ihtimal dahilinde. 2013’te 12 bin 480 dolar olan kişi başına düşen milli gelir de 2010 yılını 8 bin dolar altında kalarak 2006 yılı seviyelerine gerilemesi sürpriz olmayacak. Türkiye, kişi başına düşen milli gelirde Bulgaristan, Romanya ve Karadağ’ın arkasında kalması muhtemel.