2020 ABD Başkanlık seçimi

2 yıldan daha az bir süre kalan ABD başkanlık seçimlerinde, Amerikan halkı gelecek 4 yılını oylayacak. Yeni seçimde Trump’un karşısına çıkacak potansiyel adayları ve olası seçim sonuçlarının Türkiye’ye olan etkilerini haberimizde sizler için derledik.

2020 ABD Başkanlık seçimi

Bir önceki ABD seçimleri 8 Kasım 2016 yılında yapılmıştı ve Cumhuriyetçi Trump’ın sürpriz zaferiyle sonuçlanmıştı. O seçimde Trump’ın karşısında, 8 yıllık görev süresinin sonlanması nedeniyle tekrar aday olamayan Obama’nın partisinden olan Hillary Clinton vardı. Bu iki adaya ilave olarak pek isimlerini duymadığımız Libeteryen Parti adayı eski Cumhuriyetçi Gary Johnson ve Yeşil Parti’nin adayı Jill Stein vardı ve yarış Trump’ın zaferi ile sonuçlanmıştı.

Önümüzdeki yapılacak başkanlık seçimlerde Cumhuriyetçiler’den Trump’ın adaylığı yüksek ihtimal olsa da diğer adayların da adaylığı az da olsa ihtimal dahilinde. Demokratlar adaylarda ise kıyasıya bir mücadelece mevcut. Şu an 24 Demokrat aday ABD başkanlık seçimlerinde kendilerine şans arıyorlar. Adaylardan öne çıkanları ise Obama’nın başkan yardımcısı Joe Biden ve Vermont Senatörü Bernie Sanders. Şimdi yarışacak başlıca adayları kısaca tanıyalım.

Cumhuriyetçi Parti Adayları

Donald Trump: Trump, yüksek ihtimalle Cumhuriyetçilerin adayı olacak gibi gözüküyor. Amerika kaynaklı birçok haber sitesinde yer alan haberlere göre Trump, yeni dönem çalışmalarına başkan seçildikten hemen sonra hiç zaman kaybetmeden başlamış. Trump’ın adaylığı yüksek ihtimal gibi gözüksede ABD basınında ve politikacılar arasında, akıllarında soru işareti olmadığını söylemek yanlış olur. Amerika Birleşik Devletleri geçmişinde tek dönemli başkanlık olayına rastlamak elbetteki mümkün. Ama bu başkanların tek dönem görevde kalmasının nedenlerinin genelde zorla görevden alınmaları olduğunu da eklemek gerekiyor. 

John Kasich: Kasich, 2016 yılında zaten Cumhuriyetçi Parti’den aday adayı olmuştu. Kasich’in yeniden aday olmasını beklemek pek sürpriz olmayacaktır. Bunun işareti olarak diğer adaylar gibi onunda seçimden önce kitap yazmış olmasını gösterebiliriz. 2018 yılında yapılan valilik seçimlerinde kendisine şans verilmemesinide aday olma ihtimaline yoranların sayısı pek de az değil.

Mike Pence: Ne kadar düşük seviyede olsa şu an Trump’ın ve ABD’nin başkan yardımcısı olan radikal Pence’de söylentiler arasında. ABD basınında konuşulan haberlere göre Pence, Trump ile birlikte yarışa girmeyeceğini açıklamaya hazırlanıyor. Ayrıca parti içinde de bağış yapabilecek kişilerle de sık sık iletişime geçip desteklerini istediğine dahil söylentiler mevcut.

Demokrat Parti Adayları   

Bernie Sanders: Adaylardan birisi olan Sanders seçim çalışmalarına çoktan başladı bile. Kendisinin sıkı bir Trump karşıtı olduğu biliniyor ve seçim sloganında da; “Not Me, US!”ı kullanan Sanders ek olarak bir açıklamasında, Trump ve onun milyar dolarlık sınıfını birlikte yenelim gibi bir açıklaması mevcut. Adaylıkta Senders’ı öne çıkaran bir çok detay var. Bir hafta gibi bir sürede yaklaşık 350 bin seçmenden 10 milyon dolar bağış toplaması ise o detaylardan sadece biri.

