2020 AB ve vizyon 2023 stratejileri

Dünya rekabet ortamına ayak sağlayabilmenin yolu köklü değişimler yapmaktan geçer. Ekonomik, siyasal ve sosyal yarış hali, ülkeleri yeni stratejik arayışlara itmiştir. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin de bu doğrultudaki yenilik hedefleri geçmişten günümüze kadar devam etmektedir.

2020 AB ve vizyon 2023 stratejileri

İnovasyon konusuna büyük önem ve emek veren AB ve Türkiye bu konuda stratejik adımlar atmıştır. Atılan adımların takibi ve kontrolü tek bir kurumun sorumluluğu altında kalmamış, geniş katılımlı bir platform düzeyinde ele alınmıştır.

 AB’nin 2020 Stratejisi

Hızla gelişen teknoloji ve küreselleşme süreci ile ortaya çıkan yeni dünya düzenine karşı, AB’nin temel yapısını güçlendirme ihtiyacıyla Lizbon Stratejisi (2010) geliştirilmişti fakat 2008 yılında ABD’de meydana gelen ve AB’ye de etki eden mali kriz bu projenin de önüne geçmişti. Bu sebeple Avrupa Komisyonu önceden yaşadığı başarız sonuçları ve krizleri dikkate alarak 2020 stratejisi geliştirdi. Dünyada yaşanan küreselleşme, hızlı iklim değişiklikleri ve demografik değişimler gibi yapısal problemleri çözebilmek adına stratejiler geliştiren Avrupa Birliği, 2020 stratejisini ‘’Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Büyüme için Avrupa Stratejisi’’ olarak adlandırmıştır. Bu rapor, 3 Mart 2010 tarihinde Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso tarafından açıklandı. 2020 Stratejisinin kalbi inovasyondur. İnovasyon ile tüm yapısal bozukluklar; yeni iş alanının açılması, Avrupa’nın rekabet gücünün artması, yeni ürün ve hizmetlerin hayata geçmesiyle giderilecektir. Avrupa’nın aslında büyük bir inovasyon potansiyeli vardır fakat bu olanaklarından verim alarak faydalanamaması birliği olumsuz etkilemiş ve stratejik tehlikelere açık hale getirmiştir. AB komisyonu bu durumu önlemek amacı ile Ekim 2010 tarihinde İnovasyon Birliği’ni  kurmuştur. 

Avrupa 2020 projesinin 5 temel hedefi; istihdam, eğitim, sosyal içerme, Ar-Ge ve iklim-enerjidir. İstihdam, üretkenlik ve sosyal uyumun sağlanması için öncelikler;

Akıllı Büyüme: Bilgi ve yeniliğe dayalı ekonominin geliştirilmesi,

Sürdürülebilir Büyüme: Kaynakların daha verimli kullanıldığı, yeşil ve rekabetçi ekonominin desteklenmesi,

Kapsayıcı Büyüme: Ekonomik, sosyal ve sınırsal bütünlüğün sağlanması amacıyla yüksek istihdam ekonomisi olarak belirlenmiştir. 

Hedeflerin gerçekleştirilmesi için 7 girişimin yapılması planlanıyor. Bu girişimler İnovasyon Birliği, Hareket Halinde Gençlik, Avrupa için Dijital Gündem, Kaynakları Verimli Kullanan Avrupa, Küreselleşme Çağı için Sanayi Politikası, Yeni Beceri ve İşler için Gündem ve Yoksulluğa Karşı Avrupa Platformudur. 

2020 yılında ulaşılması istenen hedefler şu şekildedir:

-20-64 yaş arası nüfusun istihdam oranının %69 seviyesinden %75’e çıkarılması,

-GYİH’nin %3’ünün Ar-Ge’ye ayrılması hedefinin gerçekleştirilmesi; özel sektörün Ar-Ge’ye yatırım yapması için koşulların iyileştirilmesi ve inovasyonun izlenmesi için yeni bir gösterge oluşturulması, 

-Sera gazı salınımının 1990 yılına göre en az %20, şartlar elverişli ise %30 oranında azaltılması, AB’nin enerji tüketiminde yenilenebilir enerjinin payının %20’ye yükseltilmesi ve %20 oranında enerji verimliliği sağlanması,

-Okulu erken bırakanların oranının %15’ten %10 seviyesine düşürülmesi, 30-34 yaş arası yüksek öğrenim mezunu nüfus oranının %31 düzeyinden en az %40 düzeyine yükseltilmesi, 

-20 milyon insanın yoksulluktan kurtarılarak, ulusal yoksulluk sınırı altında yaşayan AB vatandaşlarının sayısının %25 azaltılması. 

Vizyon 2023: Bilim ve teknoloji stratejileri

Bilim ve teknoloji uzun soluklu gelişmenin en önemli unsurudur. Türkiye bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarına 1960’lı yıllardan itibaren başlamıştır. Planlı Dönem ile başlayan B&T politikaları oluşturma özellikle "Türk Bilim Politikası 1983-2003" ve ‘’Türk Bilim Politikası’’ ve ‘’Türk Bilim Teknoloji Politikası” dokümanlarıyla ciddi bir boyut kazanmıştır. Teknoloji alanında gelişmek ve yükselebilmek için 1983 yılında Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) kurulmuştur. Teknoloji alanında her geçen gün yapılan yeniliklere uyum sağlayabilmek ve daha güçlü bir ülke olabilmek için 2023 stratejisi geliştirilmiştir.

