16 Eylül Türkiye-İran-Rusya zirvesine doğru

Türkiye, İran ve Rusya liderleri 16 Eylül’de Ankara’nın ev sahipliğinde bir araya gelecek. Beşincisi düzenlenecek olan üçlü zirvede, bugüne kadar hangi gelişmeler yaşandı? Bu zirvenin ana gündem maddeleri ne olacak? Çözüm bekleyen sorunlar neler?

16 Eylül Türkiye-İran-Rusya zirvesine doğru

Daha önceki zirvelerde neler yaşandı?

Türkiye, İran ve Rusya Astana sürecinin garantör ülkeleri olarak Suriye krizinin çözülmesi için 2017 yılından itibaren üçlü zirveler gerçekleştirmeye başladılar. Bu zirvelerin ilki 22 Kasım 2017’de Rusya’nın Soçi şehrinde gerçekleşti. Zirve sonrasında; Suriye toplumunun tüm kesimlerinin temsilcilerinin katılımıyla Suriye içinde geniş bir diyalog için desteğin ifade edildiği sonuç bildirisi kabul edildi, Suriye’nin egemenliğinin, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekildi. Zirvede; IŞİD, El Nusra ve diğer terör örgütlerinin bozguna uğratılması için işbirliğinin geliştirilmesi ile ilgili anlaşma yapıldı. Suriye’nin yeniden yapılandırılması ile ilgili kapsamlı bir program hazırlama konusunda anlaşma sağlandı. Suriye’ye yönelik insani yardım hacimlerinin ikiye katlanması ile ilgili de taraflar ortak mutabakata vardı. Gerçekleştirilen ilk üçlü zirvenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Suriye’de barış ve istikrarın sağlanması, egemenliğinin birliğinin ve bütünlüğünün korunması olan başlıca sorunun çözümü için ileride de en yoğun şekilde çaba sarf etme konusunda anlaştık” ifadelerini kullanırken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “Görüşme oldukça faydalı oldu. Fikir teatisinde bulunduk, görüşlerimizi paylaştık. Başlıca hedef, Suriye halkının tüm kesimlerinin katılımıyla Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin toplanması” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, “Suriye’de ateşkesin tesis edilmesiyle ilgili atmamız gereken adımları müzakere ettik. Çatışmazlık bölgelerinin kurulmasının, gerilimin düşürülmesinde başlıca rolü olduğunu memnuniyetle tespit ettik” açıklamalarını yaptı.

Türkiye, Rusya ve İran arasındaki üçlü zirvelerin ikincisi 4 Nisan 2018 tarihinde Türkiye’nin ev sahipliğinde Başkent Ankara’da gerçekleşti. Bu zirvenin ardından üç ülke, Suriye Anayasa Komisyonu’nun çalışmalarının başlatılması için Birleşmiş Milletler’e yardıma hazır olduklarını ifade ettiler. Suriye’deki teröristlerin bütünüyle yok edilmesi için işbirliğine devam edeceğiz vurgusu yapıldı ve Suriye’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne, birliğine, laik yapısına kararlılıkla bağlı kalındığı ifade edildi. Zirvenin ardından gerçekleştirilen ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Garantör ülkeler olarak Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamalıyız, akan kanları durdurmalıyız. Suriye’nin yeni geleceği için bu minvalde anlaşmaya vardık” açıklamalarını yaparken İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “Suriye sorununun hiçbir askeri çözümü bulunmuyor, Suriye krizini sadece ve sadece siyasi yoldan çözmeliyiz” ifadelerini kullandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, “Özellikle garantör ülkeler olan Rusya, İran ve Türkiye’nin yakın işbirliği sayesinde Suriye’deki şiddetin seviyesi önemli ölçüde azaldı” şeklinde konuştu.

Üçüncü zirve ise 7 Eylül 2018’de İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleşti. Zirvede; Suriye’nin İdlib şehrindeki gerilimi azaltma çağrısı yapılırken, Suriye’ye insani yardım konusunda koordinasyonun artırılması ile ilgili anlaşma yapıldı. Ayrıca Suriyeli sığınmacılar ve ülke içinde yerinden edilmiş kişiler konusunda uluslararası bir konferans düzenleme fikrinin değerlendirilmesi gündeme geldi. Zirveden sonra Vladimir Putin, “Kayıtsız şartsız ortak önceliğimiz, Suriye’deki terörizmin nihai olarak yok edilmesi” ifadelerini kullanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz, İdlib’deki sorunu barışçıl bir şekilde, Astana anlaşmalarının ruhuna uygun olarak çözmek” açıklamalarını yaptı. Hasan Ruhani ise, “Sadece Suriye’nin değil, bölgenin tamamında istikrar ve güvenin sağlanması için çabalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

14 Şubat 2019 tarihinde Rusya’nın ev sahipliğinde Soçi’de gerçekleşen dördüncü zirvede, Suriye Anayasa Komisyonu’nun oluşturulma süreci, İdlib ve Fırat’ın doğusundaki son durum, Amerikan birliklerinin bölgeden çekilmesi durumunda hangi koşulların meydana geleceği gibi konular ele alındı. 

16 Eylül’deki zirvede ana gündem maddeleri ne olacak?

16 Eylül’de Ankara’da gerçekleşecek olan üçlü zirvede ilk ana gündem maddesinin İdlib olması bekleniyor. İdlib’de Suriye Ordusu’nun gerçekleştirdiği son saldırılar, HTŞ gibi terör örgütlerinin İdlib’in %90’ına hâkim olduğu iddiaları, Han Şeyhun’un Esad güçleri tarafından ele geçirilmesi, muhalif grupların elindeki ağır silahları bırakmaması, Türkiye’nin gözlem noktalarının Rejim tarafından çevrelenmesi gibi konuların detaylı bir şekilde konuşulması ve çözüm için adımlar atılması bekleniyor. 

Türkiye’nin buradaki Rusya destekli Rejim saldırılarını önlemek için girişimlerde bulunması beklenirken, Rusya’nın ise Türkiye’nin endişelerini dikkate alıp almayacağı merak konusu. İdlib’te 4 milyonluk bir nüfus yoğunluğunun oluşması ve herhangi bir saldırıda buradaki insanların geleceği ilk yerin Türkiye sınırı olması Türkiye’yi oldukça endişelendiriyor. Rusya ise buradaki Uygur ve Çeçen ağırlıklı cihatçıların Rusya’ya geri dönerek güvenlik riski oluşturmasından endişe duyuyor ve tüm terör örgütlerinin varlığına son verilmesini istiyor. İdlib’in Suriye toprağı olduğunu söyleyen ve İdlib’teki yönetimin Suriye Devleti’ne geçmesi gerektiğini dile getiren Rusya, Suriye Ordusu’na askeri, siyasi, teknik, lojistik desteğini sürdürüyor. İran da İdlib’te Esad güçlerini desteklerken, Türkiye’nin de endişelerini haklı buluyor. 

Bir diğer konu Fırat’ın Doğusu olacak

Üçlü zirvede masaya yatırılacak olan konulardan birinin de Fırat’ın Doğusundaki son gelişmeler olması bekleniyor. Fırat’ın Doğusunda Türkiye ile ABD arasındaki Güvenli Bölge müzakereleri, ABD’nin YPG/PYD terör örgütüne verdiği destek, Türkiye’nin buradaki endişeleri, herhangi bir olumsuz durum karşısında alınacak tedbirler konularının konuşulması öngörülüyor.