Kendisi sosyalist olan Senders’in vaatleri Amerika halkını doğrudan ilgilendiren meseleler. Kendisinin 2020 adaylık projelerinin içinde üniversite masrafları, sağlık sistemi sorunları, gelir adaletsizliği gibi konular bulunuyor.

Joe Biden: Yakın zamanda Türk basınında ismini çokça duyduğumuz Joe Biden’da olası 2020 ABD muhtemel adayları arasında. Barack Obama döneminde üst üste iki dönem de Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Biden, 2016 yılında oğlunun ölümünden sonra aday olmaktan vazgeçmişti. Amerika’nın önemli isimlerinden olan Biden’ın olası adaylığına ilişkin detaylar gelecek günlerde daha da netleşecektir.

Elizabeth Warren: Warren siyaset hayatına atılmadan önce Harvard Üniversitesi, Hukuk Fakültesinde akademisyen olarak görev yapıyordu. Şu an Demokrat Parti’nin Massachusetts senatörlüğü görevini üstlenmektedir. 

Kamala Harris: 2020 başkanlık seçimleri için Demokrat Partinin en önemli isimlerinden birisi de Kamala Harris. Şu anda California Senatörü olarak görevde bulunan Harris’e güvenenlerin oranı bir hayli yüksek. Hatta basında yer alan bilgilere göre geçtiğimiz seçimde Hilary Clinton’ı destekleyen bağışçılar çoktan Harris’e bağış yapmaya başladılar bile. Hem siyahi azınlıkları temsiliyle hem de kadın olmasıyla dikkat çeken Kamala Harris aynı zamanda politikada yaptığı hamleler ile de adından çokça söz ettirmişti. Seçim sonrası Facebook’un kullanıcılara ilişkin verileri satılma skandalı ardından bu konudan da uzak kalmamış ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’ü eleştirmişti.

Seçimin Türkiye’ye olacak olası etkileri

Seçimin sonucu ne olursa olsun Türkiye ile ABD arasında orta vadede Kıbrıs Barış Harekatı’nda uygulanan ambargo, yakın vadede yaşanan 4 Temmuz 2003 yılında ABD askerleri tarafından alıkonulup, kafasına çuval geçirdikten sonra sorguya alınan askerlerimizin görüntüleri, devlet hafızasında hala durmaktadır. Daha yakın gelecekte yaşanan 15 Temmuz hain darbe girişiminin de baş faili hala ABD’nin Pensilvanya eyaletinde ikamet etmektedir. Gülen’in iade talebi şimdilik medyada dile getirilmesede Türkiye-ABD ilişkileri arasında her zaman belirleyici bir rol oynayacaktır. Şu an dahi ABD Başkanı Donald Trump, dış politika ile ilgili bir söylemini ertesi gün değiştirebiliyor. ABD içinde halihazırda bulunan dengeler Trump’ı buna zorluyor. Trump’ın S-400 ve F-35 konularında Türkiye’ye ılımlı konuşsada içeride Türkiye’nin F-35 programından çıkarılacağının yüksek ihtimal olduğu açıkça konuşuluyor. Bu durumda ise Trump’un sadece devleti değişik dengeler arasında idare etmeye çalıştığını söylesek haksızlık etmış olmayız. Buna damadı Kushner’in Yahudi oluşunu, Yahudi lobisinin desteğini aldığını ve tarihte görülmemiş seviyede İsrail’e verilen bu açık desteği eklemek gerekiyor. Realist bakış açısıyla analizler yapılıyor lakin ABD’ye yön veren derin güçlerin nihai amaçlarının dini olduğunu ve her gelen hükümetin bir şekilde “Arz-ı Mevud” a hizmet ettiğinden çıkarabiliriz. Özellikle Evanjelizm’in bunda etkisi büyük. Trump’ın yardımcısı Pence’in ise bizim ülkemizde bile zor bulabileceğiniz cinsten radikal bir Evanjelik olduğunu unutmamak gerekiyor. İster Demokratlar kazansın ister Cumhuriyetçiler şu anki dünya konjonktüründe bir barış elçisinin seçileceğini düşünmek gelecek tahminleri için yanıltıcı olacaktır.