2023 yılı Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olarak önem taşır ayrıca Türkiye’nin ulusal düzeyde yaptığı ilk teknolojik öngörü projesidir. Bu sebeple 2023 yılı Türkiye için stratejik bir odaklanma noktası olacaktır. Hedefin ana teması ise, Türkiye’nin 2023 yılında, dünyada ekonomi alanında ilk 10’a girmektir. 

Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda, bilim ve teknolojiye hakim, teknolojiyi bilinçli kullanabilen ve fikir üretebilen refah bir toplum yaratmak amaçlanmıştır. 2023 Projesinin oluşturulması için yardımcı alt projeler vardır. Bu projeler şu şekildedir:

Teknoloji Öngörü Projesi, Ulusal Teknoloji Envanteri Projesi, Araştırmacı Bilgi Sistemi (ARBİS), TÜBİTAK Ulusal Araştırma Altyapısı Bilgi Sistemi (TARABİS) 

İnovasyon konusunda yapılan çalışmalar 2005 yılında oluşturulan “Ulusal Bilim ve Teknolojileri Uygulama Planı” ile ivme kazanmıştır. Sonraki süreçte çalışmalar devam etmiş ve Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi (UBTYS) 2011-2016 belgesi yürürlüğe girmiştir. İnovasyon alanında gerçekleştirilen bir başka girişim planı ise Türkiye Araştırma Alanı (TARAL)’dır. Bu çalışmanın önceliği, Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştirmek ve bunların sonuçlarını, talep ve isteklerini koordineli olarak yürütmektir. Tüm bu çalışmaların kusursuz gerçekleşebilmesi için en önemli ihtiyaç nitelikli insan kaynağıdır. Buna istinaden 2010 yılında ‘’Bilim veTeknoloji İnsan Kaynağı Stratejisi ve Eylem Planı’’ oluşturulmuştur.

Projeyi kapsayan çalışmalar şu şekilde planlanmıştır:

-Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanında mevcut konumunun saptanması

-Dünyada bilim ve teknoloji alanındaki uzun dönemli gelişmelerin saptanması

-Türkiye’nin 2023 hedefleri bağlamında, bilim ve teknoloji taleplerinin belirlenmesi

-Bu hedeflere ulaşılabilmesi için gerekli stratejik teknolojilerinin saptanması

-Bu teknolojilerin geliştirilmesi ve/veya edinilmesine yönelik politikaların önerilmesi

AB 2020 ve Vizyon 2023 Stratejilerinin inovasyon hedeflerinin değerlendirilmesi

AB’nin İnovasyon Birliği’ni kurmasının sebebi birliğin sinerjisinden faydalanmaktır. Türkiye’de uluslararası düzeyde iş birliği hedeflemiştir. İnovasyon stratejisinin geliştirilmesinde donanımlı insan kaynağına ihtiyaç duyulduğundan dolayı her iki ülkede detaylı bir plan hazırlamıştır. AB devamlılığının uzun soluklu olması için inovasyon çalışmalarını zorunlu görmektedir. Özellikle hızlı iklim değişikliği, dünyadaki biyolojik çeşitliliğin korunması gibi konularda Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını desteklemektedir. Türkiye’nin önceliği ise ekonomik büyüme, istihdam, teknolojik üretim ve pazarlama alanı olmuştur. AB kamu kesimi inovasyon alanında, düzenleyici rolünün yanı sıra, uygulama misyonunu da yüklenmiştir. Türkiye ile bu konuda benzer durumdalar ve siyasi iradenin sorumluluğu üstlenerek kamu kuruluşlarını yönetmesi yoluna gitmiştir. AB ve üye ülkeler mali kısıtlamalar olmasına rağmen Ar-Ge, inovasyon, Bilgi ve Teknolojilerine(ICT) yatırım yapmaya devam etmişlerdir. Parayı korumaları ve yatırımların hızlandırılması durumu, birliğin parçalanmasıyla başa çıkmak ve paranın değer kazanmasıyla reformlara götürecektir. Türkiye de bu konuya ayırdığı kaynakları arttırmış ve TÜBİTAK, KOSGEB gibi kamu kuruluşları aracılığıyla teşvikler vermektedir.

AB bilimde gösterdiği yüksek performansın rekabet gücünü arttırması için İnovasyon Birliği’ni kurmuştur. Türkiye de bilimdeki yüksek performansıyla üreten girişken ve refah bir ülke olmayı amaçlamaktadır. Her iki ülkede girişimcilerin önündeki engellerin kaldırılmasını hedeflemektedir. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin stratejilerine baktığımız zaman eylemsel planda bazı benzerlikler olduğunu görebiliriz. Avrupa Birliğine üye olan Türkiye için bu durum olumlu gözükmektedir.

Avrupa Birliği, son zamanlarda yaşanan küresel ekonomik kriz, nüfusun yaşlanması, birlik üyesi ülkeler arasındaki uyuşmazlıklar, iklim değişikliği gibi olumsuz gelişmelerle karşı karşıya kalmıştır. Yaşanan bu yapısal bozukluklar çerçevesinde 2020 yılı için hedefler konulmuştur. İnovasyon Birliği,  Çin, Amerika, Japonya, Rusya gibi rakip ülkelere karşı siyasal ve ekonomik üstünlük kurma açışından AB için büyük önem taşımaktadır.